HABERLER    ANALİZLER
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
09-05-2016 tarihinde, 14:51 saatinde eklendi
Han Tuman’dan sonra siyasi çözüm umudu kalmadı
Han Tuman’dan sonra siyasi çözüm umudu kalmadı
Hasan DEHKANİ

İranlı bölge uzmanı Hasan Dehkani, Fars News’te yayımlanan yazısında silahlı grupların ateşkes ihlalini ve Suriye’de siyasi çözümün geleceğini değerlendirdi.

YDH- Silahlı grupların Cuma günü Halep’in güneyindeki Han Tuman bölgesine saldırısı başlı başına önemli bir meseledir.

Bu saldırı ateşkes sırasında oldu; dolayısıyla bu ateşkes ihlalinden sonra ayrıntıları ileride açıklanacağı üzere siyasi diyaloga ve anlaşmaya dair bir gelecek öngörülemiyor ve adeta Suriye’deki savaşın, taraflardan birinin nihai üstünlüğüyle sonuçlanacak askeri yollarla çözümlenmesi gerekiyor.

Suriye’de ateşkes ihlali macerası ile ilgili olarak üç ihtimal söz konusu:

1- Teröristler, doğrudan Amerika’nın, Türkiye’nin ve Suudi Arabistan’ın emriyle Han Tuman’a saldırdılar ve ateşkesi ihlal ettiler.

2- Amerika ve müttefiklerinin silahlı gruplar üzerinde kontrolü bulunmuyor.

3- Amerika, ikili oynuyor.

Bu üç ihtimalde de ateşkes ve siyasi çözüm başarısızlığa mahkumdur.

Ancak mesele bundan daha karmaşık görünüyor. Amerika ateşkesi ve siyasi çözümü vurguluyor olsa da ciddi bir çelişki içerisinde bulunuyor.

Washington, Nusra ve IŞİD dışındaki grupların terörist listesine alınmasına yanaşmıyor. Ancak Han Tuman olayında küçüklü büyüklü onlarca sözde ılımlı grupların terörist sayılan Nusra Cephesi ile ittifakına tanık olduk.

Feylak eş-Şam, Nureddin Zengi, Şamlılar Cephesi, Aksa Ordusu ve Türkistan İslam Partisi gibi grupların Nusra Cephesi ile ittifakı, Amerika’ya vurulmuş güçlü bir darbe sayılıyor; çünkü Amerika bu gruplar üzerinde hiçbir kontrolünün bulunmadığını anlıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner daha önce şöyle demişti: “Biz bazı bölgelerde durumun karmaşık ve istikrarsız olduğunu biliyoruz. Bazı gruplar ittifaklar yaptılar ve bizim onların üyelerini belirlememiz ve nerede durduklarını bilmemiz gerekiyor.”

Amerikan dışişleri Bakanlığının bu üst düzey yetkilisinin açıklamasından bu ülkenin silahlı grupları kontrol etmekten aciz olduğu anlaşılıyor.

Bu durumda artık Amerika’nın Rusya’dan ve Suriye hükümetinden ateşkes istememesi gerekiyor. Çünkü sözde ılımlı grupların ateşkese riayet edeceğini kendisi de garanti edemiyor.

Dolayısıyla eğer Amerika ve müttefikleri, Suriye hükümetiyle savaşanlar üzerinde bir kontrolü yoksa, Suriye savaşının barışçı yollarla çözümünü unutması gerek.

Ancak Amerika ve müttefiklerinin teröristler üzerinde hakimiyetlerinin olmadığı varsayımı kabul edilemez. Aksine, bu iş için bir iradeye sahip olmadıkları gözüküyor.

Örneğin Ahrar Şam, Nusra’nın müttefiki olan Fetih Ordusu ittifakının en asli üyesidir. Han Tuman’a saldırıyı düzenleyen de bu ittifaktır.

Bununla birlikte Amerika ve Suudi Arabistan, Rusya’ya ve Suriye hükümetinin Ahrar Şam’ın terör örgütü ilan edilmesi yönündeki ısrarına karşı direniyor ve bu grubu el-Kaide çatısı altında terörist bir örgüt olarak nitelemeye yanaşmıyor.

Tavır son derece açık. Amerika ve Suudi Arabistan, Ahrar Şam’ı ateşkes kapsamı içinde tutmakta ısrar ediyor; ama bu grup ateşkes ilanından 24 saat bile geçmeden anlaşmayı hiçe sayarak Han Tuman’a saldırıyor.

Burada söylenmesi gereken şey şu: Amerikalılar ya çatışmaların durdurulması yönünde bir iradeye sahip değil, ya da Ahrar Şam gibi grupların kontrol altında tutulması için Türkiye ve Suudi Arabistan’a baskı yapabilecek gücü kaybetmiş bulunuyor.

Bu noktada şu önemli noktayla karşılaşıyoruz: 3 bin ton Amerikan silahı sözde ılımlı gruplara ulaştırıldı.

İngiliz savunma dergisi Janes’in haberine göre Amerika, Suriye’deki muhalif gruplara iki parti silah gönderdi ve bu da Amerika ile Rusya’nın anlaşmasıyla yapılan ateşkesi ortadan kaldırmaya yetti.

Birinci parti, 5 Aralık 2015’te Geysir adlı gemiye Romanya’nın Constanta limanında yükleme yapıldı. Gemi önce Türkiye’nin Agalar limanına gitti ve Ürdün’ün Akabe limanına hareket etmeden önce de yükünün yarısını burada boşalttı.

Janes’in haberine göre bu gemi yaklaşık 1000 ton silah barındıran 80 konteyner taşıyordu. Bu silahlar arasında gelişmiş tanksavar füzeleri bulunuyordu.

İkinci parti ise birincinin iki takıydı. Bunda 2000 ton silah barındıran 117 konteyner bulunuyordu. Bu silah sevkiyatına dair haber de Moon of Alabama sitesinde yayımlandı.

Bu silahlar gönderilirken, Özgür Suriye Ordusu ya da sözde ılımlı grupların daha önce de başka ülkelerin kendilerine verdiği silahları defalarca selefi gruplara teslim ettiği biliniyordu.

Dolayısıyla bu durum, Amerikan devlet adamlarının yaptıkları açıklamaların aksine Suriye’deki mevcut durumun devam etmesinden yana olduklarını gösteriyor.  

Bir taraftan ateşkes ve siyasi diyalogdan dem vuruyorlar, ancak terörist grupların kontrol altın alınması için Türkiye ve Suudi Arabistan’a baskı yapacak hiçbir adım atmıyorlar.

Bu durum Suriye’deki siyasi çözüm sürecinin siyasi jest ve söylemden başka bir değer taşımadığını gösteriyor.

Farsnews'ten çeviren: YDH

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
Mustafa Hicri, Öcalan ve Barzani rolüne oynuyor 28-06-2017 tarihinde eklendi
Filistin ulusal hareketindeki iki başlılık ve eksen kayması 04-05-2017 tarihinde eklendi
Neden, niçin, nasıl Halep? 11-12-2016 tarihinde eklendi
Trump ve Suriye 10-11-2016 tarihinde eklendi
Halep ve sonrası 31-07-2016 tarihinde eklendi
İran TV’sinden Tahran toplantısı yorumu 10-06-2016 tarihinde eklendi
İsrail’in Araplarla ticareti Türkiye üzerinden 02-06-2016 tarihinde eklendi
‘Ilımlı muhaliflerden’ Zara köyünde Alevi katliamı 12-05-2016 tarihinde eklendi
Han Tuman’dan sonra siyasi çözüm umudu kalmadı 09-05-2016 tarihinde eklendi
Suriye'deki ateşkese dış müdahaleler ve Kilis toplantısı 21-04-2016 tarihinde eklendi
Güncel
21:27 (20.10.2017)
Irak ordusu Zummar ve Ayn Zale nahiyeleri ile Neyneva'nın kuzeybatısındaki 44 petrol kuyusunu kontrol altına aldı.
21:22 (20.10.2017)
Afganistan'da 2 camiye düzenlenen bombalı saldırıda 70'ten fazla kişi öldü.
20:14 (20.10.2017)
El Meyadin: Rus ve Türk heyetleri Minniğ askeri havaalanında Kürt liderlerle bir araya geldi.
15:30 (09.10.2017)
Sputnik: Almanya, İngiltere ve Fransa, ABD'den İran'la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmemesini istedi.
16:43 (06.10.2017)
El Meyadin: Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, önümüzdeki salı günü Mosova'yı ziyaret ediyor.
14:34 (05.10.2017)
Haşd Şabi, Irak uçaklarının desteğiyle Havice'nin güneyindeki Riyad nahiyesini IŞİD'den kurtardı.
14:30 (05.10.2017)
SANA: Suriye ordusu, Deyr ez-Zor'a bağlı el-Meyadin kentine 5 kilometre mesafede.
16:34 (03.10.2017)
Haşd Şabi ve güvenlik güçleri, Havice'nin güneyindeki Mekhul ve Hamrin dağlarının zirvesinde geniş bir alanı kurtardı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Kürdistan referandumu, hangi mağduriyet, hangi meşruiyet?
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım