Financial Times’ın aktardığına göre ABD, İran’a karşı yürüttüğü savaşın ardından azalan mühimmat stoklarını yenilemeye öncelik verdiği için Japonya’ya yapılacak Tomahawk füze teslimatlarında ciddi gecikmeler yaşanacağını bildirdi.
YDH - Financial Times’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD, İran’a karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Japonya’ya yapılacak Tomahawk seyir füzesi teslimatlarında ciddi gecikmeler yaşanacağı konusunda Tokyo yönetimini uyardı.
Haberde, Japonya’ya toplam 400 Tomahawk füzesinin teslim edilmesinin planlandığı belirtildi. Tokyo yönetimi, iki ayrı parti halinde gönderilecek 200’er füzenin tamamını Nisan 2028’e kadar teslim almayı hedefliyordu.
Ancak Pentagon’un, İran’a yönelik askeri harekat sırasında azalan Amerikan mühimmat stoklarını yeniden doldurmaya öncelik verdiği kaydedildi.
Washington’un Japon tarafına teslimatlarda iki yıla kadar gecikme yaşanabileceğini bildirdiği aktarıldı.
Financial Times’a konuşan kaynaklar, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in gecikme kararını mayıs ayının başında Japon mevkidaşı Shinjiro Koizumi ile yaptığı telefon görüşmesinde ilettiğini söyledi.
Tomahawk füzelerinin teslimatındaki gecikmenin Japonya açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Tokyo yönetimi, Çin’i caydırma stratejisinin parçası olarak söz konusu füzeleri ilk kez 2024 yılında sipariş etmişti.
Menzili yaklaşık 1600 kilometre olan Tomahawk füzeleri, Japonya’ya Çin’in kıyı bölgelerine karşı “karşı saldırı” kapasitesi sağlıyor.
Anlaşmanın toplam değerinin 2,35 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Japonya ayrıca Hint-Pasifik bölgesinde ABD’nin en önemli müttefiki olarak görülüyor.
Pentagon Ortadoğu’ya öncelik verdi
American Enterprise Institute bünyesinde çalışan Asya güvenliği uzmanı Zak Cooper, Pentagon’un önceliklerinin değiştiğini söyledi.
Cooper, “Yönetimdeki üst düzey yetkililer Asya’ya öncelik vereceklerini defalarca söylemiş olsa da Pentagon artık önceliği Ortadoğu’ya veriyor” ifadelerini kullandı.
Aynı değerlendirmede mühimmat üretim sürelerinin uzunluğuna dikkat çeken Cooper, “Mühimmat üretimindeki uzun teslim süreleri dikkate alındığında, Asyalı müttefikler ve ortaklar İran savaşının sonuçlarını çatışma sona erdikten çok sonra da hissetmeye devam edecek” dedi.
Institute for Indo-Pacific Security bünyesinde savunma alanında çalışan Yuki Tatsumi ise gecikmelerin Japonya’nın bu yıl güncellemeyi planladığı ulusal güvenlik ve savunma stratejileri açısından “önemli zorluklar” yaratacağını belirtti.
Tatsumi, “Mevcut planlama, Japonya’nın bu teslimatı zamanında alacağı varsayımına dayanıyor. Devam eden strateji gözden geçirme süreci de Tomahawk alımlarının daha da artırılmasını değerlendiriyor” dedi.
Uzman, “Bu, Japonya’nın caydırıcılık kapasitesini güçlendirme çabalarının ayrılmaz parçası” ifadesini de kullandı.
The Canon Institute for Global Studies bünyesinde çalışan Asya savunma uzmanı Kenji Minemura da Tomahawk füzelerinin Japonya açısından kritik önemde olduğunu söyledi.
Minemura, Tokyo’nun Japonya’daki hedefleri vurabilecek 2 binden fazla uzun menzilli Çin füzesine karşı neredeyse hiçbir eşdeğer kapasiteye sahip olmadığını belirtti.
Uzman, “ABD’den yapılacak Tomahawk teslimatındaki gecikme, ABD ile Japonya’nın Çin’e karşı ortak caydırıcılık kapasitesini neredeyse kaçınılmaz biçimde daha da zayıflatacak” değerlendirmesinde bulundu.
Nikkei gazetesi ocak ayının sonunda, Japon Sayıştayı verilerine dayanarak ABD’nin Japonya’ya yönelik silah teslimatlarında ciddi gecikmeler yaşadığını aktarmıştı.
Haberde, Washington’un Foreign Military Sales (FMS) programı kapsamında yapılan toplam değeri yaklaşık 7,2 milyar dolar olan 118 sözleşmede teslimatları beş yıldan fazla geciktirdiği belirtilmişti.
FMS programı aracılığıyla ABD, müttefik ülkelere askeri teçhizat ve silah satışı gerçekleştiriyor.
Japonya hükümeti aralık ayının sonunda 2026 yılı için rekor düzeyde savunma bütçesi taslağını onaylamıştı.
9 trilyon yenin üzerindeki bütçenin, 2025 seviyesine göre yüzde 9,4 artış anlamına geldiği kaydedilmişti.
Kyodo News, savunma harcamalarındaki artışı Çin ve Kuzey Kore’den kaynaklanan tehditlerle birlikte ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin müttefiklerden güvenlik harcamalarını artırma yönündeki talepleriyle ilişkilendirmişti.