ABD'de enflasyon altı yıldır hedefin üzerinde

img
ABD'de enflasyon altı yıldır hedefin üzerinde YDH

Bloomberg Surveillance programına konuk olan uzmanlar, küresel piyasaların odağındaki faiz, enflasyon ve enerji arzı konularını değerlendirdi.




YDH - Küresel finans, ekonomi ve yatırım dünyasının önde gelen isimleri, Bloomberg Surveillance programında bir araya gelerek ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası patikasını, küresel enerji piyasalarındaki kritik gelişmeleri ve tahvil piyasasındaki güncel dengeleri değerlendirdi.

Programda, enflasyonist baskıların devam ettiği bir ortamda Fed’in manevra alanı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimlerin enerji fiyatlarına etkisi en çok öne çıkan başlıklar oldu.

Nomura Gelişmiş Piyasalar Başekonomisti David Seif, Fed içindeki güç dengelerini değerlendirirken İngiltere Merkez Bankası (BoE) ile bir karşılaştırma yaptı.

BoE’de her üyenin eşit oy hakkına sahip olduğunu ve başkanın tek başına dikte etme gücünün bulunmadığını belirten Seif, Fed’de ise son 50 yıldır "fiili bir başkan diktatörlüğü" yapısının hüküm sürdüğünü ifade etti.

Seif, yeni dönemde Kevin Warsh’un Fed içindeki en güvercin üyelerden biri olarak azınlıkta kalabileceğine dikkat çekti.

Enflasyon verilerine de değinen Seif, ABD’de manşet tüketici enflasyonunun (TÜFE) yüzde 4,2 seviyesinde olmasının Fed açısından olumlu bir tablo sunmadığını vurguladı.

Seif, Nomura olarak çekirdek enflasyonda yüzde 0,2’lik, hatta yüzde 0,1’e yakın yumuşak bir veri bekleseler de genel eğilimin yukarı yönlü olduğunu belirtti.

Fed’in favori enflasyon göstergesi olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksinin yıllık bazda yüzde 3,3 seviyesinde olduğunu hatırlatan Seif, Mayıs ayı verisi açıklandığında bu oranın yüzde 3,4’e yükselmesini beklediklerini söyledi.

Seif, "Merkez bankalarının klasik görevi enflasyon hedef üstündeyken, büyüme trend seviyesinde ya da üzerindeyken ve işsizlik düşükken faiz artırmaktır. Fed’in bunu yapacağını öngörmüyoruz ancak yapması gereken budur" dedi.

Enflasyonun "geçici" olduğu yönündeki iddialara katılmadığını belirten Seif, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın çekirdek enflasyona etkisinin yüzde 0,1 ile sınırlı kaldığını, asıl sorunun yapay zeka yatırımları nedeniyle çip sektörü ve ilgili alanlarda yaşanan talep fazlalığı olduğunu ifade etti.

Seif, eski hocası Martin Feldstein yaşasaydı bugün kesinlikle faiz artırımı çağrısı yapacağını da sözlerine ekledi.

Körfez’de hasar büyük, petrol fiyatlarında tamponlar devrede

Energy Aspects Kurucusu ve Direktörü Amrita Sen, Brent petrol fiyatlarının neden beklenen sıçramayı yapmadığına açıklık getirdi.

Piyasada 12 milyon varili aşan üretim kaybına rağmen fiyatların baskılanmasını zayıf talebe bağlayanların yanıldığını belirten Sen, "Elimizde hâlâ erittiğimiz 400 milyon varillik ticari stok tamponu ve buna ek olarak 400 milyon varillik stratejik petrol rezervi (SPR) var. Bu fazlalık eritildikten sonra fiyatlar elbette yükselecektir" dedi.

Kritik stok seviyelerine Temmuz sonu ile Ağustos sonu arasındaki dönemde ulaşılabileceğini öngördü.

Bölgedeki çatışmaların son bulması halinde üretimin normale dönmesinin zaman alacağını vurgulayan Sen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Orta Doğu’daydım ve herkes altyapıdaki hasarın dışarıya yansıtılandan çok daha büyük olduğunu söylüyor. Tankerler yanlış yerlerde, yarısı ABD’de ve yeniden konumlandırılmaları gerekiyor. Ateşkese rağmen gemilerin vurulma riski ve mayın tehlikesi sürüyor. Üretim bir elektrik düğmesi gibi hemen açılamaz, eski seviyelere dönülmesi haftalar değil 3 ila 5 ay, hatta daha uzun sürebilir."

Sen ayrıca, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattının kapasitesini 7 milyon varile çıkarmak için çalışmalar yürüttüğünü, Kuveyt ve Irak’ın da yeni boru hatları planladığını belirterek, önümüzdeki 2-3 yıl içinde bölgedeki lojistik haritanın tamamen değişeceğini kaydetti.

ABD'nin askeri olarak İran’ın can damarı konumundaki Hark Adası’nı doğrudan hedef almaktan kaçındığını söyleyen Sen, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) asimetrik güç kullanma potansiyelinin ve bölgedeki altyapıyı "yakıp yıkma" tehdidinin ABD'yi geri adım atmaya zorladığını belirtti.

Hisse senedi piyasalarında aşırı yoğunlaşma riski

Charles Schwab Baş Yatırım Stratejisti Liz Ann Sonders, 2026 yılı yarıyıl değerlendirmesinde makroekonomik görünümün makul olduğunu ancak Fed'in mevcut şartlar altında gevşeme politikasını düşünmesini gerektirecek bir tablo olmadığını söyledi.

Piyasalardaki yükselişin kazanç odaklı olduğunu fakat bunun da ciddi bir yoğunlaşma riski barındırdığını ifade eden Sonders, yapay zeka ve altyapı hikayesinin malzeme ve endüstriyel sektörlere yayıldığını ancak ilk çeyrek karlarının arkasında çok az sayıda şirketin bulunduğunu belirtti.

Sonders, S&P 500 endeksindeki hisselerin yalnızca yüzde 3'ünün 52 haftanın en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekerek, endeks üyelerinin sadece yüzde 20’sinin genel endeks performansının üzerinde bir getiri sağladığını paylaştı.

Nvidia örneğini veren Sonders, bu şirketin S&P 500 getirilerine en büyük katkıyı sağlayan beşinci aktör olmasına rağmen, fiyat performansı açısından endeks içinde ilk 100’de dahi yer almadığını, bireysel yatırımcıların portföy büyüklüğü çarpanı etkisi ile gerçek fiyat performansını karıştırmaması gerektiğini vurguladı.

Sonders ayrıca, deneyimli yatırımcıların en çok merak ettiği konunun ABD'nin borç ve bütçe açığı olduğunu sözlerine ekledi.

Parametric Bireysel Yönetilen Hesaplar (SMA) Sabit Getirili Menkul Kıymetler Portföy Yöneticisi Nisha Patel ise belediye tahvilleri (munis) piyasasındaki hareketliliği değerlendirdi.

Savaşın başlamasıyla birlikte ABD Hazine tahvili getirilerinin yükseldiğini ve fiyatların düştüğünü belirten Patel, bu durumun belediye tahvillerini de etkilediğini ancak bu yıl yüksek gelir grubundaki yatırımcıların nakitten çıkıp yüksek vergi avantajı sunan bu tahvillere yönelmesiyle 1992'den bu yana en yüksek ikinci sermaye girişinin yaşandığını açıreçti.

Belediye tahvili ihraçlarında 2024 ve 2025'teki rekor seviyelerin ardından 2026'da da benzer ya da daha yüksek bir arz beklendiğini kaydeden Patel, bu arzın arkasında yapay zeka yatırımlarının da olduğunu söyledi.

Patel, "Yapay zeka veri merkezleri ve depolama üniteleri inşa edilirken bunları destekleyecek kamu hizmeti ve elektrik altyapısına ihtiyaç duyuluyor. Belediyeler de bu yatırımları finanse etmek için borçlanıyor" dedi.

Kredi kalitesinin genel olarak çok güçlü seyrettiğini ve belediyelerin yüksek vergi tahsilatları sayesinde güçlü rezervlere sahip olduğunu belirten Patel, önümüzdeki yaz aylarında da talebin güçlü kalmasını beklediklerini ifade etti.



Makaleler

Güncel