PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
SAAF-Yaz başladığından beri konserlerin ardı arkası kesilmiyor. Mevsimden kaynaklanan sıcaklar dolayısıyla

SAAF-Yaz başladığından beri konserlerin ardı arkası kesilmiyor. Mevsimden kaynaklanan sıcaklar dolayısıyla daha çok açık hava konserleri tercih ediliyor. Bunların yanı sıra birkaç yıldan beri ülkemizde bir takım festivaller de düzenlenmeye başladı. Aklımıza gelen ilk örnek bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Rock’n Coke festivali. Malum reklâmlarda o kadar çok gösterdiler ki gözümüzden kaçması mümkün değil artık. Peki, bu Rock’n Coke festivalinin medya tarafından bu kadar çok desteklenip, gençleri sürekli oraya gitmeye teşvik etmelerinin tek sebebi eğlenmek mi? Tabii ki hayır.
Dışardan bakınca her şey çok çekici görünüyor gençlere haliyle. Bir sürü şarkıcı, müzik grubu, çeşitli aktiviteler, bir takım promosyonlar var. Sürekli vurguladıkları, gençleri gözünden vurdukları nokta, bu festivalin çok eğlendirici ve sosyalleştirici yönleri olması… Ama maalesef organizasyon bu kadar basit değil!
Ticari ve çıkarcı yanı bir yana, asıl amaç gençleri dünyanın en kapitalist markası (coca cola)’nın adı altında bir yere toplayıp uyutmak. Asıl ilgilenmeleri gereken meselelerden koparmak, dikkatlerini başka bir yöne çekmek. Müzikmiş, eğlenceymiş, diyerek olayları sorgulamalarını engellemek; kısacası sorumluluk dünyasından koparıp, bencilce yaşamaya eğlenceye odaklanmalarını sağlamak.
Bütün bunlar tabii işin sadece özeti. Ayrıntılara baktığımızda daha birçok zararını yakalamak mümkün! Şimdi gelelim ‘karşı festival’ sloganıyla ortaya çıkan ‘BARIŞA ROCK’ festivaline.
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festival gerçekten de gençlere bir alternatif sunuyor. Ama benim festivalde gençlerde kısa sürede gözlemleyerek anladığım şey bu alternatifin asıl amacını anlayamamış olmaları.
Barışa rock festivalinde kurulmuş olan platformlar, sergiler gerçekten güzeldi. Gençlere vermek istedikleri mesajı da gayet çekici bir şekilde veriyorlardı. Festivale pek çok dernek ve sivil toplum kuruluşu katıldı. Fakat bu organizasyonun alt yapısı ve amaçlarıyla çelişen pek çok katılımcı gençle karşılaştık.
Belki de rock’n coke paralı, burası bedava diye buraya yönelmiş olan bilinçsiz bir takım insanlardı onlar. Ama bu düzenlenmiş olan festivalin emperyalizm ve kapitalizm karşıtlığı üzerine kurulduğunu düşünürsek ben ortama baktığımda yapay ve yüzeysel bir barış gösterisi olduğunu gördüm. Söylenenler, yayınlananlar gösterildiği kadar içten değildi.
Tabi bu düzenleyenlerden değil katılanlardan kaynaklanan bir sorun. Gayet umursamaz, pervasız kişilerle karşılaştım. Orda barış için söylenen birkaç şarkıya katılmayı “barış için bir şey yapmış olmak” saymaları açıkçası bana çok komik geldi. Çünkü gerçekten orada yapılmaya çalışılan işlerle, insanların tepkisi çok da uyumlu değildi.
Genel olarak katılımcıları oldukça zayıf buldum. Oldukça da klasik buldum tavırlarını. Yeni bir şey yok, yani başka rock konserlerinde görülen ortamlardan hiçbir fark yoktu. Her şeye rağmen organizasyonun temeline bakarsak, organizasyon gençleri uyandırma konusunda bir şeyler vaad ediyor gibi... En azından başka bir tarafın yozlaştırıcı etkilerinden uzak tuttuğu bir gerçek!
Gülsüm KAVUNCU