1982’de Sabra ve Şatilla’da işlenen cinayet, 2022’de Buça’da tekrar edildi

07 Nisan 2022

Bu cinayet, ancak bu toplumla bağı ve hatıraları olmayan üçüncü bir tarafın işi olabilir.

YDH- Aftershock’ta yayımlanan Anton Mihaylov imzalı yazıda şu ifadelere yer verildi.

Hiç kuşkusuz, Buça kentinde katledilmiş olan Ukraynalı sivillere ait yürek burkan görüntüler, büyük bir suçun işlendiğini gösteriyor. Bu suçun faillerinin tespit edilip yargılanması ve cezalandırılması gerekiyor.

Savaş meydanında yaşanan olaylar gösteriyor ki çatışan taraflar, sivillerin bu krizden en az etkilenmesi için ellerinden gelen tüm çabayı gösteriyor. Şimdiye kadar Rusya ile Ukrayna arasında yapılan tüm müzakerelerde insan hakları kurallarına uygun olarak sivillerin güvenli bölgelere nakledilmesine öncelik verildi. Bu az çok yapıldı ve ortaya çıkan eksiklikler konusunda da taraflar birbirlerini suçluyor.

Fakat Buça’daki sivillere uygulanan katliamla yaşanan acı olayda senaryonun anlaşmaların ötesin geçtiği hissediliyor.

Zelensky, Rusya’yı kışkırtma hatalarının sorumluluğunu üstlenmek yerine çatışmaların başından itibaren oyunculuk tecrübesine dayanarak mazlum ve mağdur jestleriyle Batılı ülkelerden askeri yardımlar talep etti.

En gelişmiş askeri ekipmanlarını Kiev’e veren İngiltere’nin dışındaki Batılı ülkeler ellerindeki eski ve tarihi geçmiş askeri malzemeleri ona gönderdi.

Ancak Zelensky İsrail parlamentosuna mesaj gönderdiğinde onlara yardım göndermeleri için yalvarmadı; onlara bir Yahudi olarak İsrail'den "özel destek" beklediğini ve kendisine yardım etmeleri gerektiğini söyledi.

Batı tarafından şimdiye kadar gönderilen ekipmanların (Zelensky'nin kendi ifadesiyle metal kasklar) hezimete uğramış Ukrayna ordusu üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı açık.

Ancak Zelensky'nin patronlarının psikolojik savaş operasyonu ona çok yardımcı oldu ve Rusya’nın Ukrayna’daki politikası üzerinde tozlu bir atmosfer yarattı.

1982'de Beyrut’un banliyölerinden Sabra ve Şatila mülteci kamplarındaki katliamı planlayan ve saldırıyı yöneten baş komutanlardan Ariel Şaron, İsrail özel kuvvetlerine ve yaygın olarak falanjist militanlar diye adlandırılan Lübnanlı Ketaib partisin militanlarına, Filistinlilere yönelik böyle bir katliamı gerçekleştirmeleri talimatını vermişti.

Bu öyle bir katliam olmalıydı ki Filistin'in herhangi bir yerindeki herhangi Filistinli, Sabra ve Şatilla’nın adını duyar duymaz yalın ayakla yüzlerce kilometre kaçmak zorunda kalmalıydı.

İsrailliler, o dönemde vahşi eylemlerinin meyvelerini topladılar; çünkü yüz binlerce Filistinli topraklarından kaçtı.

Bölgedeki kuyulara çok sayıda ceset atıldığı için bölgede kalan insanların kuyulardaki suyu birkaç ay boyunca kullanamadığı söyleniyor! Hatta o zamanlar: "Bir bardak kan ve bir bardak su" sözü meşhur olmuştu.

Bugün de Buça'daki yürek burkan sahneleri gören herkes, hızlı bir zihinsel yargılamayla önce bu "suç" için Rusya’yı ve Putin'i suçluyor. Bu, Zelensky’nin başka ülkelerin parlamentolarına gönderdiği hokkabazca mesajlar için ihtiyaç duyduğu bir atmosferdir.

Buna karşın Putin'in böylesine iğrenç bir suçu emretmek ve tüm dünyanın kendisini kınamasını sağlamak için hiçbir nedeninin olmadığı bir açıktır.

Amerikan Başkanı Joe Biden’ın ve İngiliz Başbakanı Boris Johnson'ın iddialarının aksine, Başkan Putin Ukraynalılara karşı hoşgörülü olmaya çalışıyor ve onlardan her zaman kendi yurttaşı olarak bahsediyor.

Şimdi böyle bir durumda, Rus askerleri sonsuza kadar birlikte yaşayacakları, hatta yakın bir gelecekte birbirlerinin sağlığı için kadeh kaldıracakları Ukraynalı komşularına neden böyle insanlık dışı bir eylemde bulunsun?

Öte yandan, aşırılık yanlısı Ukraynalı Nazilerin bile Rusya'ya baskı uygulamak için kendi yurttaşlarını böylesine vahşice katlettiklerini varsaymak dahi mantıksız olur.

Bu cinayet, ancak bu toplumla bağı ve hatıraları olmayan üçüncü bir tarafın işi olabilir.

Bunlar ancak bu tür senaryoların tadını almış ve özel operasyon eğitimi görmüş kan içici güçlerin yaratabileceği sahnelerdir.

Devlet terörizmine dayalı bu cinayet, Zelensky'yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarıp intihara zorlayabilir; ardından da Batı, Putin'in Kiev'deki iktidar değişikliği arzusunu gerçekleştiğini ve Ukrayna’daki cinayetin mimarının Kremlin olduğunu propaganda eder.

Çeviri: YDH