Hersh: İran'a Saldırı, Tahran Yönetimini Kahraman Yapar Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
04 Aralık 2006 · 01:00

Hersh: İran'a Saldırı, Tahran Yönetimini Kahraman Yapar

NTV - The New Yorker dergisinin Pulitzer ödüllü muhabiri Seymour Hersh, "İran’a saldırı düzenlenmesi, Tahran yönetimini dünyadaki en önde gelen Müslüman hükümeti durumuna getirir, onları kahraman yapar ve İslam dünyasındaki pozisyonlarını güçlendirir." dedi.

NTV -The New Yorker dergisinin Pulitzer ödüllü muhabiri Seymour Hersh, "İran’a saldırı düzenlenmesi, Tahran yönetimini dünyadaki en önde gelen Müslüman hükümeti durumuna getirir, onları kahraman yapar ve İslam dünyasındaki pozisyonlarını güçlendirir." dedi.

 

Mevcut verilere baktığımızda, İran’la bir savaşa doğru ilerlendiğini söyleyebilir miyiz?

 

Aslına bakarsınız bilmiyorum. Başkanla oturup bunu konuşmuyoruz. Ama şunu söyleyebilirim ki, son hafta olup bitene baktığımızda bu ihtimal daha gerçekçi bir temele oturdu. Başkan artık açıklamalarında daha doğrudan ifadelere başvuruyor. İran hükümeti de eylemleriyle karşılık veriyor.

 

Bakalım şimdi ne olacak.

 

Sizce İranlılar vurulmak mi istiyor?

 

Şuna emin olun ki, eğer İran’ı vurursak, bu Washington’daki insanların gerçekleşeceğini sandığı etkiyi yaratmaz. Washington’da, İran’ın bombalanmasının Tahran hükümetinin devrilmesine, mollaların gitmesine ve rejim değişikliğine yol açacağını sanan insanlar var.

 

Fakat bence İran’a saldırı düzenlenmesi, Tahran yönetimini dünyadaki en önde gelen Müslüman hükümeti durumuna getirir, onları kahraman yapar ve İslam dünyasındaki pozisyonlarını güçlendirir. Dolayısıyla bu düşüncesizce bir davranış olur.

 

İranlılar bu nedenle mi radikal bir tutum benimsiyor?

 

Bir şey söyleyebilirim. Amerikalılar, İran’ın bir noktada artık geri adım atacağını sanıyor. Başkan televizyona çıkıp, “İranlılar’a karşı, nükleer silah dahil hiçbir silahı kullanmaktan çekinmeyeceğiz” diyecek. Standartlarını ve kırmızı çizgilerini belirleyecek, sonra da “İranlılar bu kırmızı çizgiyi geçti” diyecek.

 

İstiyorlar ki İranlılar yere yatsın, tesislerini açsın, ve Beyaz Saray İranlılar’ın üzerinde yürüsün. Ama ABD’nin ortada teklifi falan yok. Eğer İran’a bir teklif sunulmazsa, Washington karşı tarafın ne yapacağına dair ne düşünür anlamıyorum açıkçası.

 

Washington neden taktik nükleer silah kullanılabileceğini ihtimal dahilinde tutuyor?

 

Aslında The New Yorker’daki makalemde bunun tam tersini yazmak istemiştim. Ben söylemek istediklerimi dikkatlice söylemek istemiştim ama yanlış anlaşıldı.

 

Başkan, ordudan, İran’daki nükleer tesislerden birisini, örneğin yerin 25 metre altındaki Natanz’ın yok edilmesinin planlamasını istediğinde, ordu dürüst bir şekilde bunu yapmanın en emin yolunun, taktik nükleer silah kullanmak olduğu yanıtını verdi ve bunu kağıda döktü.

 

Ordu, daha sonra bunu tekrar düşündü. Ordu, bu hükümetin sivil liderliğine pek fazla sevgi beslemiyor. Askerler, sonra bunu unutsak iyi olur dediler. Beyaz Saray’a gittiler ve bunu anlattılar, “bunu unutun” dediler. Ama Beyaz Saray “Hayır” dedi.

 

İşte şimdi durum bu. Ordudan bazı yetkililer, nükleer seçeneğin plandan atılmaması halinde istifa tehdidinde bulundular. Dolayısıyla bence nükleer savaş bir seçenek değil.

 

Ama bu bir şekilde kağıda dökülmüş oldu ve Beyaz Saray bunu geri çekmek istemedi, ki bu da bence çok tuhaf.

 

Bush yönetiminin temel amacı, İran rejimini değiştirmek mi?

 

Bu görüş, hükümet içinde ve dışında saygı duyduğum birçok insan tarafından paylaşılıyor. Sadece Amerikan ordusunun içerisinden değil, Avrupalı müttefiklerimiz arasında da birçok kişi Bush’un mutlaka İran’daki mollaların gitmesini istediğini düşünüyor.

 

Bush kendisine göre Irak’a nasıl demokrasi getirdiğini düşünüyorsa, İran için de bunu yapmak istiyor.

 

O halde İran nükleer silah yapma kapasitesine ulaşsın veya ulaşmasın, bu yönetim İran’daki rejimin değişmesini istiyor. Öyle mi?

 

Aslında İranlılar geri adım atmayarak işleri kolaylaştırıyor. Bence mesele ve esas cevaplanması gereken soru şu: Başkan Bush neden İranlılarla ikili görüşmeler yapmıyor?

 

İranlılar görüşmek istiyorlar, ‘neden görüşmüyoruz’ diyorlar. Ayrıca Kongre, medya ve halktan, Başkan’ı masaya oturtmak için neden daha fazla baskı yok?

 

ABD hükümeti, İran’da rejim değişikliği için oradaki Kürtler’le ve başka azınlık gruplarıyla ilişki içinde mi?

 

Şüphesiz... Azeriler’le, Kürtler’le ve başka gruplarla bu yonde çok yogun temas kuruldu. Onlarla çalışıyor, onlara para veriyoruz, Muhalefeti tırmandırmaları için...

 

Siz, şu anda İran’da görev yapan ABD özel kuvvet mensupları ve CIA görevlileri olduğu kanısında mısınız?

 

Ben ordudan insanlar olduğunu yazmıştım. Özel kuvvetler değil, düzenli kuvvetlerimiz var. Gerçi bir yıl önce yazmıştım, o zaman da özel kuvvetler vardı. Özel kuvvetler ülkeye girip çıkıyor. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, İran’da özel kuvvetler olması gerektiğini düşünüyor.

 

Ama temel olarak düzenli kuvvetler var. Ve bu adamların görevi de şu: Şimdi bombalama planları yapılıyor ve eğer bir savaş olursa, bombalar atılmadan önce hedef binalara girip buralara lazer işaretleri koyarak, doğru binaların bombalanmasını bu düzenli kuvvetler sağlayacak.

 

İran’da bir savaş Türkiye’yi nasıl etkiler?

 

Dünyanın geri kalan bölümü gibi istikrarsızlığa sürükler. Eğer bir iç savaş yaşanır da iç sorunlar ortaya çıkarsa, aman Tanrım, Kürt sorunu alevlenir.

 

Başka pek çok açıdan da düşünebilirsiniz. Bence ABD, Turkiye’den Türk ordusundan, halkın çoğunun desteklemeyeceği şeyler yapmasını isteyecek. Bence Ortadoğu’da, sizin bölgenizdeki bütün ülkeler açısından sorulması gereken büyük soru şu olacak: Siz hangi tarafta olacaksınız?

 

Tabii Amerikasız bir Irak da gözönünde tutulmalı. çünkü Amerika kısa süre içerisinde Irak’tan çekilmiş olacak. O zaman ne yapacaksınız? Bunlar nasıl şekillenecek? Bence bunlar bugün tartışılan konular.

 

ABD Irak’tan çekildiğinde, Kürtler bir şekilde bağımsızlık ilan eder mi?

 

Kürtler Kerkük’ün kontrolünü elde etmek istiyor. Ve anayasada, bölgenin demografisini değiştirebilmelerine olanak tanıyan çekici yasal araçları da var. Tabii bu muhtemel bir senaryo. Ama bir yandan da geleceği göremezsiniz.

 

Tahmin etmek zor, ama Türkiye’nin buna tepkisi nasıl olur?

 

Umarım akıllıca olur.

 

Son sorum.. 11 Eylül’den sonra ABD’ye ne oldu?

 

Aslında ben bunu çok düşünüyorum. Çünkü okurlarım bilir ki ben, 11 Eylül’den sonra Amerikan hükümetini çok fazla eleştirdim. Ve aslında ben çok sadık bir Amerikalıyım. Bence Bush, 11 Eylül’den sonra bir iki şey yapabilirdi. Mesela, şunu söyleyebilirdi: “Bakın, İngiltere’de İrlanda Cumhuriyet Ordusu, Fransa’da Cezayirliler, Almanya’da Baader Meinhof, İtalya’da Kızıl Tugaylar var, her ülkenin terör sorunu var. Bizim de var. Kurallarımıza uygun davranırsınız ve bu sayede hayatta kalırsınız...”

 

Ama o ne yaptı, savaş ilan etti. Teröre karşı savaş açtı. Usame Bin Ladin’e vereceği tepkiyi, Saddam’a saldırarak verebileceğini düşündü. Tarih, Bush’u, ülke tarihinin en kötü ve en tehlikeli başkanı olarak yargılayacak ve maalesef daha iki yıl 10 ayımız var. Yani oyun henüz bitmedi.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 19.08.2026 17:32 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/218/hersh-iran-a-saldiri-tahran-yonetimini-kahraman-yapar