PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Onlara göre 11 Eylül'den sonra ABD 22 ülke ile savaş hâlindeydi ve Kuzey Kore istisna edilecek olursa bunların tümü İslam ülkeleriydi
Yayınevi :Anka Yayınları
Yazarı :Alptekin Dursunoğlu
Editör :Erhan Güngör
Kategori :Dünya Siyaseti
ISBN :975-9044-080
Fiyatı :12,00 - YTL
Boyutları :13,5 x 21 cm
Sayfa Sayısı :296
Basım :Mayıs - 2005
Anka Kitabevi Tel.:+90 212 514 53 54 / Faks:+90 212 514 53 55
Yeni Muhafazakârların etkili isimlerinden Michael Ledeen ve CIA eski başkanı James Woolsey, 11 Eylül sonrası yaşanan süreci Dördüncü Dünya Savaşı kavramıyla ifade ettiler.
Onlara göre 11 Eylül'den sonra ABD 22 ülke ile savaş hâlindeydi ve Kuzey Kore istisna edilecek olursa bunların tümü İslam ülkeleriydi. Bu durumda 11 Eylül'den sonra, önce Afganistan'a ardından da Irak'a yönelik askeri müdahale, Dördüncü Dünya Savaşı'nın ilk cepheleri olmaktaydı.
11 Eylül'den sonra 'Dördüncü Dünya Savaşı' sürecini yaşadığımıza göre, bu savaş sonrasında yeni bir dünya sisteminin gündeme gelmesi kaçınılmaz olmalıydı.
1993'te Pentagon için 'Sibernetik Savaş Doktrini' araştırma projesini geliştiren John Arquilla, 'Elinde çekiç bulunduran biri, her şeyi çivi olarak görür' diyor. ABD'nin Dördüncü Dünya Savaşı'nı başlatma motivasyonunu en iyi açıklayan cümle bu olsa gerek. Askerî harcamalar için ayırdığı bütçesi, kendisine bu konuda en yakın dokuz ülkenin toplamından daha fazla olan ABD, şu an elinde çekiç bulunduruyor ve baktığı her yeri de çivi olarak görüyor.
Dünyanın 21. yüzyılın hemen başında girdiği bu savaş atmosferi, elinde çekiç bulunduran ABD'nin 20. yüzyılda kurulan dünya sistemini değiştirme iradesinin tezahürü olarak okunabilir.