JINSA başkanı: İran'a saldırı için zaman daralıyor

04 Nisan 2025

İran'ın nükleer programını sona erdirmek için “birden fazla hava saldırısının” gerekebileceğini belirten JINSA'nın başkanı Michael Makovsky, saldırı sonrası “maksimum baskı” kampanyasının önemli olduğunu iddia etti.

YDH- Amerika Ulusal Güvenlik Yahudi Enstitüsü (JINSA) Başkanı Michael Makovsky, The Jerusalem Post'a verdiği son röportajda, İran'ın nükleer programının, ülkenin atom tehdidini nihai olarak sona erdirmek için “birden fazla hava saldırısıyla” vurulması gerekebileceğini söyledi.

The Jerusalem Post’a göre, İsrail ya da ABD'nin nükleer programa saldırmasına yönelik itirazlardan biri de İranlıların programı yeniden inşa edebileceği düşüncesidir.

Gazeteye göre bu, Tel Aviv veya Washington'un uzun vadeli nükleer İran'ı durdurma hedefine bile ulaşamadan “büyük bir risk alması ve önemli bir misillemeyle karşı karşıya kalması” anlamına gelebilir.

Makovsky bu olasılığa yanıt olarak, "Öyleyse onları tekrar vurun. Maalesef, [nükleer programı] yeniden inşa etmeye çalışmaya devam ederlerse vurmak zorunda kalabilirsiniz. Her şeyi [tek bir saldırıda] elde edemezsiniz. İsrail bunu yapamaz.”

JINSA başkanı şöyle devam etti: "Amerika yardımcı olmak için bir şeyler yapabilir. Yakıt ikmali, hava savunmasına yardım, Tahran'ın, savaşı Dubai ya da Riyad'a genişletmeye çalışırsa hedef olabileceğini anlamasını sağlamak. ABD Başkanı Donald] Trump'ın bunu yaptığını görebiliyorum. Onun çıkarı, savaşın sınırlı kalmasından yana."

Makovsky, Tahran'ın aktif olarak nükleer silah geliştirme yolunda ilerlemediği ve sadece ilgili nükleer faaliyetlerin bazılarını yürüttüğü sürece böyle bir saldırı için daha sonra da “fırsatlar” olabileceği fikri sorulduğunda ise bu fikre karşı çıktı.

"Herkes her zaman İran'a saldırmanın son çare olduğunu söyler. Şimdi öyle bir noktaya geliyoruz ki, son çare anına yaklaşıyoruz gibi görünüyor. Bu, son fırsat olabilir. Gerekirse daha sonra onları tekrar vururuz" dedi.

Eğer “bunu yapmaya [saldırmaya] devam edersek, onlar da işi zorlaştıracak ve [nükleer programın unsurlarını] daha da yeraltına gömecekler, [ancak] bu rejim düşene ve nükleer silah peşinde koşmak istemeyen ve vatandaşlarının refahını önemseyen yeni bir rejim gelene kadar” başka bir seçenek olmadığını iddia etti.

"Maksimum baskı kampanyası özellikle bir saldırı sonrasında faydalı olacaktır. Saldırı sonrası, saldırı öncesinden daha önemlidir.” dedi.

İran’ın “taviz” vererek, yeni bir nükleer anlaşmaya karşı çıkan Makovsky, "Hayır, saldırmak zorundasınız. Bu [yeni bir anlaşma] sadece topu taca atmak olur. Bence başka seçenek yok. ABD'de başka bir savaş istemediklerini söyleyenler için de: her şeyden önce, özellikle ABD herhangi bir savaşı genişletmeye çalışırsa Tahran'ın peşine düşerse, bunun kontrol altına alınabileceği bir seçenek olabilir." dedi.

Makovsky, Trump'ın İran ile yeni nükleer görüşmeler başlatma kararıyla ilgili “tek olumlu gelişmenin”, "en azından İran'ın nükleer programına karşı tüm çabaları harekete geçirebilecek bir son tarih belirlemesi" olduğunu söyledi.

Makovsky şu uyarıda bulundu: "Zaman kısa ve İranlılar işleri uzatmakta ustalar. Nükleer programlarını ilerletirken diğer tarafı sıkıştırıyorlar. Trump ve Witkoff kendilerini usta müzakereciler olarak görüyorlar. Oysa gerçek ustalarla karşı karşıyalar."

Bununla birlikte, Trump’ın politikasını “öven” Makovsky, "ABD'nin oynaması gereken pek çok kart var ve Trump bunları [eski ABD başkanı Joe] Biden'dan daha iyi oynuyor. Husileri vurması ve İran'ı sorumlu tutması çok gecikmiş bir adım. Onu gerçekten çok takdir ediyorum. Biden bunu en başından beri yapıyor olmalıydı. Trump övgüyü hak ediyor." dedi.

Makovsky sözlerine şöyle devam etti: "İranlıların nükleer programlarını geliştirme konusunda ne durumda olduklarına dair bazı tartışmalar var. Bazıları silahlanmadıklarını, dolayısıyla zamanımız olduğunu söylüyor. Açıkçası, uranyum zenginleştirme konusunda zamanımız yok."

The Jerusalem Post’a göre, Tahran çok kısa bir süre içinde birkaç silah için %90 silah seviyesine dönüştürmeye yetecek kadar uranyumu %60 ve %20 seviyelerinde zenginleştirmiş durumda.

Birçok tahmine göre, bir silah için yeterli miktarda silah haline getirilmiş uranyum yaklaşık bir haftada, birkaç tanesi ise birkaç ay içinde hazırlanabilir.

"Her şeyden önce, her zaman [gerçekten] bu kadar çok şey bilip bilmediğimiz konusunda şüpheci olmalıyız. Çok alçakgönüllü olmalıyız" diyen Makovsky ayrıca, “Tahran ile müzakerelerde zamanın daraldığı fikrini destekleyen üç eğilim olduğu” konusunda da uyarıda bulundu.

Bunlardan birinin, İsrail'in, “saldırıyı kışkırttıkları için değil ama Hamas'ı hazırladıkları, yardım ettikleri ve eğittikleri için 7 Ekim'le ilgili olarak İran'la hesaplaşması” için zamanın daralıyor olması dedi. Başka bir deyişle, İran'ın yardımı olmasaydı Hamas’ın 7 Ekim saldırısını asla gerçekleştiremeyeceğini ileri sürdü.

Makovsky’ye göre, ikincisi, "İsrail 7 Ekim'den ders aldı. İsrail daha önce ‘yarın çok geç olduğunda onları vururuz’ diye düşünüyordu ama şimdi Kudüs'ün tavrı daha çok ‘fırsat bir daha gelmeyebilir’ yönünde. İsrail'in 26 Ekim'de yaptığı şey: S-300'leri etkisiz hale getirmek ve açıkçası Hizbullah'ı bir tehdit olarak etkisiz hale getirmek. Bu, İran daha az savunmasız hale gelmeden önce bir şeyler yapmak için şimdi bir fırsat."

Üçüncü olarak, İsrail'in “caydırıcı duruşunu yeniden tesis etmesi için zamanın daraldığını” söyleyen JINSA başkanı şöyle devam etti: “Bu durum daha da keskinleşti. Onlar [İsrailliler] bunu yapma konusunda 25 yıldır uyarıda bulunuyorlar. Varoluşsal bir tehdit olduğunda bunu yapmazsanız [saldırmazsanız] ya da bunun [varoluşsal bir tehdit] olduğunu söylemeye devam ederseniz, caydırıcı duruşunuza ne olur?"

“Aynı şey ABD için de geçerli, ancak Amerika o kadar güçlü ki sık sık güç kullanmadan bu durumdan sıyrılabiliyor” diye ekledi.

ABD'nin İsrail'e askeri yardımının uzun vadede ortak Ar-Ge'ye dönüştürülmesi

11 Mart'ta Heritage Vakfı'nın, ABD'nin İsrail'e yaptığı askeri yardımın on yıllar boyunca kademeli olarak azaltılmasını öngören bir plan hazırladığı ortaya çıktı. İşgal rejiminin ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, planın açıklanacağı Heritage etkinliğine katılmaktan vazgeçti ve düşünce kuruluşu İsrail yanlısı çevrelerden bazı eleştiriler aldı.

Makovsky buna cevaben şunları söyledi: "İlgili kişileri tanıdığım için motivasyonlarının iyi bir yerden geldiğini biliyorum. Onlar İsrail'e düşman olan insanlar değil. İsrail'i önemsiyorlar ve ileriye dönük en iyi yolu bulmaya çalışıyorlar. Heritage çalışanlarına bunu anlamaya çalıştıkları için teşekkür ediyorum.”

"Nihayetinde yardımın gitmesi gereken yer burası, ortak Ar-Ge'ye doğru. Nereye harcanması gerektiğinden emin değilim" diye ekledi.

Ardından, "İsrail'in kişi başına düşen GSYİH'si şu anda eskisinden daha yüksek. Şu anda hâlâ bunun hakkında konuşamıyoruz. Şimdi İsrail'in daha fazla askeri desteğe ihtiyacı var. Ancak uzun vadede daha fazla ortak Ar-Ge'ye yönelmek isteyeceğiz." dedi.

Makovsky ayrıca, kasım ayında Kongre'de yapılan bir oylamada “Bernie Sanders'ın başını çektiği 50 Demokrat senatörden 19'unun seçimden sonra İsrail'e yardımın kesilmesi yönünde oy kullandı. Yani Demokratların %38'i bu yönde oy kullandı. Birkaç Cumhuriyetçi bunu destekledi" dedi.

Makovsky sözlerini şöyle sürdürdü: "Amerikalılar dış yardımdan hoşlanmıyor. Siyasi açıdan yakın vadede zor... Şimdilik daha az endişeliyim ama bu geleceğin derinlikleriyle ilgili. Amerikalılar İsrail yanlısı... Ancak uzun vadede, önümüzdeki on yıllarda bu durum farklı olabilir."

Suriye-Lübnan

İsrail işgal ordusunun Suriye Hermon'u da dahil olmak üzere Suriye'nin güneyindeki “tampon bölgeden” nasıl, ne zaman ve hangi koşullar altında çekilmesi gerektiği sorulduğunda Makovsky cevaben şunları söyledi: "Çekilmek için acele etmem. Bunun nasıl bir hükümet olacağını görmek zorundayız... Yıllar önce Suriye'de iç savaş başladıktan sonra yazdığım bir yazıda federal bir Suriye için bastırmamızı önermiştim. Batı'daki insanların anlamadığı ve bölgede İsrailliler yaşadığı için İsrail'in daha iyi anladığı şey, bu bölgenin 100 yıl önce tamamen Osmanlı olduğudur. Sonra bölündü ve gözleri bağlı sarhoş haritacılar tarafından çizilen sınırlarla çoğunlukla yapay devletler kuruldu.”

Ayrıca, "Dört farklı ülkeye yayılmış Kürt bölgeleri var. En büyük kaybedenler onlar oldu. Winston Churchill, çoğunluğu Şii olan Irak'ın kontrolünü Sünni Araplara; Trans Ürdün'ün kontrolünü ise başka bir azınlıktan olan Abdullah'a verdi. Sünni ve Şii meseleleri hakkında hiçbir fikirleri yoktu." dedi.

Makovsky "Etnik kökenlerin karışımı zaman içinde patlayıcı hale geldi... Pek çok insan İsrail'in sınırlarının her zaman değiştirilebilir olduğunu düşünüyor, ancak diğer devletler için ‘hayır bu kutsaldır’ diyorlar. Gerçekten mi? Neden? Sınırlar kutsal mıdır? IŞİD ve İranlılar öyle olmadıklarını kanıtladılar. İsrail görüşünü değiştirdi. İsrail daha önce Suriye'de güçlü bir başkent istediğini düşünürdü, böylece bir adresiniz olurdu. Şimdi İsrail Suriye'de zayıf bir başkentin değerini öğrenmeye başladı. İsrail pek çok şeyi bombaladı ve ne isterse yapabiliyor" dedi.

Devamında, “bölgede İran etkisini ve kaçakçılığı engelleyen güçlü bir Sünni devletin belki İsrail'in çıkarına olacağını, ancak Suriye'nin, Türkiye'nin desteğiyle Müslüman Kardeşler'e daha fazla yönelmesi halinde bunun İsrail’in çıkarına olmayacağını” ileri sürdü.

Makovsky, işgal ordusunun Lübnan'daki beş “ileri karakoluyla” ilgili olarak da şunları söyledi: "Ben de buraları terk etmek için acele etmezdim. Lübnan ordusunun yönetimi devralması gerekiyor ve UNIFIL bir şaka gibi."

Gazze

Gazete, Makovsky’nin, Gazze ile ilgili olarak, Trump'ın Gazze planının, “göz ardı edilen sorunlar” hakkında daha geniş bir tartışma başlattığını düşündüğünü belirtti.

The Jerusalem Post’a göre, Makovsky, uzun vadede Gazze'nin yönetiminde ne olması gerektiğine dair net bir çözümü olmasa da Hamas üyesi olmayan bazı yerel halkın sürece dahil olmasını umuyor ve çoğu Filistinlinin muhtemelen Gazze'yi terk etmeyeceğini kabul ediyor.

Makovsky çoğunlukla “İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarına” odaklanması gerektiğini, örneğin Gazze'nin geleceği nasıl gelişirse gelişsin, işgal rejiminin “Lübnan ve Suriye'de olduğu gibi bir güvenlik bölgesine sahip olmasını sağlamak gerektiğini” söyledi.

"İsrail kendi güvenliği için ne yapması gerekiyorsa onu yapmalı” diyen Makovsky sözlerini şöyle sonlandırdı:  Başka bir 7 Ekim'in yaşanmaması için İsrail'in güneyindeki insanların kendilerini güvende hissetmeleri gerekiyor."