
YDH - Bloomberg haber kuruluşuna göre, Latin Amerika ülkeleri, ABD’nin Venezuela üzerindeki baskısı karşısında ortak bir tutum belirleyemiyor ve bölgedeki Amerikan etkisini dengelemekte zorlanıyor.
Haberde, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun destek çağrılarının bölgede karşılık bulmadığı, buna karşılık Latin Amerika halkının önemli bir bölümünün ise ABD Başkanı Donald Trump’ın "demokrasiyi yeniden tesis etme" söylemine sempatiyle baktığı belirtiliyor.
Veri analiz şirketi AtlasIntel tarafından yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 39’u Trump’ın Venezuela’ya özgürlük getirme konusunda "gerçekten istekli" olduğuna inanıyor.
Ankete katılanların çoğu, demokrasinin yeniden tesisi için ABD müdahalesini, diplomatik görüşmelerden veya protestolardan daha etkili bir yol olarak görüyor.
Bloomberg, Washington’un baskısı artarken Latin Amerika liderlerinin farklı pozisyonlar aldığını aktardı.
Brezilya ve Kolombiya geçen yıl Maduro ile müzakerelere arabuluculuk yapmaya çalışsa da bu yıl iki ülkenin yolları ayrıldı.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, ihtilaflı seçimlerin ardından Maduro’dan uzaklaştı ve zaferini tanımadı.
Lula, Trump’ı Venezuela ile yaşanabilecek bir savaşın bölge için yıkıcı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı ancak Maduro ile bir yıldır görüşmediğini de dile getirdi.
Diğer yandan Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ticaret ve güvenlik konularında Karakas yönetimiyle temaslarını sürdürüyor ve Venezuela hükümetine yönelik eleştirilerden kaçınıyor.
Petro’nun ABD’ye yönelik sert açıklamaları, Washington ile ilişkilerinde sorunlara ve kendisine yaptırım uygulanmasına yol açtı.
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ve Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric ise muhtemel bir ABD müdahalesine açıkça karşı çıkarken, Washington ile ilişkileri bozacak adımlardan kaçınan dengeli bir politika izliyor.
Bloomberg'in haberine göre Trump, Latin Amerika ülkeleri arasındaki bu görüş ayrılıklarından faydalanarak bölgedeki etkisini artırıyor.
İç siyasi krizlerle uğraşan ve ABD ile ticaret görüşmelerine odaklanan bölge ülkelerinin kolektif bir tutum geliştirecek konumda olmadığı vurgulanıyor.
The Washington Post gazetesinin 31 Ekim tarihli haberinde, Maduro’nun ülkesinin askeri kabiliyetini güçlendirmek için Rusya, Çin ve İran’a çağrı yaptığı belirtilmişti.
Gazete, Maduro’nun bu kapsamda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bir mektup gönderdiğini de aktarmıştı.
Aynı haberde, Washington’un Venezuela’daki uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığı iddia edilen askeri tesislere hava saldırısı düzenlemeyi planladığı öne sürülmüştü.
Gazeteye konuşan kaynaklar, Trump’ın Venezuela’ya hava saldırısı düzenlemesi hâlinde bunun Maduro’ya "görevi bırakma zamanı geldiği" mesajını vereceğini söylemişti. Ancak ABD Başkanı Trump bu iddiaları teyit etmedi.