Epstein, İsrail lobisi ve akademiye müdahale

02 Ocak 2026

Epstein’e ait yazışmalar, “İsrail lobisi” tartışması kapsamında akademisyenlere yönelik baskı ve yönlendirme iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

YDH- ABD’de “kozmik” düzeyde sosyal ve siyasi etkiye sahip bir figür olarak tanımlanan Jeffrey E. Epstein’in sicili uzun bir liste oluşturuyor. Dolandırıcı, hükümlü, pedofil ve “intihar olduğu öne sürülen koşullarda hayatını kaybetmiş” bir isim olarak anılan Epstein, özellikle geniş müşteri ağı için yürütülen kadın ticareti suçlamalarıyla gündeme geldi. Bu ağın, sevgilisi Ghislaine Maxwell tarafından “yağlandığı” ifade edildi. Ancak CounterPunch’ta yayımlanan makaleye göre, Epstein’in mirasında daha az ele alınan, üzeri örtülü başka bir boyut bulunuyor.

ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyalarını açıklama sürecindeki yavaşlığı, düzensiz sansür uygulamaları ve bu dosyalarda hangi “altın parçalarının” saklı olabileceği yönündeki tartışmalar, ABD siyasetindeki İsrail boyutunu yeniden incelemek için bir fırsat sundu.

Makaleye göre, bu boyutun “daha karanlık tarafı”, kasım ayında Drop Site News’te yayımlanan ve Ryan Grim ile Murtaza Hüseyin imzasını taşıyan bir çalışmada ortaya kondu.

Walt ve Mearsheimer’a yönelik kampanya

CounterPunch’ta aktarıldığına göre, söz konusu çalışmada Epstein’in, “gevşek biçimde İsrail lobisi olarak adlandırılabilecek” yapı içinde oynadığı rol ifşa edildi. Bu rol, iki akademisyen, John Mearsheimer ve Stephen Walt’un çalışmalarını itibarsızlaştırmaya yönelik organize bir çabayı da içeriyordu.

Mearsheimer ve Walt tarafından kaleme alınan ve ilk olarak 2002’nin sonlarında The Atlantic için sipariş edilen çalışma, başlangıçta bir taslak makale olarak “The Israeli Lobby/İsrail lobisi” başlığını taşıyordu. Ancak konu, derginin editörleri açısından “fazlasıyla hararetli ve endişe verici” bir hal aldı. Makale yayına hazır olduğunda, ABD Irak’ta “nafile ve kanlı” bir savaşın içindeydi ve yazarlar bu savaşın “önemli ölçüde İsrail’i daha güvenli kılma arzusuyla motive edildiğini” savunuyordu.

Bu aşamada yazarlara, makaleyi geri çekmeleri karşılığında 10 bin dolarlık bir ‘kill fee’, yani iptal tazminatı teklif edildi. Mearsheimer, yıllar sonra Tucker Carlson’a verdiği bir röportajda bu durumu “Şimdiye kadar kazandığımız en hızlı 10 bin dolardı” sözleriyle anlattı.

London Review of Books ve yankıları

Makale daha sonra London Review of Books’ta yayımlandı ve ardından kitap olarak basıldı. CounterPunch’a göre, çalışma yayımlandığı anda “derhal ve yakıcı” bir etki yarattı.

Metin, İsrail lobisini ABD siyasal manzarasında “genişleyen ve dallanan” bir varlık olarak tanımlıyordu. Bu yapı; düşünce kuruluşlarını, güçlü Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi’ni (AIPAC), yeni muhafazakârları, Hristiyan Siyonistleri ve etkili gazetecileri kapsıyordu.

Yazarların ifadeleriyle, bu yapının hedefleri açıktı:

“Filistinlilere karşı İsrail politikalarına ABD desteğinin sürdürülmesi lobinin temel önceliği, ancak hedefleri bununla sınırlı değil. Amerika’nın, İsrail’in bölgesel baskın güç olarak kalmasına yardımcı olmasını da istiyor.”

Makalede ayrıca, İsrail ve ABD’deki İsrail yanlısı grupların “Irak, Suriye ve İran’a yönelik politikaların şekillendirilmesinde ve Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesine ilişkin büyük projede birlikte çalıştıkları” belirtildi.

Epstein’in İsrail bağlantıları

CounterPunch yazısına göre, Epstein bu süreçte Walt ve Mearsheimer’a karşı yürütülen kampanyada doğrudan rol aldı. Epstein’in “İsrail yanlısı sicilinin kusursuz olduğu” ifade edilirken, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile yakın ilişkileri bulunduğu kaydedildi.

Epstein’in, “İsrail istihbarat ve güvenlik çıkarlarına yönelik çeşitli anlaşmalarda aracılık ettiği; İsrail ile Moğolistan arasında bir güvenlik anlaşmasının ‘kolaylaştırılmasına’ katkı sunduğu, Suriye savaşı sırasında İsrail ile Rusya arasında bir arka kanalın kurulmasına yardımcı olduğu ve İsrail ile Fildişi Sahili arasında bir güvenlik anlaşmasını kolaylaştırdığı” aktarıldı. Ayrıca, İsrailli istihbarat görevlisi Yoni Koren’i Manhattan’daki evinde en az üç kez ağırladığı belirtildi.

Murtaza Hüseyin’in değerlendirmesine göre Epstein, “çok ama çok üst düzeyde bir arabulucu ve iş bitiriciydi.”

Dershowitz yazışmaları ve dağıtım ağı

Makalede, Epstein’in doğrudan İsrail istihbaratı adına çalışıp çalışmadığı tartışmasına girmenin gerekli olmadığı, “bağlılıklarının zaten açık olduğu” ifade edildi. Epstein’in, İsrail çıkarları için “kendini adamış bir mızrak taşıyıcı” olduğu kaydedildi.

Bu durum, Epstein’in Yahoo! hesabından gönderilen e-postalarda da görüldü. Bu yazışmalar, kâr amacı gütmeyen ifşa platformu Distributed Denial of Secrets tarafından elde edilerek Drop Site News’e sunuldu.

Özellikle dikkat çeken yazışmalar, Epstein ile Harvard Hukuk Fakültesi profesörü Alan M. Dershowitz arasındaydı. Dershowitz, Nisan 2006’nın ilk haftasında, Walt ve Mearsheimer’ı hedef alan “Debunking the Newest – and Oldest – Jewish Conspiracy/En Yeni — ve En Eski — Yahudi Komplosunu Çürütmek” başlıklı yazısının taslaklarını Epstein’e iletti. Yazıda, söz konusu akademik çalışma “akademik kılığa sokulmuş, eski ve itibarsız iddiaların derlemesi” olarak tanımlanıyor ve modern bir “Siyon Liderlerinin Protokolleri” benzetmesi yapılıyordu.

Epstein’in bu yazıya tebrik mesajları göndermesinin ardından, metnin nasıl ve nerede dolaşıma sokulacağına dair planlama başladı. Dershowitz’in asistanı tarafından gönderilen bir e-postaya Epstein’in verdiği yanıt kısa ve netti: “Evet, başladım.”

Akademik alanın daraltılması

CounterPunch’a göre, bu stratejinin sonucu olarak Walt ve Mearsheimer’ın konuşmaları iptal edildi ya da “denge” gerekçesiyle İsrail yanlısı isimlerle birlikte yeniden düzenlendi. Mearsheimer, e-postalara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bu e-postaları görmek beni şaşırtmadı; çünkü Dershowitz ve Epstein hem yakındılar hem de İsrail’e tutkulu bir bağlılık duyuyorlardı.”

“Derin bir doğrulanma”

Makalede, yaşananların Walt ve Mearsheimer’ın İsrail lobisinin ABD siyasetindeki etkisine dair tezlerini “derin biçimde doğruladığı” belirtildi.

Epstein dosyaları etrafında süren tartışmaların, bu etkinin hangi mekanizmalarla kurulduğunu ve sürdürüldüğünü gözler önüne serdiği ifade edildi.