İsrailli yazar: Yaklaşan seçimler son seçimler olabilir

05 Ocak 2026

Yazar Iris Leal, işgal varlığının kritik bir eşikten geçtiğini belirterek, mevcut siyasi sürecin yalnızca bir iktidar mücadelesi değil, ülkenin demokratik geleceği açısından da belirleyici olduğunu savundu.

YDH- İsrailli yazar Iris Leal, Haaretz gazetesinde kaleme aldığı köşe yazısında, İsrail’in içinde bulunduğu siyasi tablonun sıradan bir kriz olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Leal, mevcut hükümetin tutum ve uygulamalarının, iktidarı kaybetme ihtimaliyle yüzleşen bir yönetimin reflekslerini yansıtmadığını belirterek, yaklaşan seçimlerin bugüne dek bilinen demokratik çerçevede yapılacak son seçimler olabileceği uyarısında bulundu.

Yazara göre hükümetin sergilediği davranışlar, kamuoyuna yönelik açık bir saygısızlık içeriyor ve yalnızca muhalif seçmenlerin değil, iktidarın kendi tabanının dahi güvenini aşındırmayı göze alan bir çizgiye işaret ediyor.

Leal, bu tutumun, adil ve rekabetçi bir seçim kazanmayı hedefleyen bir liderliğin davranışıyla örtüşmediğini savundu.

İsrail’deki kurumsal yapıların sistemli biçimde zayıflatıldığına dikkat çeken Leal, yargıya yönelik saldırıları, güvenlik ve polis teşkilatlarının siyasallaştırılmasını, kültürel kurumların işlevsizleştirilmesini ve halk desteğini gerçek anlamda seferber etmeye yönelik bir çabanın yokluğunu, “standartların çöküşü” olarak tanımladı.

Bu sürecin, demokratik denge ve denetim mekanizmalarını aşındırdığına işaret etti.

Bu tabloya örnek olarak İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in polis teşkilatı üzerindeki etkisini gösteren Leal, İsrail polisinin, bakan olarak atanan ve hakkında çok sayıda suç kaydı bulunan bir ismin fiili kontrolüne bırakıldığını belirtti.

Hükümetin hukuk danışmanının, Yüksek Mahkeme’ye Ben-Gvir’in yetkilerini kötüye kullanarak polis çalışmalarına usulsüz biçimde müdahale ettiğini bildirmesinin ardından, Ben-Gvir’in bu uyarıya “Sen bir sahtekarsın, değersizsin” şeklinde yanıt verdiğini hatırlattı.

Leal’e göre bu yaklaşım, yalnızca bireysel bir siyasi üslup sorunu değil; seçim sürecinin kendisini hedef alan daha geniş bir niyetin göstergesi. Yazar, adayların ve siyasi partilerin dışlanmasına varabilecek uygulamaların, seçimlerin bütünlüğüne yönelik tehdidi her geçen gün daha da büyüttüğünü ifade etti.

Hükümetin, kendi seçmen tabanını dahi yabancılaştıran politikalar izlediğini ve art arda yaşanan skandallar ile tartışmalı uygulamaların sonuçlarına karşı kayıtsız kaldığını vurgulayan Leal, tüm bu işaretlerin amacın adil bir seçim zaferi olmadığını düşündürdüğünü belirtti.

Yazara göre asıl hedef, yeni ve kalıcı bir siyasi gerçekliğin topluma dayatılması.

Leal, tehlikenin yalnızca tek bir seçim dönemine indirgenemeyeceğini vurgulayarak, biçimsel olarak seçimleri koruyan ancak devlet kurumlarının işlevlerini ortadan kaldıran otoriter rejimlere özgü bir yönetim modeline geçiş uyarısında bulundu.

Bu çerçevede İsrail’de hükümet sisteminin köklü biçimde yeniden şekillendirilmek istendiğini savundu.

Yazısını muhalefete ve kamuoyuna açık bir çağrıyla sonlandıran Iris Leal, saf iyimserliğin bir kenara bırakılması gerektiğini ifade etti.

Leal, tehdidin boyutunun doğru kavranması ve demokratik mücadelenin tam bir ciddiyetle yürütülmesi gerektiğini belirterek, popülizmin kazanması hâlinde bunun uzun yıllar boyunca kök salabileceği uyarısında bulundu. Yazara göre bu mücadele, ertelenemez biçimde bugün başlamak zorunda.