
YDH - Ürdünlü araştırmacı ve Ortadoğu uzmanı Fatıma es-Samedi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı analizde, İran içindeki toplumsal hareketlere dışarıdan dayatılan sembollere tepki gösterdi.
Kanada'da ikamet eden İsrail asıllı bir kadının "devrim ikonu" olarak parlatılmasını eleştiren es-Samedi, bu durumun bir algı operasyonundan ibaret olduğunu savundu.
Birçok kişinin bu tür görselleri sırf mevcut düzene duydukları tepki nedeniyle gerçeğini bilmelerine rağmen paylaştığını belirten es-Samedi, "Bu durum, İranlı kadınların gerçekliğine dair tam bir cehaletin yansımasıdır" ifadelerini kullandı.
İran'da kadınların eğitim serüvenini rakamlarla ortaya koyan es-Samedi, İslam Cumhuriyeti döneminde kadınların en eğitimli kesim haline geldiğini, Şah döneminde ise genç kızların büyük çoğunluğunun okuma yazma bilmediğini hatırlattı.
Dönemin kent ve kırsal arasındaki uçurumuna dikkat çeken uzman, 1976-1977 yıllarına ait resmi istatistikleri paylaştı.
Pehlevi dönemine ait 1355 (1976) yılı yıllığına atıfta bulunan es-Samedi, "O dönem 6 yaş ve üzeri 27 milyonluk nüfusun 14 milyondan fazlası okuma yazma bilmiyordu. Bu kitlenin 8,4 milyonunu kadınlar oluşturuyordu" dedi.
USIP Iran Primer verilerine göre 1976'da yetişkinler arasındaki cehalet oranının yüzde 63 olduğuna dikkat çeken es-Samedi, günümüzdeki tabloyu ise şu sözlerle aktardı:
"2023 yılı itibarıyla 85 milyonu aşan İran nüfusunda okullaşma oranı yüzde 97'ye ulaştı. Bu oran kadınlar arasında yüzde 98'e kadar çıkıyor. Bugün üniversite öğrencilerinin yaklaşık yarısını kadınlar oluşturuyor; hatta bazı yıllarda kadın öğrenci sayısı erkekleri geride bıraktı. Lisansüstü eğitimde ise kadınların oranı yüzde 60'ın üzerine çıkmış durumda."
İran'daki üniversite hocalarının yüzde 30'unun kadınlardan oluştuğunu belirten es-Samedi, sahada tanıştığı öncü kadın portrelerine değindi.
Siyasetçi, aktivist, yayıncı ve film yönetmeni pek çok kadınla bir araya geldiğini ifade eden uzman, "Aralarında mevcut yönetim biçimini tamamen reddedenler de vardı; ancak onların duruşu, hiçbir bayağılık barındırmayan siyasi, fikri ve sosyal bir vizyon çerçevesindeydi" dedi.
İran'ın geçtiğimiz günlerde fırlattığı üç uyduya da değinen es-Samedi, projeyi yöneten ve yaş ortalaması 27 olan genç bilim ekibinin içinde, uzay bilimlerinde uzmanlaşmış çok sayıda başarılı kadının bulunduğunu vurguladı.
Analizinin sonunda dışarıdan dayatılan semboller ile içerideki hak arayışı arasındaki farka dikkat çeken es-Samedi, İranlı kadınların bugün yürüttüğü mücadelenin entelektüel bir derinliği olduğunu savundu.
Es-Samedi, "İran'da kadınlar protesto ediyor ve talepleri, ülkenin yaşadığı toplumsal ve siyasi hareketliliğin bir parçası. Fakat şunu kesinlikle söyleyebilirim ki; o kadınlar, sunulmaya çalışılan o yüzeysel ve bayağı figürlerden çok daha fazlasıdır" değerlendirmesinde bulundu.