Irak Hizbullah Tugayları'ndan ABD'ye İran uyarısı

13 Ocak 2026

Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri el-Hamidavi, İran'a yönelik askeri müdahale tehditlerine karşı ABD'yi uyardı: "Savaşın bedeli ağır olur, bu bir gezinti olmaz."

YDH - Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, bugün yaptığı açıklamada bölgenin "hak ve batıl cepheleri arasında yeni bir çatışma sayfasına" tanıklık ettiğini söyledi.

El-Meyadin kanalının aktardığına göre el-Hamidavi, "hak cephesinin" hatlarının artık netleştiğini, karşısındaki cephenin ise halklara yönelik düşmanca tutumu ve "emperyalist hegemonyayı" reddeden hür iradelere karşı suç teşkil eden davranışlarıyla tanındığını ifade etti.

"İran'ı savunmak kutsalları savunmaktır"

Genel Sekreter, "batıl cephesinin başını çekenlerin" İran İslam Cumhuriyeti'ni hedef almak için hazırlık yaptığını belirterek, İran'ı "Muhammedi İslam'ın kalesi ve ümmetin izzet kaynağı" olarak tanımladı. "

Kuşatma altındaki İran halkının yanında durmanın şeri ve ahlaki bir zorunluluk olduğunu vurgulayan el-Hamidavi, İran İslam Cumhuriyeti'ni savunmanın, doğrudan "ümmetin kutsallarını savunmak" anlamına geldiğini kaydetti.

El-Hamidavi, doğrudan İran halkına seslenerek şu ifadeleri kullandı: "İyi günde de kötü günde de yanınızdayız; İran halkını ve kutsallarını savunma konusundaki duruşumuz nettir."

"Hainlere kulak asmayın"

Iraklılara ve bölgedeki müttefiklerine de mesaj gönderen el-Hamidavi, gevşeklik gösterilmemesi çağrısında bulundu.

"Hainlerin ve bozguncuların" seslerine kulak asılmaması gerektiğini belirten Genel Sekreter, kitleleri manipüle etmeye yönelik girişimlere ve etki ajanlığı faaliyetlerine karşı dikkatli olunmasını istedi.

"Savaş bir gezinti olmaz"

ABD yönetimini İran'a karşı olası bir savaşa girmenin sonuçları konusunda uyaran el-Hamidavi, Washington'a yönelik mesajında böyle bir girişimin "bir gezinti olmayacağını ve maliyetinin çok ağır olacağını" vurguladı.

El-Hamidavi'nin bu açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu başta olmak üzere, Amerikalı ve İsrailli yetkililerin "protestocuları koruma" gerekçesiyle İran'a askeri müdahale tehdidinde bulunduğu ve bu yöndeki medya baskısının arttığı bir süreçte geldi.