
YDH- İslami Cihad Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Muhammed el-Hindi, direnişin silahının “Filistin halkının silahı” olduğunu ve bu silahın asla bırakılmayacağını belirtti. Silahsızlanmanın ya da teslim olmanın sorunu çözmeyeceğini, aksine yeni katliamlara kapı aralayacağını ifade etti.
Direnişin Filistin halkının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve sona erdirilemeyeceğini vurguladı. El-Hindi, Filistin halkının haklarını göz ardı eden tüm siyasi ve idari düzenlemelerin başarısızlığa mahkûm olduğunu sözlerine ekledi.
Katliamlara ve kuşatmaya rağmen Filistin halkının topraklarına olan bağlılığını koruduğunu, tercihlerini savunduğunu; birlik ve özgüvenlerinin haklarını ve geleceklerini korumanın en temel güvencesi olduğunu belirtti.
İsrail’in Gazze Şeridi yönetimi için aday gösterilen isimler üzerinde kapsamlı güvenlik incelemeleri gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu uygulamanın, işgal güçlerinin Şeritte kurulacak idari yapıya kendi koşullarını dayatma çabasının bir parçası olduğunu vurguladı.
El-Hindi, İsrail’in Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki yönetime katılımını engellediğine dikkat çekti. Rafah sınır kapısında Filistin bayrağının dalgalandırılmasına dahi izin vermeyerek, Filistin birliğinin ve meşruiyetinin siyasi ya da sembolik ifadelerini tamamen engellediğini kaydetti.
Kahire’de süren görüşmelerde İslami Cihad dahil bazı Filistinli grupların Gazze anlaşmasının ikinci aşaması ve teknokrat komitesi konusundaki müzakerelere katıldığını belirten el-Hindi, bu grupların sürecin ilerlemesini istediğini ancak devam eden suikastlar ve dayatılan şartlar nedeniyle ABD ile İsrail’in vaatlerine güvenmediklerini ifade etti.
Teknokrat komitesine aday gösterilen kişilerin ABD ve İsrail tarafından güvenlik soruşturmasından geçirildiğini aktaran el-Hindi, karar mercisinin Filistinli gruplar değil, işgal güçleri olduğunu vurguladı. İşgalcilerin, komitede yer alacak hiçbir ismin direnişle bağlantısının olmaması koşulunu dayattığını dile getirdi.
İsrail’in, direniş liderlerine yönelik suikast politikasıyla Gazze anlaşmasının ilk aşamasında sahada yeni bir gerçeklik yaratmaya ve işgali pekiştirmeye çalıştığını belirten el-Hindi, bunun teknokrat komitenin kurulmasını doğrudan engellediğini söyledi.
Yaklaşık bir yıl önce Kahire’de Filistinli grupların toplantısında önerilen teknokrat komite fikrinin yeni olmadığını hatırlatan el-Hindi, direniş gruplarının komitenin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas’ın kararnamesiyle ilan edilmesini ve iç çatışmalardan bağımsız olarak tek bir siyasi adres oluşturulmasını talep ettiğini ifade etti. Komitenin Ramallah hükümetinin yasal ve idari yönetimi altında olmasını istediklerini kaydetti.
El-Hindi, direniş gruplarının komitenin Filistin Yönetimi’nden bir bakan tarafından yönetilmesi konusunda tam mutabakat sağladığını belirtti. Filistin Yönetimi ile direniş grupları arasında temel bir görüş ayrılığı olmadığını, esas engelin ise İsrail’in komitenin referans noktası olarak Filistin Yönetimi’ni ve Gazze yönetiminde herhangi bir varlığı kabul etmemesinden kaynaklandığını vurguladı.
İsrail’in Amerikan desteğiyle yürüttüğü “İdareyi reforme etme” süreci kapsamında mahkumlara verilen ödeneklerin kesilmesi, eğitim müfredatı ve dini kurumlarda değişiklikler gibi şartlar dayattığını ifade eden el-Hindi, bu adımların Gazze’de Filistinlilerin bir arada hareket etmesini engellemeye ve geciktirmeye yönelik olduğunu söyledi.
Rafah sınır kapısına ilişkin önceki anlaşmalara atıfta bulunan el-Hindi, çoğunluğu Fatah hareketinden olan eski Filistinli çalışanların geri dönüşü konusunda mutabakat sağlandığını ancak İsrail’in sınır kapısında Filistin bayrağının dalgalandırılmasını yasakladığını belirtti. Bu durumun Filistin’in meşruiyet ve birliğini simgeleyen sembollerin reddi anlamına geldiğini ifade etti.
El-Hindi, İsrail’in Filistin Yönetimi, Hamas veya Fetih ayrımı gözetmeksizin tüm Filistin siyasi partilerini reddettiğini vurguladı. Başbakan Benyamin Netanyahu’nun “Gazze’de ne Hamas’ın ne de Fetih’ın egemenliği söz konusu olamaz” ifadelerinin, İsrail’in bölgeyi tüm Filistin siyasi yapı ve oluşumlarından arındırma politikasını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.