Arakçi: 12 Gün Savaşı'na kıyasla çok daha hazırlıklıyız

13 Ocak 2026

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkede yaşanan son olayları ABD ve İsrail ile yürütülen 12 Gün Savaşı'nın devamı olarak nitelendirdi.

YDH - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katar merkezli el-Cezire televizyonuna verdiği kapsamlı mülakatta, ülkede son dönemde yaşanan toplumsal huzursuzlukları ve dış politika gündemini değerlendirdi.

Tahran yönetiminin olaylara bakış açısını net bir dille ortaya koyan Arakçi, 8 Ocak tarihini ABD ve İsrail ile yaşanan 12 Gün Savaşı'nın 3. günü olarak gördüklerini belirtti.

Bakan, düşmanın sahada elde edemediği kazanımları, İran toplumu içinde gerilim yaratarak elde etmeye çalıştığını ifade etti.

"Protestolar iki aşamalı: Hak arayışı ve silahlı şiddet"

İran'daki gösterilerin doğasına ilişkin detaylı bir analiz yapan Arakçi, olayları 28 Aralık 2025 ile 7 Ocak 2026 arasındaki "barışçıl evre" ve sonrasındaki "şiddet evresi" olarak ikiye ayırdı.

Demokratik sistemlerde protesto hakkının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatan Arakçi, hükümetin ilk etapta göstericilerle diyalog kurduğunu ifade etti.

Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan'ın ticaret odaları ve ekonomik aktörlerle görüşerek çözüm arayışına girdiğini belirterek, "Polis ve güvenlik güçleri, şiddet seviyesinin yükselmemesi için silahsız olarak sahadaydı ve bu süreçte herhangi bir can kaybı yaşanmadı" diye konuştu.

"Kalabalığın arasında terör hücreleri sızdı"

Olayların seyrinin 8 Ocak'tan itibaren değiştiğini anımsatan İranlı Bakan, organize ve eğitimli terör hücrelerinin devreye girdiğini ifade etti.

Arakçi, eldeki belgelere dayanarak yaptığı açıklamada, kalabalığın arasına karışan silahlı kişilerin hem polise hem de göstericilere ateş açtığını belirtti.

Bu stratejinin arkasında ABD Başkanı'nın "İran protestoculara ateş açarsa müdahale ederiz" yönündeki açıklamasının yattığını kaydeden Arakçi, "Amaçları ölü sayısını artırarak ABD'yi müdahaleye zorlamaktı. Bu şer planı yurt dışında tasarlandı ve içerideki ajanlar eliyle uygulandı" ifadelerini kullandı.

"IŞİD benzeri vahşet sahneleri yaşandı"

Sokaklardaki şiddet eylemlerini Suriye'deki IŞİD vahşetine benzeten Arakçi, bazı polis memurlarının diri diri yakıldığını ve başlarının kesildiğini, camilerin ve kamu binalarının ateşe verildiğini dile getirdi.

Bu tür eylemlerin İran kültürüyle bağdaşmadığını vurgulayan Bakan, olayların arkasında dış istihbarat servislerinin, özellikle de İsrail'in parmağı olduğunu dile getirdi.

Eski CIA Direktörü Mike Pompeo'nun sosyal medya paylaşımlarını ve İsrail medyasındaki "durum kontrolümüzde" söylemlerini kanıt olarak gösteren Arakçi, "Mossad ajanlarının protestocuların arasında Farsça konuşarak dolaştığına dair itiraflar var" dedi.

"İnternet kesintisi güvenlik zorunluluğuydu"

Uluslararası kamuoyundan gelen internet kısıtlaması eleştirilerine de yanıt veren Arakçi, kesintinin terör eylemlerinin başladığı 8 Ocak tarihinde devreye sokulduğunu açıkladı.

Yurt dışından gelen talimatların ve terör grupları arasındaki koordinasyonun engellenmesi amacıyla bu adımın atıldığını belirten Arakçi, "Üç gün içinde durum kontrol altına alındı ve ana failler yakalandı. Kimin ne kadar para aldığına, polise saldırı veya kundaklama için ne kadar ödeme yapıldığına dair itiraflar elimizde" diye konuştu.

"ABD ile temaslar sürüyor ancak tehdide boyun eğmeyiz"

Diplomatik cephedeki gelişmelere de değinen Arakçi, ABD temsilcisi Witkoff ile temasların protestolar öncesinde başladığını ve kriz sırasında da devam ettiğini doğruladı.

Müzakere masasına oturmaktan kaçınmadıklarını ancak sürecin adil ve tehditten uzak olması gerektiğini vurgulayan Arakçi, şunları söyledi:

"Müzakere ve tehdit bir arada olamaz. Nükleer dosyada karşılıklı saygı ve çıkarlar temelinde, dayatma olmadan bir noktaya gelinirse masaya oturmaya hazırız. Ancak ABD'nin şu an buna niyetli olduğuna ikna olmuş değiliz."

"Nükleer silah arayışımız yok, fetvamız var"

İran'ın nükleer programına ilişkin tutumunu yineleyen Arakçi, nükleer silah üretiminin Dini Lider'in fetvası gereği haram olduğunu ve İran'ın savunma doktrininde yer almadığını hatırlattı.

NPT (Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması) çerçevesindeki zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceklerini belirten Bakan, güven artırıcı önlemlere açık olduklarını ancak bunun karşılığında yaptırımların kaldırılmasını beklediklerini ifade etti.

"Askeri ve diplomatik tüm senaryolara hazırız"

Olası bir ABD veya İsrail saldırısına karşı İran'ın hazırlık durumunu değerlendiren Arakçi, 12 Gün Savaşı'na atıfta bulunarak net bir mesaj verdi. İran'ın hem nicelik hem de nitelik olarak o döneme kıyasla çok daha yüksek bir hazırlık seviyesinde olduğunu belirten Arakçi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Askeri seçeneği tekrar denemek isterlerse biz hazırız. Diplomatik yolu seçerlerse, belirttiğimiz şartlar dahilinde ona da hazırız. Umarız Washington'da akıl ve sağduyu hakim olur ve İsrail'in çıkarları uğruna ABD'yi sonsuz savaşlara sürüklemek isteyenlerin tuzağına düşmezler."