
YDH- Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati, Russia Today’e verdiği röportajda, Lübnan devletinin direnişin uzun mücadelelerle elde ettiği kazanımları heba ettiğini, bazı bakanların ise Amerikan-İsrail planlarıyla işbirliği içinde hareket ettiğini vurguladı.
Kamati, direnişin ateşkes anlaşmasının bedelini binlerce şehit vererek ödediğini, ancak devletin bu anlaşmayı geçersiz kıldığını ifade etti:
“Ne yazık ki, direnişin Lübnan’daki güç dengesi açısından kazandığı her şey, devlet tarafından boşa harcanıyor.”
Kamati, Lübnanlılar arasında gerçek bir uzlaşı sağlamak için hükümet, devlet ve kurumlar nezdinde doğru adımlar atıldığında bazılarının bundan uzaklaştığını gözlemlediklerini belirtti. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın Litani Nehri’nin kuzeyinde silahların muhafazası ile ilgili açıklamalarını, hükümetin istikrarsızlığa, kaosa ve kabul edilemez bir iç duruma sürüklendiğinin göstergesi olarak yorumladı.
Bazı bakanların dışarıdan dayatmaları uygulamakta ısrarcı olduğunu ve İsrail’e karşılıksız tavizler verdiğini ifade eden Kamati, akıl, sağduyu ve Lübnan içi diyalog çağrısında bulundu.
Kamati, hükümette bazı kişilerin İsrail’in yayılmacı hedeflerinin farkında olmadan daha fazla taviz vermenin barış getireceğine inandığını söylerken, “Bazıları ise suç ortağıdır; Amerikan-İsrail projesini kavramış ve bu projede kişisel çıkarları için çalışıyorlar” diye ekledi.
Lübnan devletinin ve hükümetin izlediği yolun, ülkeyi kaosa, istikrarsızlığa ve hatta iç savaşa sürükleyebileceğine dikkat çeken Kamati, ordunun ve liderliğinin bunun farkında olduğunu, halkla çatışmaya girmeyeceklerini ve direnişin de orduyla çatışmaya sürüklenmeyeceğini garanti etti.
Silahların kısıtlanması planlarına karşı da net bir tavır sergileyen Kamati, “İsrail tüm Lübnan topraklarından çekilip güneydeki tutsaklar serbest bırakılmadan ve egemenliği ihlal etmeyi bırakmadan, Litani Nehri’nin kuzeyindeki herhangi bir silah konusunu görüşmek mümkün değildir” dedi. Ayrıca, “Devletin, işgali kabul edip direnişin silahlarına el koyması en büyük suçu olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Kamati, ülkenin güneyinden gelen yok etme ve yerinden etme tehditlerine karşı savunmayı önceliklendirdiklerini belirterek, devleti Amerikan, Avrupa ve İsrail baskıları altında silahların yalnızca belirli gruplarla paylaşılması, Hizbullah ile paylaşılmaması yönündeki girişimlere karşı uyardı.
Ordunun görevine de dikkat çeken Kamati, “Ordu İsrail’i Lübnan’dan gelecek olası askeri tehditlere karşı korumak için değil, işgalci İsrail ile mücadele etmek için vardır” dedi. Mekanizma Komitesi üzerinden İsraillilerin orduyu kontrol etmesine izin vermeyeceklerini de sözlerine ekledi.