Lemkin Enstitüsü: Almanya, Gazze'deki soykırımı kolaylaştırıyor

18 Ocak 2026

Lemkin Soykırımı Önleme Enstitüsü, Almanya'yı Gazze'deki soykırımı inkâr etmekle ve İsrail'e diplomatik-askeri destek sağlayarak suç ortaklığı yapmakla itham etti.

YDH - Uluslararası alanda tanınan Lemkin Soykırımı Önleme Enstitüsü, Almanya'nın Gazze'deki sürece yönelik tutumuna sert eleştiriler yöneltti.

Bugün yayımlanan bildiride Enstitü, "Almanya'daki bazı üst düzey sivil toplum kuruluşlarının Gazze'de devam eden soykırımı inkâr etme, Alman siyasi karar alıcıları arasında dezenformasyon ve inkârcı anlatılar yayma konusundaki ısrarlı çabalarını" kınadı.

Kurum, önde gelen Alman medya kuruluşlarını "İsrail hükümetinin en sadık sözcüsü" gibi hareket etmekle suçladı.

Bildiride, Alman siyasetçilerin Nazi suçlarına, Holokost'a, Sinti ve Roma soykırımına ve Sovyetler Birliği'ne karşı yürütülen imha savaşına tepki olarak kurulan uluslararası hukuk düzenine sırt çevirdiği ifade edildi.

Hazırlanan rapora göre Almanya, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana en az iki yıldır Gazze Şeridi'nde soykırım suçunu işlediğini kabul etmeyi reddediyor.

İnkârın arkasında İsrail lobisi ve dezenformasyon var

Enstitü, bu inkâr politikasının arkasında siyasi baskı, İsrail lobisi ve belirli kuruluşların dezenformasyon faaliyetlerinin yattığını belirtti.

Raporda; Ortadoğu Barış Forumu (NAFFO), Avrupa İsrail Basın Derneği (EIPA), Alman-İsrail Cemiyeti (DIG) ve Avrupa Liderlik Ağı (ELNET) gibi yapıların isimleri öne çıktı.

Söz konusu grupların Alman siyasetçilere savunulması mümkün olmayan siyasi pozisyonları meşrulaştırmaları için "sözde argümanlar" sunduğu vurgulanan raporda, bu yapıların kamu fonlarından yararlandığı ve parlamentoya ayrıcalıklı erişim sağladığı kaydedildi.

İsrail "soykırım", Almanya ise "suç ortaklığı" suçlamasıyla halihazırda Uluslararası Adalet Divanı önünde yargılanıyor.

Lemkin Enstitüsü, Alman makamlarına "soykırım inkârcısı propagandanın aktif finansmanını, yayılmasını ve meşrulaştırılmasını derhal durdurma" çağrısı yaptı.

Hükümetten, uluslararası hukuk kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışan kuruluşlara verilen fonların ve parlamento erişiminin kesilmesi istendi.

Açıklamada, Almanya'nın Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine dikkat çekilerek, Berlin'in soykırımı önleme, cezalandırma; silah ihracatı veya diplomatik destek yoluyla suç ortaklığına son verme zorunluluğu vurgulandı.

Merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan enstitü, adını "soykırım" terimini literatüre kazandıran Polonyalı Yahudi hukukçu ve Holokost mağduru Raphael Lemkin'den alıyor.

Küresel taban hareketlerini soykırımı önleme araçlarıyla buluşturmayı hedefleyen kurum, daha önce yaptığı açıklamalarda İsrail'in yürüttüğü faaliyetlerin sadece Gazze'yi değil, Batı Şeria dahil tüm Filistin topraklarını etkilediğini duyurmuştu.

Silah sanayisinde milyarlarca dolarlık iş birliği

Almanya ve Israel Aerospace Industries (IAI), 13 Ocak 2026 tarihinde Arrow 3 füze savunma sisteminin genişletilmesi amacıyla 3,1 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı.

Bu anlaşma, iki taraf arasında iki yıl önce kararlaştırılan 3,5 milyar dolarlık Arrow sözleşmesinin üzerine inşa edildi.

Alman Federal Meclisi'nin (Bundestag) 17 Aralık'ta onayladığı bu yeni adım, iki anlaşmanın toplam değerini 6,5 milyar doların üzerine çıkardı. Bu rakam, İsrail tarihinin en büyük savunma ihracatı anlaşması olarak kayıtlara geçti.

Merz hükümeti silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırdı

Alman hükümeti, 17 Kasım 2025'te İsrail'e yönelik silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırma kararı aldığını açıklamıştı.

Berlin yönetimi, Gazze'de 10 Ekim'den bu yana devam eden ateşkesin "istikrar kazandığını" belirterek, kararın 24 Kasım'da yürürlüğe gireceğini duyurmuştu.

Söz konusu kısıtlamalar, 2025 yılının Ağustos ayında Şansölye Friedrich Merz tarafından yürürlüğe konmuştu.

Merz, o dönemde yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şehri'ni işgal etme planlarının silah transferlerinin devamını gerekçelendirmeyi zorlaştırdığını ifade etmişti.