Davos'ta büyük kopuş: ABD müttefikleri Trump'a karşı kırmızı çizgiyi çekti

21 Ocak 2026

Davos'ta bir araya gelen ABD'nin en yakın müttefikleri, Başkan Trump'ın baskı politikalarının küresel düzenin sonunu getirdiğini ilan ederek Washington ile ilişkilerde yeni bir döneme girildiğini duyurdu.

YDH - İsviçre'nin Davos kasabasında toplanan Amerika'nın en yakın müttefikleri, Başkan Donald Trump'ın aralıksız baskılarının sistemin ölümcül kusurlarını açığa çıkardığı sonucuna vararak, ABD liderliğindeki küresel düzenin sona erdiğini ilan etti.

Dünya liderlerinin Trump'ın etrafında parmak ucunda yürüdüğü günler geride kaldı. Grönland kriziyle zirve yapan görevdeki ilk yılı, eski düzenin kurtarılamayacağına dair korkuları somutlaştırdı.

Axios'un aktardığına göre Belçika Başbakanı Bart De Wever, Trump'ın Grönland üzerinden gümrük vergisi tehditlerine ilişkin, "Mutlu bir vasal olmak başka, sefil bir köle olmak başka bir şeydir. Şimdi geri adım atarsanız onurunuzu kaybedersiniz" ifadelerini kullandı.

Bu alışılmadık derecede açık sözlü söylem, Trump'ın diplomatik gerilim ve piyasa endişesinin hakim olduğu zirveye çarşamba günü varışından önce Dünya Ekonomik Forumu'nda yankılandı.

Von der Leyen'den "Nixon şoku" benzetmesi

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Trump'ın müttefiklere yönelik hasmane tutumunu, ABD'nin altın standardını terk ederek savaş sonrası ekonomik düzeni altüst ettiği 1971'deki "Nixon şoku"na benzetti.

Von der Leyen, Trump sonrası normale dönüşü beklemenin Avrupa'nın kırılganlığını derinleştireceği uyarısında bulunarak ABD'den "kalıcı" bağımsızlık çağrısı yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump'ın "yeni gümrük vergilerini sonsuz bir şekilde biriktirmesini" kınadı. Macron, bu hamlelerin özellikle "toprak egemenliğine karşı koz" olarak kullanıldığında "temelde kabul edilemez" olduğunu vurguladı.

"Bir geçiş değil, kopuş sürecindeyiz"

Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos dinleyicilerine en net mesajı veren isim oldu. Carney, "Açık konuşayım: Bir geçiş sürecinde değil, bir kopuşun ortasındayız" dedi.

Carney, "Uluslararası kurallara dayalı düzen hikayesinin kısmen yalan olduğunu biliyorduk. En güçlülerin işlerine geldiğinde kendilerini muaf tuttuğunu, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını... Uluslararası hukukun, suçlanan veya mağdurun kimliğine göre değişen bir ciddiyetle uygulandığını biliyorduk" diye konuştu.

Amerikan hegemonyasının açık deniz yollarından istikrarlı finansal sisteme kadar küresel kamu malları sağladığı için "bu kurgunun yararlı olduğunu" belirten Carney, "Bu anlaşma artık işlemiyor" çıkışını yaptı.

Carney, "büyük güçlerin" artık küreselleşmenin temelini oluşturan ekonomik entegrasyonu silah haline getirdiği uyarısında bulundu.

Axios'a konuşan Kanadalı bir yetkili, Carney'nin kasıtlı olarak ABD veya Trump'ın adını vermediğini ancak sözlerinin doğrudan başkanın son eylemlerini hedef aldığını belirtti.

Eski bir merkez bankası başkanı olan Başbakan, konuşmasını tamamlarken Davos kalabalığı tarafından ayakta alkışlandı.

AB'den 93 milyar euroluk misilleme hazırlığı

Axios'a konuşan ve birçok Avrupalı lidere yakın olan eski bir ABD'li yetkili, Trump'ın son Grönland hamlesinin "Avrupalılar için ilk kez bir kırmızı çizgiyi aştığını" ve birçoğunun bunun karşılık vermek için son şans olabileceğine inandığını aktardı.

AB, 93 milyar euro (yaklaşık 109 milyar dolar) tutarında misilleme gümrük vergisi paketini değerlendiriyor. Macron, bloğun Çin'in ekonomik baskısına karşı tasarlanan güçlü ticaret aracı olan "baskı karşıtı enstrümanı" (anti-coercion instrument) devreye sokmakta "tereddüt etmemesi gerektiğini" söyledi.

Macron, bu aracın ABD'ye karşı uygulanmasıyla ilgili olarak, "Bu çılgınca. Bundan üzüntü duyuyorum. Ancak bu, öngörülemezliğin ve faydasız saldırganlığın bir sonucu" ifadelerini kullandı.

Kopuş, Grönland ve ticaret dışındaki konularda da görülüyor. Macaristan, Trump'ın yeni duyurduğu "Barış Kurulu"na katılan tek Avrupa ülkesi oldu. Bu durum, güvenin ne ölçüde eridiğini ve müttefiklerin artık Trump'ın girişimlerini meşrulaştırma konusunda ne kadar isteksiz olduğunu gözler önüne serdi.

Kurul şu ana kadar Arnavutluk, Belarus, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fas liderlerinden destek aldı.

Trump, salı sabahı NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve diğer taraflarla Grönland konusunu görüşmeyi planladığını duyurdu ancak en ilgili liderlerin birçoğu odada olmayacak.

Danimarka Başbakanı Davos'a katılmamayı tercih ederken, Macron Trump ile görüşmeden salı günü İsviçre'den ayrıldı. Almanya veya İngiltere liderlerinin Rutte toplantısına katılıp katılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Gelişmeler, Grönland'a yönelik artan Avrupa askeri sevkiyatı ve ada başbakanının halkını işgale hazırlanmaları konusunda uyardığı bir dönemde yaşanıyor.

Bu arada, Trump'ın elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, salı akşamı Davos'taki "ABD Evi"nde Ukrayna barış sürecini görüşmek üzere Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Kirill Dmitriyev ile bir araya geldi.

Avrupalı yetkililer, Davos'ta Rusya'nın barışa yönelik gerçek bir ilgi göstermediği konusunda defalarca uyarıda bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, acımasız kış şartlarında Ukrayna'nın bazı bölgelerini su ve elektrik sıkıntısıyla karşı karşıya bırakan büyük Rus saldırısının ardından İsviçre'ye gitmeyi planlamıyor.

Belçika Başbakanı De Wever, "Artık yumuşak olmanın bir anlamı yok. Eğer biri 'Senden NATO toprağını almak istiyorum, yoksa ticaret savaşı başlatırım' derse, o zaman biz de ticaret savaşı başlatırız" diyerek Avrupa'nın yeni tutumunu özetledi.