Avrupa Parlamentosu Mercosur anlaşmasını yargıya taşıdı

21 Ocak 2026

Avrupa Parlamentosu, Güney Amerika ülkeleriyle imzalanan tartışmalı Mercosur ticaret anlaşmasını, AB hukukuna uygunluğunun denetlenmesi için Avrupa Birliği Adalet Divanı'na sevk etti.

YDH - Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Güney Amerika ortak pazarı Mercosur ile varılan serbest ticaret anlaşmasını, on oy gibi kritik bir farkla Avrupa Birliği Adalet Divanı'na gönderdi.

Bloomberg tarafından aktarılan bilgilere göre bu adım, anlaşmanın AB mütektesebatına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla atıldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanan ve Avrupa genelinde çiftçilerin yoğun protestolarına neden olan anlaşmanın akıbeti, şimdi mahkemenin vereceği karara bağlı.

Hukuki değerlendirme sürecinin, parlamentodaki olası onaylama sürecini en az altı ay geciktirmesi bekleniyor.

Bazı parlamenterler, anlaşmanın belirli maddelerinin, özellikle de Mercosur ülkelerinin uygulayabileceği misilleme mekanizmalarının, Avrupa Birliği'nin düzenleme özerkliğini ihlal edebileceği yönünde endişelerini dile getirmişti.

Jeopolitik zafer mi yoksa tarım için tehdit mi?

Fransa başta olmak üzere bazı üye ülkelerin güçlü itirazlarına rağmen AB ülkeleri, üzerinde 25 yılı aşkın süredir çalışılan bu mutabakatı daha önce onaylamıştı.

ABD ve Çin'in Latin Amerika bölgesinde artan nüfuzu karşısında bu anlaşma, Avrupa Birliği için stratejik bir jeopolitik zafer olarak görülüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, parlamentonun yargı yoluna başvurma kararını "üzüntü verici" olarak nitelendirirken, anlaşmanın hayata geçirilmesinin daha fazla geciktirilmemesi çağrısında bulundu.

Dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından biri kuruluyor

Avrupa Komisyonu, parlamentonun onayı olmadan anlaşmayı geçici olarak yürürlüğe koyma yetkisine sahip olsa da böyle bir hamlenin yasama organıyla ilişkileri germesinden endişe ediliyor.

6 Aralık 2024 tarihinde müzakereleri tamamlanan AB-Mercosur serbest ticaret anlaşması, yaklaşık 700 milyon kişiyi kapsayan ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 25'ine tekabül eden dünyanın en büyük serbest ticaret bölgelerinden birini oluşturmayı hedefliyor.

Anlaşma, her iki taraftaki şirketlerin ihracatını kolaylaştırmak için gümrük vergilerinin ve ticari engellerin kaldırılmasını öngörüyor.