HTŞ'nin SDG sonrası yeni hedefi: Süveyda dosyasını kapatmak

22 Ocak 2026

Şam'daki HTŞ rejimi, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) dosyasındaki ABD destekli çözüm sürecini fırsata çevirerek, güneydeki Süveyda sorununu da nihayete erdirmeyi hedefliyor.

YDH - Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusundaki siyasi ve askeri haritanın değişmesiyle birlikte, ülkenin güneyinin akıbeti yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti.

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ( rejimi, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) dosyasındaki baskının hafiflemesini fırsat bilerek, Süveyda için kalıcı bir çözüm üretmeyi hedefliyor.

Ancak güneydeki durum, özellikle İsrail'in bölgedeki rolü ve Paris mutabakatı sonrası oluşan yeni dengeler nedeniyle kuzeyden belirgin farklılıklar gösteriyor.

ABD himayesinde Şam-Tel Aviv hattında güvenlik koordinasyonu

El-Ahbar gazetesinin değerlendirmesine göre SDG ile HTŞ arasında varılan yeni anlaşma ışığında, merkezi yönetim, ABD'nin Kürt müttefikini terk etmesi senaryosunu Süveyda için de uygulamaya koymayı planlıyor.

Bu strateji, özellikle Tel Aviv ile Şam arasında ABD himayesinde ortak bir güvenlik koordinasyon komitesinin kurulduğunun resmen ilan edilmesinden sonra hız kazandı.

Bölgedeki kaynaklar, İsrail ordusunun ülkenin güneybatısında işgal ettiği noktalardan çekilmesini öngören, ancak Dürzilere yönelik desteğin sürmesini içeren Suriye-İsrail güvenlik mutabakatlarının olgunlaşma aşamasında olduğunu belirtiyor.

İsrail'den Süveyda'ya hava köprüsü

El-Ahbar'a konuşan kaynaklara göre, İsrail'in Süveyda'daki özerk yönetime desteği kesintisiz devam ediyor.

Kaynaklar, geçtiğimiz hafta eski 5. Tümen karargahına peş peşe helikopterlerin indiğini ve bu hava araçlarının bölgeye maddi yardım ile gıda malzemesi taşıdığını aktardı.

Buna paralel olarak, Golan'daki Dürzi gençlerin İsrail ordusuna katılımında da dikkat çekici bir artış gözlemleniyor.

İsrail ordusunun düzenli eğitim programları kapsamında 150'den fazla genci eğittiği, bunlardan bazılarının Güney Suriye ve Golan Tepeleri'nde faaliyet gösteren "810. Tugay" ve "210. Tümen" gibi ihtiyat birliklerine entegre edildiği bildirildi.

Geçiş Otoritesi, Süveyda'da yaşanan katliamların izlerini silmek adına bazı girişimlerde bulunsa da, bu adımlar yerel halk nezdinde karşılık bulmadı.

Özellikle kuzey kırsalındaki Um Haratayn köyü sakinleri, yönetime bağlı komitenin onarım çalışmalarını yetersiz bularak evlerini teslim almayı reddetti.

Daha önce yakılan ve yıkılan evlerin onarımı sürecindeki aksaklıklar, 180'den fazla ailenin göç etmesine neden olmuştu.

Yerel kaynaklar, yapılan tadilatın evlerin sadece sınırlı sayıda odasını kapsadığını, köyün su ve elektrik altyapısındaki ağır hasarın ise giderilmediğini vurguluyor. Bu durum, sakinlerin geri dönüş umutlarını zayıflatıyor.

Washington ziyareti ve "ayrılık" propagandası

SDG dosyasındaki gelişmelerin ardından HTŞ rejimi, "bölünme ve ayrılık" söylemini Süveyda'daki Ulusal Muhafızlar güçleri üzerinden işlemeye başladı.

Yönetime yakın medya kanalları ve yerel sosyal medya hesapları üzerinden organize bir kampanya yürütülüyor.

Gazeteye konuşan yerel bir kaynak, Ulusal Muhafızlar liderliğinin beş gün önce mensuplarını ve destekçilerini bu kampanyaya karşı uyardığını aktardı.

Söz konusu kampanya, Süveyda Emniyet Müdürü Süleyman Abdulbaki ve Şeyh Leys el-Balus'un Washington ziyaretiyle eş zamanlı olarak hız kazandı.

"Citizens for a Safe America" (Güvenli Amerika İçin Vatandaşlar) örgütünün kolaylaştırıcılığında gerçekleşen bu ziyaret, örgüt tarafından "Suriye'de demokratik dönüşümü güçlendirme" çabası olarak nitelendiriliyor.

Ziyaretin, SDG meselesinden sonra sıranın Süveyda dosyasına geldiği ve söz konusu isimlerin müzakerelerde Dürzileri siyasi olarak temsil ettiği algısıyla sunulması dikkat çekiyor.