
YDH- Yemen’deki Ensarullah direniş hareketinin lideri Abdulmelik el-Husi, ABD’nin İran içinde “terörist ayaklanmaları” kışkırtmasının ardından “ağır darbeler aldığını, aşağılayıcı bir yenilgi yaşadığını ve tüm kötü niyetli hedeflerinde başarısız olduğunu” söyledi.
El-Husi perşembe günü yaptığı konuşmada Amerika Birleşik Devletleri’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürüttüğü komplonun kapsamlı olduğunu ancak “tamamen bozguna uğradığını” ve Washington’un “ağır bir yenilgi yaşadığını” ifade etti.
El-Husi, “Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ni hedef alması yoğundu, ancak tamamen başarısız oldu ve suç şebekeleri çöktü.” dedi.
ABD’nin yöntemlerini eleştiren el-Husi, Washington’un krizlere yol açan anlatılar üretme konusunda mahir olduğunu, ardından bu krizleri kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını söyledi.
İran’daki protestolar ve istihbarat iddiaları
Geçen ayın sonlarında Tahran’daki Büyük Çarşı’da başlayan ve artan enflasyon ile ulusal para biriminin değer kaybı karşısında ekonomik reform çağrısı içeren barışçıl protestoların kısa sürede “başka amaçlarla istismar edildiğini” vurguladı.
El-Husi, CIA ve Mossad tarafından eğitilen ajanların kalabalıkların arasına sızarak protestocuları kışkırttığını ve şiddeti teşvik ettiğini belirtti.
Ortadoğu’da hegemonya hedefi
El-Husi, hem ABD’nin hem de İsrail’in Ortadoğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurmayı hedeflediğini söyledi.
Yemen’e yönelik süregelen saldırıların “ABD, İngiltere ve İsrail tarafından planlandığını” belirten el-Husi, Yemen’in petrol zenginliği ve stratejik konumunun ülkeyi emperyal hedeflerin odağı haline getirdiğini kaydetti.
El-Husi, “Amerikalılar, İngilizler, Suudiler ve müttefikleri ülkemizi tamamen işgal etmiş olsaydı, stratejik konumunu askeri üsler için kullanacak, hedeflerini hayata geçirecek ve henüz çıkarılmamış büyük kaynaklarını yağmalayacaktı.” dedi.
Ayrıca, Yemen’in hedef alınmasının her biçimde sürdüğünü belirten el-Husi, bunun nedenini “Yemen’in Filistin halkına verdiği destek ve Gazze’ye yönelik Siyonist saldırıya karşı duruşu” olarak açıkladı.
Gazze, ateşkes ve İsrail
El-Husi, ABD’nin Gazze’de ikinci aşamanın başlatıldığına dair açıklamasına rağmen İsrail güçlerinin Gazze genelinde ölümcül saldırılarını sürdürdüğünü söyledi.
İsrail’in, ABD ile birlikte, “garantiler ve açık şartlar içeren anlaşmalar da dahil olmak üzere ateşkesleri ve diğer mutabakatları önemsemediğini” ifade etti.
El-Husi, “Trump’ın sözde kurulu; tahakküm, zorbalık, tiranlık, servet biriktirme ve Filistin halkının çıkarlarını ve kaynaklarını ele geçirme peşindedir.” dedi.
Lübnan, Suriye ve bölgesel düzen
El-Husi, İsrail’in Güney Lübnan’daki geniş çaplı saldırılarını ve İsrail’in Güney Suriye üzerindeki kontrolünü de kınadı.
ABD’nin “Siyonist proje kapsamında tüm bölgeyi hedef aldığını” belirten el-Husi, Washington’un üst düzey görevlerde bulunanların Amerikan ve İsrail çıkarlarına hizmet etmesini “güvence” altına almak istediğini söyledi.
Yemenli lider, “ne kadar para ya da hizmet sunarsa sunsun, hiçbir Arap rejiminin İsrail’in Amerika’nın bölgedeki birincil ajanı olma rolünü üstlenemeyeceğini” ifade etti.
Latin Amerika ve küresel baskı
El-Husi konuşmasında, ABD’nin onlarca yıldır Venezuela ve Latin Amerika’daki diğer ülkeleri baskı, kaynak yağması ve tüm iç işlerine müdahale yoluyla hedef aldığını anlattı.
ABD’nin zorbalığının “her zamankinden daha açık hale geldiğini” söyledi.
Grönland vurgusu
El-Husi, ABD’nin Grönland’ı kontrol altına almak istediğini, halihazırda adada askeri üsleri bulunmasına ve Danimarka ile ada halkı ve yetkilileri üzerinden ekonomik erişime sahip olmasına rağmen bununla yetinmediğini belirtti.
El-Husi, “Amerika varlık ve erişimle yetinmiyor, tam bir kontrol istiyor.” dedi.