
YDH- Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) devlet yapısına entegrasyonuna ilişkin yürütülen istişareler kapsamında verdiği süre, ateşkesin geleceğine dair çelişkili haberlerin gölgesinde bu akşam sona eriyor.
Sürecin son aşamasına girilirken, Irak’ın sınır güvenliğini artırmak ve IŞİD unsurlarının sızmasını engellemek amacıyla başlattığı kapsamlı güvenlik seferberliği de bölgedeki hareketliliği artırmış durumda.
AFP ve çeşitli kaynaklara konuşan SDG yetkilileri, diyaloğun tamamlanması ve tutukluların teslim edilmesi amacıyla ateşkesin bir ay süreyle uzatılması konusunda anlaşmaya varıldığını öne sürerken, Suriye Dışişleri Bakanlığı bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Bakanlık, resmi bir kaynak aracılığıyla, ateşkesin uzatılmasına dair dolaşan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Tartışmalar sürerken, PYD öncülüğünde kurulan özerk yönetim yetkilisi İlham Ahmed, ateşkesin uzatılması yönünde yoğun çaba sarf edildiğini belirtti. Ahmed, bu çabaların iki temel gerekçeye dayandığını ifade etti: İlki, IŞİD militanlarının transferini kolaylaştırmaya yönelik Amerikan talebine yanıt vermek; ikincisi ise kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşabilmek için Şam ile ilave bir diyalog zemini oluşturmak.
Daha önce varılan ilk uzlaşma çerçevesinde, anlaşmanın tamamlanması hâlinde Suriye güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehirlerinin çevresinde konuşlanması, ancak şehir merkezlerine girmemesi öngörülüyordu.
Barışçıl entegrasyon sürecinin teknik ayrıntıları ve zaman çizelgesinin ise sonraki bir aşamada ele alınması planlanmıştı. Bu süreç boyunca, IŞİD unsurlarının yargılanmak üzere Irak’taki güçlendirilmiş cezaevlerine nakledilmesi de dâhil olmak üzere yoğun güvenlik faaliyetlerinin sürdürülmesi kararlaştırılmıştı.
Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı, Suriye sınırı boyunca inşa edilen beton duvarın tamamlanması talimatını verdi. Sınır güvenliğini artırmayı amaçlayan projenin tamamlanma oranı yüzde 80’e ulaşmış durumda.
Bu adım, Suriye içindeki kontrol düzenlemeleriyle birlikte, sızma girişimlerini ve güvenlik ihlallerini önlemeye yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Diplomatik cephede ise Irak Dışişleri Bakanı, Avrupa Birliği Dışişleri Komiseri ile gerçekleştirdiği görüşmede, ateşkesin sürdürülmesi ve bölgesel barışın desteklenmesine yönelik seçenekleri ele aldı. Görüşmede ayrıca, terör örgütü mensubu mahkumların yönetimi konusunda uluslararası iş birliğinin önemi vurgulandı; kalıcı istikrarın sağlanmasının, ilgili tüm ülkelerin ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Öte yandan, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimali, sahada yeniden çatışmaların patlak verebileceği endişesini güçlendiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, son günlerde 134 binden fazla kişi yerinden edildi.
Yerinden edilenlerin büyük bölümünün Halep, Rakka ve Deyr ez-Zor’dan Haseke ve Kobani yönüne göç ettiği belirtilirken, bu hareketlilik bölgeyi ciddi insani ve lojistik zorluklarla karşı karşıya bırakıyor.
Siyasi çevreler, artan uluslararası baskı ortamında, Fırat’ın doğusunda güvenlik ve askeri dosyaların kontrollü ve güvenli biçimde devredilmesini sağlayacak bir çözümün hayata geçirilmesi için önümüzdeki saatlerin kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizliğin nasıl sonuçlanacağı ise, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkileyecek başlıca başlık olarak öne çıkıyor.