
YDH- İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında bölgesel denklemleri kökten sarsacak açıklamalarda bulundu. Gaziler ve Muhafızlar Günü vesilesiyle vatan savunmasında yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan Bekayi, İran’ın mevcut askeri hazırlık seviyesinin ve diplomatik duruşunun tarihsel bir eşikte olduğunu vurguladı.
İran’ın savunma kapasitesindeki artışın stratejik bir caydırıcılık yarattığını ifade eden Bekayi, olası bir saldırı senaryosuna karşı net bir sınır çizdi:
"Haziran ayındaki saldırı deneyimi hafızalarımızda taze. Ancak bugün çok daha güçlüyüz. Karşı karşıya olduğumuz hibrit savaşın sadece İran’ı değil, tüm bölgeyi hedef aldığının müttefiklerimiz de farkında. Savunma kapasitemizi tahkim etmek için bir saniye bile durmuyoruz. Egemenliğimize yönelik her türlü hamleye, saldırganı pişman edecek 'üzücü' bir yanıt verilecektir."
ABD ile olası bir saldırı konusunda yapılan görüşmelerle ilgili olarak Bekai şunları söyledi:
"Savaş istemeyen bir tarafla görüşmelere girebilirsiniz. Bizim pozisyonumuz açık, diplomasiye asla sırt çevirmedik. Halkımız beş tur görüşme yapıldığını kendi gözleriyle gördü ve görüşmeleri bozup ateşe veren taraf, Siyonist rejimle işbirliği içinde olan Amerikan tarafıydı. Biz hem görüşmelerde dürüstüz hem de kendimizi savunmada ciddiyiz. Tehdit edildiğimizde kenarda durup izleyebilir miyiz? Güçlerimiz herhangi bir saldırıya üzücü bir yanıt verecektir. Diplomatik düzeyde adımlar attık ve bölgedeki taraflarla etkileşimde bulunduk. Elbette hiçbir ülke savaşı istemez, ancak dayatılırsa, kenarda durmaktan başka seçeneğimiz olmayacaktır."
İran'ın olası bir saldırıya vereceği yanıtla ilgili olarak şunları söyledi:
"Hiçbir şeyi hafife alamazsınız. Kendimizi savunmak için olağanüstü bir yeteneğimiz var. Geçmişe göre çok daha hazırlıklıyız. Sorumluluğumuz ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunmaktır. Yanıtımız konusunda ise, herhangi bir saldırıya kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz ve silahlı kuvvetlerimiz İran'ı nasıl savunacağını biliyor."
ABD’nin İran’a yönelik suçlamalarını "medya savaşının bir unsuru" olarak niteleyen Bekayi, Washington’ın kendi içindeki polis şiddetini görmezden gelerek sergilediği tutumu "sahtekarlık" olarak tanımladı. Gazze için toplanmayan İnsan Hakları Konseyi’nin, asılsız gerekçelerle İranlı yetkililere kısıtlama getirmesini Batı’nın "çifte standartlı" politikasının kanıtı olarak sundu.
ABD'deki protestocuların bastırılması ve ülkenin İran'a yönelik suçlamalarıyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şunları söyledi:
"Dünyamız çifte standart adı verilen bir sorunla karşı karşıya. İşgal altındaki Filistin'de yaşanan olaylar İnsan Hakları Konseyi'nin toplanmasına bile yol açmadı. Yetkilileri hakkında dava açılan bir rejim kolayca görevden alınabiliyor, ancak aynı zamanda, baskı altında ve asılsız bahanelerle, ülkemizin yetkililerinin ülkeye girmesi engelleniyor."
Diplomatik kanallara dair de konuşan Bekayi, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un özel mesajlarına yönelik, "Diplomasi kısa mesajlarla değil, resmi ve hukuki zeminlerde yürütülür. Bölge dışı güçlerin direktif verme dönemi artık kapanmıştır," ifadelerini kullanarak Tahran’ın tam bağımsızlık vurgusunu yineledi.
Rusya ve Çin ile yürütülen savunma ve stratejik iş birliğinin tam kapasite sürdüğünü belirten Sözcü, BM Güvenlik Konseyi üyesi olan bu aktörlerin bölgesel barış sorumluluğuna dikkat çekti. UAEA Başkanı Rafael Grossi’nin açıklamalarını ve Batılı ülkelerin Davos’taki engellemelerini eleştiren Bağayi, İsviçre’nin tarafsızlığını yitirdiğini ve baskılara boyun eğdiğini savundu.
Avrupa Parlamentosu’nun Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör listesine alma girişimini "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olarak değerlendiren Bağayi, şu uyarıda bulundu: "Bir devletin resmi ordusunu hedef almak, bölgedeki gerçek terör gruplarının önünü açmaktır. DMO, terörle mücadelede en ağır bedeli ödeyen kurumdur. Bu saldırgan tutuma İran kesinlikle karşılık verecektir."
Irak’taki hükümet kurma sürecine yönelik ABD müdahalelerini "çirkin bir alışkanlık" olarak niteleyen Bekayi, İran’ın komşularının halk iradesine saygı duyduğunu belirtti. Suriye’deki istikrarsızlığın temelinde de yine İsrail’in saldırganlığının yattığını ifade eden Sözcü, bölge ülkelerinin bu "öğretici" süreçten gerekli dersleri çıkarması gerektiğini kaydetti.
Batı Asya’daki güvenlik krizinin merkezine Siyonist rejimi yerleştiren Bekayi, Lübnan ve Gazze’deki ateşkes süreçlerinin işgalci güçler tarafından sabote edildiğini hatırlattı. Rakamlarla konuşan Sözcü, "Lübnan hava sahası sadece dün gece 15 kez, geçtiğimiz yıl ise toplamda 6 bin kez ihlal edildi" diyerek uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştirdi. 2022 BM raporlarına atıfta bulunarak bölgedeki yapının bir "apartheid" rejimi olduğunu savunan Bekayi, sivil katliamlarının bu sistemik şiddetin bir sonucu olduğunu belirtti.