IntelSky: ABD, İran'a karşı imha savaşı hazırlığında

26 Ocak 2026

İran’ın atış bölgelerindeki sessizliği teyit eden NOTAM verileri ve bölgeye yığılan 1.018 füze hücresi ile 112 hayalet uçaklık devasa kapasite, sürecin diplomatik bir mesajı aşarak topyekûn bir "imha savaşı" hazırlığına dönüştüğünü kanıtlıyor.

YDH- IntelSky analisti Talal Nahle, 26 Ocak Pazartesi şafağı itibarıyla güncellediği raporunda, ABD ve vekillerinin bölgedeki askeri varlığını "yalan söylemeyen rakamlar" üzerinden analiz etti.

İran’ın atış bölgelerindeki "sağır edici sessizliği" teyit eden son NOTAM verileri ve bölgeye yığılan devasa "Savaş Düzeni" (ORBAT), sürecin artık bir spekülasyon olmaktan çıktığını ve "yalan söylemeyen rakamların" diliyle topyekûn bir imha savaşı aşamasına geçildiğini gösteriyor.

NOTAM dosyalarındaki sessizliğin operasyonel bir hazırlığa işaret ettiğini savunan Nahle, ortaya çıkan "askeri canavarın" anatomisini paylaştı.

Rapordaki en kritik veriyi, ABD savaş gemilerinde bulunan 1.018 Dikey Fırlatma Sistemi (VLS) hücresi oluşturuyor. Bu kapasite, ABD filosunun tek bir salvoda 1.000'den fazla Tomahawk füzesi fırlatabileceği anlamına geliyor. Analize göre, bu denli yoğun bir füze doygunluğu karşısında hiçbir hava savunma sistemi dayanamaz; İran’daki tüm radarlar, havaalanları ve füze platformları ilk on dakika içinde tamamen imha edilebilir.

ABD’nin yanı sıra Suudi Arabistan ve Katar’ın sağladığı toplam 4,47 milyon librelik devasa havadan yakıt ikmali kapasitesi, operasyonel menzili sınırsız hale getiriyor. Bu lojistik güç sayesinde F-35 ve F-15E savaş uçakları, Avrupa veya Diego Garcia gibi uzak noktalardan kalkıp Tahran’ı vurduktan sonra Körfez üslerine inmeden geri dönebilecek. Bu durum, Körfez’i bir hedef olmaktan çıkarıp yalnızca bir "geçiş istasyonu"na dönüştürüyor.

ABD ve İsrail’e ait toplam 112 adet beşinci nesil (F-35) hayalet savaş uçağı, saldırının öncü gücü olarak konumlanmış durumda. Bu filonun tek bir görevi var: Operasyonun ilk gecesinde İran’ın S-300 ve S-400 hava savunma bataryalarını yok ederek, ağır bombardıman uçakları için güvenli bir koridor açmak.

Katar, BAE ve Suudi Arabistan’ın sahip olduğu modern uçak filolarının ise siyasi nedenlerle doğrudan saldırıya katılmayacağı öngörülüyor. Bu güçlerin asıl görevi; kendi hava sahalarını ve bölgedeki ABD üslerini olası İran karşı saldırılarına karşı korumak olacak. Böylece ABD kuvvetleri, savunma kaygısı gütmeden tamamen ofansif operasyonlara odaklanabilecek.

NOTAM verilerindeki durgunluğu "operasyonel memnuniyet" ve uçuş planlarının kesinleşmesi olarak yorumlayan Nahle, bu boyuttaki bir askeri yığınağın günlük maliyetinin yüz milyonlarca doları bulduğuna dikkat çekiyor.

Son saha özeti

Nahle'nin değerlendirmesi: Yüz milyonlarca dolarlık günlük operasyonel maliyetler, bu çapta bir askeri gücün uzun süre bekletilmesini imkansız kılarak ABD'yi kısa sürede bir karar vermeye zorlamaktadır. Mevcut lojistik tablo ya birkaç gün içinde topyekûn bir saldırının başlayacağını ya da maliyeti göze alan kademeli bir geri çekilme sürecine girileceğini göstermektedir. Bölgeye C-5M nakliye uçaklarıyla hâlâ yoğun ekipman sevkiyatı yapılıyor olması, geri çekilme ihtimalini zayıflatarak saldırı seçeneğini en yüksek olasılık haline getirmektedir.