
YDH- Irak Yüksek İslam Konseyi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, ülkenin bir sonraki başbakanının seçiminin anayasal bir konu olduğunu vurguladı.
Konseyin sözcüsü Ali ed-Dayfi, Irak’ın köklü kurumlara sahip bir devlet olduğunu belirterek, siyasi hak ve yükümlülüklerini “bağımsız ulusal irade” doğrultusunda yönetebilecek kapasitede olduğunu ifade etti. Ed-Dayfi, Irak’ın iç işlerine müdahaleden kaçınılması çağrısında bulundu.
Trump’ın uyarılarına ilk Şii siyasi tepki
Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Başbakan Nuri el-Maliki’nin yeniden göreve dönmemesi gerektiği yönündeki “uyarılarının” ardından gelen ilk Şii siyasi tepki olarak kayda geçti.
Trump, Maliki’nin yeniden seçilmesi halinde ABD’nin Irak’a yönelik yardımları askıya alabileceği uyarısında bulunmuştu.
Maliki’nin adaylığı ve siyasi destek
Geçtiğimiz hafta, Irak parlamentosundaki 329 sandalyenin yaklaşık 185’ine sahip olan ve ülkedeki en büyük blok konumundaki Şii Koordinasyon Çerçevesi, Nuri el-Maliki’yi bir sonraki başbakan için resmi aday olarak gösterdi.
Maliki’nin adaylığının Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYP) ve Sünni Ulusal Siyasi Konsey içindeki bazı kesimlerden destek aldığı bildirildi.
Nuri el-Maliki, 2006–2014 yılları arasında Irak başbakanlığı görevini yürüttü.
Irak’taki siyasi sistemin dengeleri
Irak’ta 2003 sonrası kurulan siyasi sistem çerçevesinde, cumhurbaşkanlığı makamının geleneksel olarak bir Kürt’e, başbakanlığın bir Şii’ye ve meclis başkanlığının ise bir Sünni’ye verilmesi teamül olarak uygulanıyor.