Tahran: İran'a tehdit tüm bölgeye savaş ilanıdır

28 Ocak 2026

İran Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin kurumsal sitesi ABD yönetiminden gelen tehditlere karşı Batı Asya genelinde "ortak bir bölgesel cephe" oluşturulduğunu duyurdu.

YDH - İran Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin kurumsal sitesinde yayımlanan açıklamada, ABD'nin son dönemde artan tehditlerine karşı Tahran'ın stratejik konumunu ve bölgesel ittifaklarını ele aldı.

Bugün yayımlanan açıklamada, Washington yönetiminin söylemlerine karşı Batı Asya'da İran'ı destekleyen "birleşik bir bölgesel cephe"nin fiilen devreye girdiği belirtildi.

Açıklamada, son haftalarda ABD'li yetkililerin İran'a karşı çeşitlenen tehdit dillerine başvurduğu hatırlatıldı.

Bu tehditlere karşı sadece İranlı yetkililerin değil, bölgedeki müttefik güçlerin de net bir duruş sergilediği ifade edilen açıklamada, Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Bahreynli dini lider Ayetullah Şeyh İsa Kasım ve Irak'taki Hizbullah Tugayları gibi aktörlerin açıklamalarına atıf yapıldı.

Açıklamada, "Bu hareketler ve şahsiyetler, güçlü ve kararlı bir dille, her türlü tehdit karşısında İran İslam Cumhuriyeti'nin ve Devrim Lideri İmam Hamenei'nin yanında olduklarını ilan etmişlerdir" denildi.

"İran, güvenlik mimarisinin merkezi sütudur"

Açıklamada, İran'ın bölgedeki rolünün sadece siyasi veya finansal bir destekçi olmanın ötesine geçtiği vurgulandı.

Tahran'ın, ABD'nin askeri müdahalelerine ve İsrail'in istikrarsızlaştırıcı politikalarına yanıt olarak on yıllar içinde şekillenen gayriresmi bir güvenlik sisteminin "merkezi sütunu" haline geldiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İran, bu sistemde sadece bir destekçi değil, yapının omurgasıdır. Dolayısıyla İran'a yöneltilen herhangi bir tehdit, otomatik olarak bu güvenlik mimarisinin tamamına yöneltilmiş sayılır. Bu durum, verilecek yanıtın kapsamını genişletmekte ve herhangi bir düşmanca eylemin maliyetini büyük ölçüde artırmaktadır."

Açıklama, bölgedeki mevcut durumu "kolektif caydırıcılık" (collective deterrence) kavramıyla tanımladı.

Klasik güç temerküzünün aksine, bu modelin tek bir noktaya değil; geniş bir coğrafyaya, farklı aktörlere ve çoklu yeteneklere dayalı bir ağa yaslandığı kaydedildi.

ABD'nin askeri ve siyasi hesaplarının bu yeni denklem nedeniyle geçmişe kıyasla çok daha karmaşık hale geldiği savunulan açıklamada, "İran'a karşı atılacak herhangi bir adım, tek bir cepheyle veya öngörülebilir tek bir yanıtla sınırlı kalmayacaktır" uyarısında bulunuldu.

"Talimatla değil, tarihsel kader birliğiyle"

Washington'daki yaygın kanaatin aksine, bu ittifakın "emir-komuta" zinciriyle veya dayatmayla oluşmadığına dikkat çekilen açıklamada, söz konusu birlikteliğin savaşlar, ambargolar ve rejim değiştirme girişimleriyle sınanmış ortak bir tarihsel tecrübenin ürünü olduğu vurgulandı.

Bölgesel aktörlerin, İran'ın zayıflatılmasının tüm bölgede topyekûn bir istikrarsızlığa yol açacağı kanaatine vardığı belirtilen açıklamada şu tespit yer aldı:

"Bu yakınlaşma, Washington'daki algının aksine 'emir' veya 'dayatma' ürünü değil; dayanışmanın ve ortak tarihsel tecrübenin meyvesidir. Bugün İran'ı destekleyen sembolik işaretler dahi, özgül ağırlığı yüksek stratejik mesajlar taşımaktadır."

Açıklamanın sonuç bölümünde, ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerine verilen bölgesel tepkilerin, İran'ın sadece ulusal bir aktör değil, bölgesel bir denge ekseni olduğunu kanıtladığı belirtildi.

Tehditler İran'a yöneldiğinde meselenin devletlerarası bir çatışmadan çıkarak "kimliksel bir meydan okumaya" dönüştüğü ifade edilen açıklamada, "Tehditler ne kadar belirginleşirse, bu dengenin tutarlılığı da o kadar görünür hale gelmektedir. Gelecekteki herhangi bir çatışmanın veya İran'a yönelik adımın kaderini belirleyecek en önemli değişken işte bu gerçektir" denildi.