Irak, ulusalcılar ile vesayetçiler arasında yol ayrımında

29 Ocak 2026

Irak’ta başbakanlık seçimi süreci, yerel aktörlerin dış başkentlerle kurduğu angajmanlar ve Koordinasyon Çerçevesi’nin bu duruma karşı sergilediği dirençle yeni bir egemenlik krizine evriliyor.

YDH- Irak’ta ulusal karar mekanizmalarının dış müdahalelere bağımlılığı, başbakanlık makamı üzerindeki pazarlıklarla yeniden alevlendi. Parlamento’nun en büyük grubu olan Koordinasyon Çerçevesi, Washington ve Doha gibi dış merkezlerin "veto" girişimlerine karşı "egemenlik" kartını masaya sürüyor.

Koordinasyon Çerçevesi liderlerinden İbrahim el-Sikkini, Sünni blokları dış güçlere taviz vermekle suçlayarak; asıl hedefin Nuri el-Maliki gibi güçlü yerel figürlerin "dış veto" ile sistem dışına itilmesi olduğunu vurguladı.

Bu durum, yürütme erki üzerinde kurulan "yumuşak bir vesayet" girişimi olarak nitelendiriliyor.

Milletvekili Hüseyin el-Atvani ve diğer siyasi aktörler, ABD merkezli müdahaleleri "tahakküm zihniyeti" olarak tanımlıyor. Bu sertleşen ton; içeride "uzlaşı adayı" dayatmasını kırmayı, dışarıda dikte devrinin kapandığını ilan etmeyi ve halkı "ulusal bağımsızlık" temelinde mobilize etmeyi amaçlıyor.

Irak, kararın Bağdat’ta alınmasını savunan ulusalcı blok ile dış destekli aktörler arasında bir yol ayrımında.

Ya siyasi süreç dış etkilerden tahkim edilerek bağımsızlaştırılacak ya da dayatılan bir uzlaşıyla eski kriz döngüsü yeniden üretilecek.