
YDH- El-Meyadin muhabirinin aktardığına göre, İsrail’e ait bir Merkava tankı, iki askeri araç eşliğinde perşembe günü Lübnan’ın güneyindeki Yarun beldesinin dış mahallelerine girdi.
Yarun’da askeri konuşlanma ve sivillerin kaçışı
Muhabir, İsrail güçlerinin beldenin kıyısında bulunan ve “askeri birliğin gelişi öncesinde sivil yerleşim olarak kullanılan” bir evin yakınına konuşlandığını bildirdi.
Söz konusu evde yaşayan Lübnanlı sivillerin, işgal güçlerinin yaklaşması üzerine bölgeden kaçtığı belirtildi. Bu durumun, sivillerin güvenliğine ilişkin endişeleri artırdığı ifade edildi.
Güney Lübnan’da ihlaller ve saldırılar
Bu gelişmenin, İsrail güçlerinin son aylarda “güvenlik operasyonları” gerekçesiyle Lübnan topraklarına yönelik kara ihlallerini ve ateşkes anlaşmasını ihlal eden adımlarını sürdürdüğünü gösterdiği aktarıldı.
El-Meyadin’in haberine göre, İsrail ordusu geçen hafta da Kefer Şuba, Blida, Kefer Kila ve Udeyse beldeleri dahil olmak üzere Güney Lübnan’daki birçok noktayı hedef aldı.
El-Meyadin muhabiri, Hasbeya ilçesinde bulunan Kefer Şuba’nın dış kesimlerinin topçu ateşiyle vurulduğunu, Beyad Blida sınır noktasında konuşlu İsrail güçlerinin ise beldenin doğu kesimlerine makineli tüfek ateşi açtığını aktardı.
Hava saldırıları ve İHA saldırıları
Haberlere göre, İsrail güçleri Kefer Kila beldesini bombalarken, Nebatiye vilayetinde yer alan Udeyse’ye de iki ayrı saldırı düzenledi.
Cuma sabahı Sur ilçesine bağlı el-Mansuri beldesine yönelik bir İsrail İHA saldırısında “bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de yaralandığı” bildirildi.
Bundan bir gün önce, Nebatiye ilçesinde yolda seyir halindeki bir aracı hedef alan bir diğer İsrail İHA saldırısında da bir sivilin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Ayrıca perşembe günü İsrail savaş uçaklarının, Doğu Lübnan’daki Bekaa bölgesinde birden fazla noktaya hava saldırıları düzenlediği aktarıldı.
“1701 sayılı kararın ihlali” vurgusu
El-Meyadin’in aktardığına göre, Güney Lübnan, Bekaa Vadisi ve Beyrut’un güney banliyölerini kapsayan bu saldırıların, İsrail’in daha geniş çaplı askeri kampanyasının parçası olduğu belirtildi.
Söz konusu eylemlerin, çatışmaların durdurulmasını ve Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesini öngören BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararının açık ihlali olduğu vurgulandı.