ABD’den Tel Aviv ve Riyad’a dev silah paketi

31 Ocak 2026

Washington yönetiminin İsrail ve Suudi Arabistan’a onayladığı milyarlarca dolarlık silah satışlarının, bölgedeki artan gerilim ve olası askeri tırmanma tartışmaları eşliğinde gündeme geldiği bildirildi.

YDH- Times of Israel’in haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, Trump yönetiminin İsrail’e yönelik 6,67 milyar dolarlık yeni silah satışını ve Suudi Arabistan için ayrı bir 9 milyar dolarlık silah paketini onayladığını açıkladı.

Açıklamanın, Ortadoğu’da özellikle ABD’nin İran’a yönelik olası askeri saldırıları etrafında tansiyonun yükseldiği bir dönemde yapıldığı aktarıldı.

Satışların, Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre’yi aynı gün içinde bilgilendirmesinin ardından kamuoyuna duyurulduğu belirtildi.

Gazze ateşkesi tartışmaları gölgesinde silah satışları

Silah satışlarının, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için ateşkes planını ilerletmeye çalıştığı bir süreçte gerçekleştiği kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre, İsrail’e yönelik silah satışları dört ayrı paket halinde düzenlendi. Bu paketler arasında, 30 adet Apache saldırı helikopteri ile bunlara bağlı ekipman ve mühimmatın yanı sıra 3.250 adet hafif taktik araç bulunuyor.

Apache helikopterlerinin, roket rampaları ve gelişmiş hedefleme sistemleriyle donatılacağı, bu kalemin toplam paket içindeki en büyük bölüm olduğu ve 3,8 milyar dolara ulaştığı bildirildi.

İkinci büyük kalemin ise İsrail ordusunun personel ve lojistik taşımada kullanacağı hafif taktik araçlar olduğu aktarıldı. Bu araçların, İsrail ordusunun “iletişim hatlarını uzatmak” amacıyla kullanılacağı ve maliyetinin 1,98 milyar dolar olduğu ifade edildi.

Kongre’den eleştiri

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, Trump yönetimini anlaşmaları duyurma biçimi nedeniyle eleştirdi.

Meeks, yapılan açıklamaların “Kongre denetimini ve yıllardır süregelen uygulamaları göz ardı ettiği” değerlendirmesinde bulundu.

Meeks, yazılı açıklamasında Trump yönetiminin, “Gazze’de atılacak sonraki adımlar ve daha geniş ABD-İsrail politikası hakkında kritik sorularda Kongre ile temas kurmayı reddederken, uzun süredir var olan Kongre yetkilerini açıkça yok saydığını” ifade etti.

Ek askeri ekipmanlar

Anlaşmalar kapsamında İsrail’in, 2008’den bu yana hizmette olan zırhlı personel taşıyıcıları için 740 milyon dolarlık güç paketi satın alacağı bildirildi.

Ayrıca, 150 milyon dolarlık bir kısmın, mevcut envanteri tamamlamak amacıyla sayısı açıklanmayan hafif hizmet helikopterlerine ayrılacağı kaydedildi.

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’e ilişkin ayrı fakat benzer içerikli açıklamalarda, bu yeni satışların bölgedeki askeri dengeyi etkilemeyeceğini savundu.

Açıklamalarda, satışların İsrail’in “mevcut ve gelecekteki tehditlerle başa çıkma kapasitesini artıracağı, sınırlarını, kritik altyapısını ve nüfus merkezlerini savunma yeteneğini geliştireceği” belirtildi.

Bakanlık ayrıca, “ABD’nin İsrail’in güvenliğine bağlı olduğu” ve İsrail’in güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmasının ABD’nin ulusal çıkarları açısından hayati olduğu yönündeki görüşünü yineledi.

Suudi Arabistan’a Patriot füzeleri

Suudi Arabistan’a yönelik silah satışının ise 730 adet Patriot füzesi ve ilgili ekipmanları kapsadığı ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı, bu satışın “ABD’nin dış politika ve ulusal güvenlik hedeflerini destekleyeceğini” ve Suudi Arabistan’ın Körfez bölgesinde “siyasi istikrar ve ekonomik ilerleme sağlayan bir aktör” olarak konumunu güçlendireceğini savundu.

Açıklamada, söz konusu kapasitenin Suudi Arabistan, ABD ve yerel müttefiklerin kara kuvvetlerini koruyacağı ve bölgedeki entegre hava ve füze savunma sistemine Suudi Arabistan’ın katkısını önemli ölçüde artıracağı ileri sürüldü.

Satışın, Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de aralarında bulunduğu Trump yönetiminin üst düzey yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin ardından duyurulduğu aktarıldı.

Uzmanlar silah satışlarının zamanlamasının, bölgede artan gerilimle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Washington’un İsrail ve Suudi Arabistan’a eş zamanlı ve yüksek “tutarlı” askeri paketler onaylamasının, İran’a yönelik olası bir askeri tırmanma senaryosu öncesinde “müttefiklerin kapasitesini güçlendirmeyi” hedeflediği değerlendiriliyor.

Ayrıca, bu adımların resmi söylemde “caydırıcılık” ve “savunma” gerekçeleriyle sunulmasına karşın, bölgedeki askeri hazırlık seviyesinin yükseldiğine ve olası bir çatışma ihtimalinin göz ardı edilmediğine işaret ettiğini belirtiyorlar.