Avrupa yükselen euronun ekonomik bedelini tartışıyor

01 Şubat 2026

Euronun ABD doları karşısında son dört yılın en yüksek seviyesi olan 1,20 sınırını aşması, Avrupalı karar merciilerini zorlu bir tercihle karşı karşıya bıraktı.

YDH - Euronun değerindeki hızlı artış, Avrupalı karar merciilerinin uzun süredir arzuladığı bir hedefin dezavantajlarını gün yüzüne çıkarıyor.

Ortak para birimini ABD dolarına rakip bir küresel rezerv para birimine dönüştürme vizyonu, euronun dolar karşısında son dört yılın en yüksek seviyesi olan 1,20 birimini aşmasıyla birlikte sorgulanmaya başlandı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana küresel rezerv para birimi statüsünü İngiliz sterlininden devralan ABD doları, dünya ticaretinin ana enstrümanı ve hükümetlerin döviz rezervlerinin temel taşı olma özelliğini koruyor.

Bu statü, ABD hükümetinin ve vatandaşlarının on yıllardır düşük maliyetle borçlanmasına imkan tanıyor.

Avrupalı karar merciileri de benzer bir düşük borçlanma maliyeti, daha istikrarlı bir para birimi ve ABD yaptırımlarından korunma amacıyla doların hakimiyetini sarsmayı hedefliyor.

Ancak hükümetlerin ve yatırımcıların euroyu tercih etmesi, para biriminin güçlü kalmasına bağlı.

Güçlü euro ihracat odaklı büyüme modelini tehdit ediyor

Politico'nun değerlendirmesine göre euronun değer kazanması, Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'nın ihracata dayalı büyüme modelini doğrudan risk altına sokuyor.

Berlin'de gazetecilere açıklama yapan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "Dolar kurundaki gelişmeleri bir süredir endişeyle takip ediyorum" dedi. Merz, doların mevcut seviyesinin Alman ihracat sanayisi için ciddi bir ek yük oluşturduğunu belirtti.

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, geçtiğimiz yaz doların hakimiyetinde çatlaklar belirdiğinde, nadir görülen bir "küresel euro momenti" ihtimalini dile getirmişti.

Yabancı yatırımcılar ABD hisse senedi ve tahvil piyasalarına güvenmeye devam etse de, doların düşüş riskine karşı euroya yönelmeleri, ortak para biriminin değerini daha da yükseltiyor.

Mevcut verilere göre dolar küresel rezervlerin yüzde 57'sini oluştururken, euro yüzde 20 ile ikinci sırada yer alıyor.

ING Küresel Makro Başkanı Carsten Brzeski, "Para biriminizin küresel bir rezerv olmasını istiyorsanız, değer kazanmasını kabul etmelisiniz" değerlendirmesinde bulundu.

Brzeski, Avrupa varlıklarına olan iştah arttıkça döviz kurunun da yükseleceğini, AMB'nin stratejisine sadık kalması durumunda bu bedeli ödemek zorunda olduğunu ifade etti.

Merkez bankalarından enflasyon ve kur uyarısı

Euronun değerindeki artış sadece hükümetleri değil, AMB yetkililerini de harekete geçirdi.

Euronun 1,20 dolar seviyesini geçmesinin ardından yetkililer, enflasyon oranının yüzde 2 hedefinin altına düşmesini engellemek için müdahale gerekebileceği uyarısında bulundu.

Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, euronun değer kazanmasını yakından izlediklerini belirterek, "Bu durum, önümüzdeki aylarda para politikamıza ve faiz kararlarımıza yön verecek faktörlerden biri" dedi.

Benzer bir uyarı Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher'den de geldi.

Avrupalı ihracatçılar; yüksek üretim maliyetleri, Çin'in ucuz rekabeti ve ABD'nin ticaret tarifeleri nedeniyle halihazırda zorlu bir dönemden geçiyor.

Euro bölgesinin büyümesinin kısa vadede uygun döviz kuruna bağlı olması, güçlü euroyu ödenmesi zor bir bedel haline getiriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, CNBC'ye verdiği demeçte Avrupalıları uyararak, "Euro 1,20 seviyesine ulaştığında Avrupalıların kurlar çok güçlü diye şikayet edeceklerini söyleyebilirim; ne dilediklerine dikkat etmeliler" diye konuştu.