Kuzeydoğu Suriye'de 'Entegrasyonun sınırları ne?' bilmecesi sürüyor

02 Şubat 2026

Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütü ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) örgütü arasında imzalanan entegrasyon anlaşması, tarafların maddeler üzerindeki taban tabana zıt yorumları nedeniyle belirsiz bir sürece girdi.

YDH- El-Ahbar'a göre, Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütü ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 30 Ocak'ta imzalanan ve bir yıl içindeki üçüncü uzlaşı olan anlaşmanın geleceği, uygulama aşamasında ortaya çıkan derin yorum farkları nedeniyle belirsizliğini koruyor.

ABD’nin gözetimi, Fransa’nın denetimi ve IKYB'nin katılımıyla bugün yürürlüğe girmesi planlanan dört aşamalı plan; başta Haseke ve Kamışlı olmak üzere kuzey şeridindeki yerleşimlerin yönetim yetkisi üzerine odaklanıyor.

Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması öngörülen süreç, SDG ve Asayiş güçlerinin merkezi yapıya eklemlenmesini hedeflerken, tarafların "nasıl bir entegrasyon?" sorusuna verdiği yanıtlar krizin ana kaynağını oluşturuyor.

Anlaşmanın duyurulmasının ardından resmi medya, hükümet kaynaklarına dayanarak SDG ve Asayiş güçlerinin tamamen dağıtılacağını; üyelerin güvenlik taramasından geçirilerek HTŞ'nin sözde 'savunma ve içişleri bakanlıklarına' "bireysel" olarak kaydedileceğini bildirdi.

Buna karşın Kürt yetkililer, mevcut askeri ve idari yapının korunacağını savunuyor. Kamışlı Havalimanı, Nusaybin ve Darbasiya sınır kapılarının akıbeti ile Ayn el-Arab'a verilecek idari statü gibi temel maddeler henüz netleşmiş değil.

Yerel konseylerin "ortak yönetim" modelinin korunmasını isteyen Kürt tarafı, HTŞ güçlerinin varlığının sadece belirli alanlarla sınırlı kalması gerektiğini ileri sürüyor.

SDG Başkomutanı Mazlum Abdi, yaptığı açıklamalarda Asayiş güçlerinin bölgedeki asayiş görevine devam edeceğini ve hükümet güçlerinin sadece denetim amaçlı önceden belirlenmiş noktalara gireceğini belirtti.

Anlaşmanın merkezinde "Kürt özerkliği" olduğunu savunan Abdi; ''Haseke ve 'Kobani'de "tugay" yapılarının korunacağını, Özerk Yönetim çalışanlarının ise pozisyonlarını kaybetmeden ilgili bakanlıklara bağlanacağını'' iddia etti.

Bu iddiayı destekleyen Kürt lider Aldar Halil de SDG’nin yapısının korunacağını, tek değişikliğin resmi olarak orduya bağlanmak olduğunu belirterek, "Kimliğimiz artık Suriye Ordusu Cezire Tümeni olacak" ifadesini kullandı.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) yöneticisi Salih Müslim, el-Ahbar’a yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın bir dağılma değil, idari bir entegrasyon süreci olduğunu vurguladı.

Müslim, ''Asayiş’in İçişleri Bakanlığı’na, SDG’nin ise Haseke’de üç, 'Kobani'de bir tugay halinde orduya eklemleneceğini açıkladı. SDG’nin Deyr ez-Zor ve Rakka’dan çekilmesinin Arap-Kürt çatışmasını önleme adına tarihi bir adım olduğunu savunan Müslim, uluslararası baskıların hükümeti bu imzaya zorladığını'' belirtti.

Sahadaki kaynaklar, tarafların anlaşmayı kendi ajandaları doğrultusunda esnetmeye çalıştığına dikkat çekiyor. HTŞ kanadı bölgenin tam kontrolünü ele almayı hedeflerken, SDG tarafı hükümet güçlerinin varlığını "geçici" bir durum olarak kodluyor.

Ayrıca, SDG bağlantılı isimlerin liderlik pozisyonlarına gelmesine yönelik muhtemel bölge ülkeleri itirazlarının süreci tıkayabileceği uyarısı yapılıyor. Washington, Paris ve Erbil’in garantör sıfatıyla takınacağı tutumun, bir aylık kritik uygulama takviminde belirleyici olacağı öngörülüyor.