
YDH - Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki grubu Direnişe Vefa İttifakı Milletvekili Hasan Fadlullah, Lübnan'daki direnişin gücünün halktan geldiğini belirtti.
Fadlullah, Lübnan'daki hiçbir gücün direnişi güney halkından koparamayacağını ve dünyadaki hiçbir odağın bu insanları topraklarından söküp atamayacağını vurguladı.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Hizbullah tarafından İmam Kazım Külliyesi'nde düzenlenen dini törende konuşan Fadlullah, "Yeni bir aşamadan geçiyoruz. Zorlukları ve karşı karşıya olduğumuz meydan okumaların büyüklüğünü inkar etmiyoruz" dedi.
Fadlullah, bu aşamadaki acılara ve dökülen kanlara rağmen temel taleplerinin devletin sorumluluk üstlenmesi olduğunu kaydetti.
Devletin kendi halkından sorumlu olduğunu ve görevlerini yerine getirmesini istediklerini ifade eden Fadlullah, "Bu çerçevede bir eksiklik, ihmal, acziyet ve yavaşlık görüyoruz; hatta bazılarında iş birliği yapıldığına dair emareler var. Buna rağmen devletten sorumluluklarını yerine getirmesini talep etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Hizbullah'ın devletin temel bir parçası olduğunu vurgulayan Fadlullah, "Biz devletin gerçek ortaklarıyız ve bu ortaklığı savunacağız. Devleti her türlü yol ve yöntemle sorumluluklarını üstlenmeye mecbur bırakmak için çalışacağız" dedi.
Fadlullah, devlet yetkililerine çözüm bekleyen dört ana başlık sunduklarını belirterek bunları şöyle sıraladı: Düşmanın işgal ettiği topraklardan çekilmesi, İsrail saldırılarının durdurulması, esirlerin serbest bırakılması ve yeniden inşa süreci.
Fadlullah, saldırılar devam ettiği sürece bu maddeler dışındaki hiçbir ek adımı tartışmaya hazır olmadıklarını ekledi.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinen Fadlullah, Hizbullah'ın savaş istemediğini ancak bu durumun düşman tarafından dayatıldığını belirtti.
Uluslararası garantörlerin hiçbir güvence vermediği bir ortamda, düşmana istediklerinin verilmesinin sadece daha fazla taleple sonuçlanacağını ifade etti.
Egemenliğin bir deneme tahtası olmadığını ve egemenliği korumanın pazarlık ya da manevra konusu yapılamayacağını vurgulayan Fadlullah, sorumluluk makamında olanların bu ulusal yükümlülüğü üstlenmesi gerektiğini belirtti.
2024 yılındaki İsrail saldırılarına karşı mücadele ettiklerini hatırlatan Fadlullah, "Gençlerimiz sınırlarda şehit oldu ve düşmanın topraklarımızı işgal etmesini engelledik. Litani Nehri'nin güneyini, devletin otoritesini tesis etmesi için temiz bir şekilde devlete teslim ettik. Ancak devlet otorite kurmaya geldiğinde düşman saldırılarını daha da artırdı ve halk bu devletten hiçbir koruma veya ilgi görmedi. Bu durum halk ile devlet arasındaki uçurumu derinleştiriyor" dedi.
Konuşmasının sonunda direniş destekçilerine seslenen Fadlullah, "Gelecekten korkmayın ve içerideki gürültülere kulak asmayın; bunların hiçbir etkisi yok. Önemli olan, bizi hedef alan saldırı denklemlerine karşı durmaktır. 1982 yılında onları nasıl yendiysek, inşallah gelecekte de yeneceğiz. Bu vatanda kalmaya devam edeceğiz ve fırtınalar bizi sarsamayacak" ifadelerini kullandı.