İran’ın diplomatik iradesi sınandı: Müzakere çerçevesi korunuyor

05 Şubat 2026

Maskat’ta düzenlenmesi planlanan nükleer müzakereler öncesinde ABD-İsrail’in, görüşme kapsamını İran’ın savunma yeteneklerini de içerecek şekilde genişletmeye yönelik medya operasyonları, Tahran’ın ilkeli duruşuyla karşılık buldu.

YDH- Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilmesi planlanan nükleer müzakereler öncesinde Washington ve Tel Aviv hattı, süreci baltalamaya yönelik kapsamlı bir medya operasyonu ve psikolojik savaş başlattı.

Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, taraflar daha önce görüşme yeri olarak Maskat, kapsam olarak ise nükleer meselenin münhasırlığı konusunda tam mutabakata varmış olmalarına rağmen, ABD tarafı son saatlerde görüşmelerin iptal edilebileceğine dair manipülatif iddiaları dolaşıma soktu.

Söz konusu medya operasyonlarının arka planında, İran’ın nükleer müzakerelerin çerçevesine ilişkin "ilkeli tutumunu" esnetme arayışının yattığı değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail’in bu hamlelerle Tahran’ın iradesini test etmeyi amaçladığı; nükleer dosyaya ek olarak İran’ın savunma yetenekleri ve balistik programı gibi kritik başlıkları da dayatma yoluyla müzakere masasına dahil etmeye çalıştığı görülüyor.

İranlı yetkililer, ABD’nin bu tutumunu diplomatik ciddiyetsizliğin açık bir göstergesi olarak niteledi.

Tahran yönetimi, son birkaç saat içinde yaptığı açıklamalarda, daha önce üzerinde anlaşmaya varılan müzakere zemininden kesinlikle geri adım atılmayacağını ve ulusal savunma haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını güçlü bir şekilde vurguladı.

İran’ın bu kararlı ve tavizsiz duruşu karşısında geri adım atmak zorunda kalan ABD ve İsrail ittifakı, nihayetinde müzakerelerin önceden belirlenen çerçeve dahilinde yürütülmesini kabul etti.

Bu kararlılık, nükleer diplomasinin üzerindeki spekülasyon bulutlarını dağıtırken, görüşmelerin nihai akıbetine dair belirsizliğe de son verdi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sürece dair yaptığı son açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülecek nükleer görüşmelerin belirlendiği gibi Cuma günü saat 10.00 sularında Maskat’ta gerçekleştirileceğini resmen duyurdu.

Bu gelişme, Tahran’ın hem diplomatik masadaki varlığını koruduğunu hem de stratejik kırmızı çizgilerini savunma iradesini bir kez daha tescillemiş oldu.