
YDH - Bölgesel gelişmelerle bağlantılı gerilimin iç meselelerin önüne geçtiği Lübnan'da, siyasi aktörler ana kırılma noktasının ABD'nin İran'a yönelik geniş çaplı askeri hamlesi olacağını değerlendiriyor.
Batılı çevrelerde İran'a yönelik bir savaşın neredeyse kesinleştiğine dair yürütülen tartışmalar, Lübnanlı liderlerin iç istikrara ve özellikle Hizbullah'ın silahsızlandırılması planına yönelik yaklaşımlarını bekletmelerine neden oluyor.
Lübnan siyasetindeki genel eğilim, bölgesel bir çatışmanın sonuçlarını görmeden iç meselelerde nihai bir pozisyon almamak yönünde şekilleniyor.
Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un, görevindeki birinci yılı dolayısıyla verdiği televizyon mülakatı ve diplomatik temsilcilere yönelik hitabındaki ifadelerinin ardından Hizbullah ile gerilen ilişkilerde yumuşama işaretleri görülüyor.
Taraflar arasındaki yardımcılar düzeyinde yürütülen temasların ardından Avun, dün Baabda Sarayı'nda Direnişe Vefa İttifakı Başkanı Milletvekili Muhammed Raad ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Danışmanı emekli Tuğgeneral Andre Rahhal de hazır bulundu.
Görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yapan Muhammed Raad, ulusal birliğin korunması ve İsrail saldırılarına karşı devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
El-Ahbar gazetesine konuşan kaynaklar, Cumhurbaşkanı Aun'un yakın çevresinin, ABD'nin İran'a saldırması durumunda Hizbullah'ın takınacağı tavrı anlamaya çalıştığını belirtti.
Hizbullah heyetinin görüşmede, Genel Sekreter Naim Kasım tarafından daha önce ilan edilen "Hizbullah tarafsız bir konumda değil" mesajından farklı bir taahhütte bulunmadığı kaydedildi.
Hükümet kanadında ise Başbakan Nevaf Selam'ın hafta sonu Lübnan'ın güneyine bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanıyor.
Ziyaretin temel amacının yeniden imar planlarını incelemek ve bölgedeki devlet varlığını güçlendirmek olduğu ifade ediliyor.
Hizbullah kaynakları, uluslararası ve yerel aktörlerin sürekli olarak partinin İsrail'e karşı olası eylemlerini sorguladığını, ancak ABD ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını durdurmak için benzer bir çabanın sarf edilmediğini savunuyor.
Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Raad, "Ulusal egemenlik yoğun bakımdayken işgal ve vesayet risklerine karşı hepimiz sorumlu davranmalıyız" diye konuştu.
Raad, Hizbullah ve İslami Direniş olarak Baabda Sarayı'ndan işgalin sona erdirilmesi, esirlerin serbest bırakılması ve istikrarın tesisi konularında işbirliğine hazır olduklarını yineledi.
Hizbullah yetkilisi, devletin egemenliği koruma sorumluluğunu üstlenmesi ve her türlü dış müdahale ile vesayetin reddedilmesi gerektiğini ifade etti.