Britanya Kraliyeti'yle pedofil şebekesi arasındaki derin ilişkiler

06 Şubat 2026

Jeffrey Epstein’in pedofil fuhuş şebekesiyle Britanya Kraliyeti arasındaki temasların, sanılandan çok daha derin ve süreklilik arz eden bir ağ üzerinden yürütüldüğü, saray çevresindeki bazı isimlerin Epstein’in “iç çevresiyle” doğrudan temas halinde olduğu ortaya çıktı.

YDH- Middle East Eye (MEE), kraliyet unvanı elinden alınan Prens Andrew’un, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve Mossad casusu Jeffrey Epstein’in “iç çevresinin” bir üyesi olduğu uzun süredir kamuoyunda bilinen bir gerçek olduğunu belirtti. Ancak Epstein dosyaları, bir başka ismin, pedofil suçlamalarıyla bilinen Epstein’in İngiliz kraliyet ailesi nezdindeki “gayriresmi elçisi” olarak anlaşılması gerektiğini ortaya koydu.

MEE’ye göre, şu anda Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan, Almanya doğumlu 48 yaşındaki yatırımcı David Stern’in adı Epstein dosyalarında binlerce kez geçti. Epstein’in, David Stern’i Prens Andrew ile tanıştırdığı belirtildi. Stern’in zamanla kraliyet ailesinin güvendiği bir isim haline geldiği aktarıldı. Bu güvenin bir göstergesi olarak Stern’in, 2016 yılında St George’s House vakfının yöneticilerinden biri olarak atandığı kaydedildi.

Windsor Kalesi’nden St James’s Sarayı’na

Windsor Kalesi içinde yer alan St George’s House, 1966 yılında Edinburgh Dükü tarafından, toplumun her kesiminden “etkili kişilerin ulusal ve uluslararası öneme sahip konuları tartışıp değerlendirebileceği” özel bir alan olarak kuruldu.

Bu kurumun, 10 Britanya hükümdarının gömülü olduğu St George Şapeli ile birlikte St George Koleji’nin bir parçası olduğu ifade edildi. Bu yapının, Britanya’nın geleneksel kurumsal düzeninin “en iç halkalarından birini” temsil ettiği vurgulandı.

Stern’e duyulan güvenin boyutunun, 2016 yılında St James’s Sarayı’nda düzenlenen bir etkinlikte, Stern’in Kraliçe II. Elizabeth’in hemen yanına oturtulmasıyla da görüldüğü belirtildi. Ancak aynı dönemde Stern’in Epstein’e olan yakınlığının da sürdüğü, hüküm giymiş pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Epstein’in, 2018 yılına kadar Stern için New York’ta konaklama ayarladığı aktarıldı. Bu tarihin, Epstein’in New York’taki bir hapishane hücresinde “ölü bulunmasından” sadece bir yıl öncesine denk geldiği kaydedildi.

Adalet Bakanlığı dosyaları ve yazışmalar

MEE, ABD Adalet Bakanlığı tarafından kısa süre önce yayımlanan dosyalarda, Stern’in Epstein ile ilişkisine dair “olağanüstü ayrıntılar” bulunduğunu bildirdi.

Bu dosyalara göre Stern’in, Epstein’e çıplak bir kadının fotoğrafı da dahil olmak üzere cinsel içerikli mesajlar gönderdiği aktarıldı. Stern’in ayrıca, finansçı Epstein’in bir kız arkadaşını Buckingham Sarayı önünde düzenlenen Nöbet Değişimi törenine davet ettiği belirtildi.

Stern’in, Prens Andrew’a yurt dışı gezilerinde eşlik ettiği, o dönem kraliyet mensubu olan Andrew’un faaliyetlerini Epstein’e aktardığı ve Epstein’e çeşitli iş anlaşmaları sunduğu ifade edildi.

Stern’in, ancak Epstein’in “şüpheli ölümü” ve Andrew’un 2019 yılında BBC Newsnight programında Epstein ile ilişkisine dair verdiği ve “felaket” olarak nitelendirilen röportajın ardından, 2016’dan beri yürüttüğü Pitch@Palace projesindeki yöneticilik görevinden istifa ettiği aktarıldı. Buna karşın Stern’in, Epstein’in ölümünden üç yıl sonra, 2022’ye kadar St George’s House yönetim kurulunda kalmayı sürdürdüğü kaydedildi.

Doğum günü mesajları ve açık içerikler

MEE’ye göre, Stern ile Epstein arasındaki ilişkinin yakınlığını gösteren örneklerden biri, Stern’in 2014 yılında Epstein’e gönderdiği doğum günü mesajı oldu.

Stern’in bu mesajda “Şampanya senin için (içmiyor olsan bile)” ifadesini kullandığı belirtildi. Mesajın, yüzü tanımlanamayan, çıplak olduğu anlaşılan genç bir kadının vücudu üzerine şampanya dökülen bir fotoğrafla birlikte gönderildiği aktarıldı.

Stern’in aynı gün daha sonra, “PA [Prens Andrew] doğum günü dileklerini ve sevgilerini gönderiyor” mesajını da eklediği kaydedildi.

Dosyalara göre Stern’in, 2008 yılında reşit olmayan kızlardan fuhuş temin etmek suçundan hüküm giymiş olan Epstein’e müstehcen şakalar ve görseller gönderdiği belirtildi. 18 Mayıs 2012 tarihli bir yazışmada Epstein’in, adı açıklanmayan “hanımefendinin” cuma gecesi Paris’e ne zaman varacağını sorduğu aktarıldı. Stern’in, “Cuma son sefer: Londra’dan 20:01’de çıkış, Paris’e 23:17 varış” yanıtını verdiği kaydedildi. Stern’in, dosyalarda erişilemeyen bir fotoğraf göndererek “Bunun o olduğunu varsayıyorum, değil mi?” diye sorduğu, Epstein’in ise “Onun seninle iki yönlü olmasını isterim” yanıtını verdiği aktarıldı. Stern’in, “Nasıl yapılabileceğine bakayım. Cumartesi 13:13’te dönüş treni uygun mu?” dediği, Epstein’in de “bu yardımcı olurdu” karşılığını verdiği ifade edildi.

Saray törenleri ve seyahatler

MEE’ye göre Stern, 21 Mayıs 2014’te Epstein’e gönderdiği bir e-postada, “Cumartesi (31’i) sabahı New York’a varacağım. Pazar günü en geç 16.00’da görüşürüz; eğer öncesinde herhangi bir nedenle gelmemi istersen, orgyalar vb. için” ifadelerini kullandı.

Nisan 2016’da Stern’in, Epstein’in kız arkadaşlarından Karyna Shuliak’ı Buckingham Sarayı önündeki Nöbet Değişimi törenine davet ettiği bildirildi. Epstein’in ölümünün ardından, Belarus kökenli Shuliak’a dört evini ve 50 milyon dolarlık bir nakit mirası vaat ettiği ortaya çıktı. Stern’in, o dönem 26 yaşında olan Shuliak’a gönderdiği bir e-postada, “fotoğraflı kimlik” getirilmesi gereken bir yere götüreceğini söylediği ve “Kıyafet kuralı resmi; kot pantolon ya da spor ayakkabı yok (bunun can sıkıcı olduğunu biliyorum ama çok katılar)” dediği aktarıldı. Shuliak’ın etkinliği “sabırsızlıkla beklediğini” ifade ettiği kaydedildi.

Mesajların, Stern ile Epstein arasındaki ilişkinin en az 2018 yılına kadar sürdüğünü gösterdiği belirtildi. Temmuz 2018’deki yazışmalarda Epstein’in, eski Trump danışmanı Steve Bannon’a, Stern ile Londra’da çay içmeye vakti olup olmadığını soracağını söylediği aktarıldı. Eylül ayında ise tutuklanmasından aylar önce Epstein’in, New York’a yapacağı bir seyahat için Stern’e bir daire ayarladığı bildirildi.

Ticari ilişkiler ve Çin bağlantıları

MEE’ye göre Stern’in Prens Andrew ile ilişkisi, Andrew’un Britanya ticaret elçisi olduğu dönemde başladı. Şubat 2010’da Andrew’un eşi, York Düşesi Sarah Ferguson’un, kimliği açıklanmayan bir alıcıya gönderdiği e-postada Epstein’in kendisini Stern ile tanıştırdığını ve Stern’in Windsor’daki Royal Lodge’da yemeğe geldiğini yazdığı aktarıldı.

Stern’in, 2002 yılında Pekin ve Londra’da ofisleri bulunan, Çin odaklı danışmanlık şirketi Asia Gateway Limited’i kurduğu belirtildi.

Stern’in, Epstein’e defalarca Çin bağlantılı iş anlaşmaları sunduğu kaydedildi. 23 Mart 2011’de Stern’in, Epstein’e Stansted Havalimanı’na yatırım fikrini Pekin Capital Airport temsilcisine iletip iletmemesini sorduğu ve bunun “onu test etmek için iyi bir yol” olabileceğini söylediği aktarıldı.

Eylül 2011’de Stern’in, Andrew’un Çin ve Kuala Lumpur’daki görüşmelerinin çoğunu kendisinin organize ettiğini, belediye başkanları ve valiler dışındaki tüm düzenlemeleri üstlendiğini belirttiği ifade edildi. Stern’in, “Arka planda/gizli kalıyorum, sadece düzenlemeleri yapıyorum” dediği aktarıldı.

21 Ekim 2011’de, Andrew’un Çin seyahati öncesinde Stern’in, Andrew’un özel bir uçak kiraladığını ve kendisini de yanında götürmek istediğini Epstein’e yazdığı, ancak “uçuş kayıtlarında adım yer alacağı için ayrı uçmanın daha güvenli olacağını düşündüğünü” belirttiği aktarıldı. Epstein’in ise “Onunla uçmanın sorun olmayacağını” söylediği kaydedildi.

Bu ziyaretin, Andrew’un Epstein ile dostluğu nedeniyle eleştirilmesinin ardından, Temmuz 2011’de ticaret elçiliğinden ayrılmasından kısa süre sonra gerçekleştiği ve geniş biçimde kamuoyuna yansıdığı ifade edildi.

Oteller, yatırım planları ve saray çevresi

MEE’ye göre Stern’in, 2010 yılında Epstein’i Buckingham Sarayı’na on dakikalık yürüme mesafesindeki lüks Dukes Oteli’ni satın almaya teşvik ettiği bildirildi.

Otelin, DP World’ün başkanı ve CEO’su olan Emirlikli iş insanı Sultan Ahmed bin Sulayem’e ait olduğu belirtildi. Sulayem’in de Epstein dosyalarında yer aldığı, bir e-postasında Epstein ile Kur’an’a dair görüşlerini paylaştıktan sonra yatında “%100 kadın, taze bir Rus” bir örnekle meşgul olduğunu yazdığı aktarıldı.

Epstein’in, mali danışmanlardan otelin değerini ve yenileme maliyetini hesaplamalarını istediği, Stern’in ise otele bir “oyun odası” eklenmesini önerdiği belirtildi. Ancak sonuçta herhangi bir anlaşma yapılmadığı ifade edildi.

Kraliyet çevresindeki aracılık rolü

MEE’ye göre, e-posta yazışmaları Epstein’in, Stern’i eski İşçi Partisi bakanı Peter Mandelson ile tanıştırdığını gösterdi. Epstein’in Nisan 2011’de Stern’den Mandelson’u aramasını istediği, Mandelson’un da konuşmayı kabul ettiği, ancak görüşmenin içeriğinin bilinmediği aktarıldı.

Stern’in, kraliyet çevresindeki gelişmeleri sık sık Epstein’e bildirdiği kaydedildi. 11 Eylül 2009’da Stern’in, Ferguson’un kendisinden, borçlarını ödemeye “istekli” Rus kökenli milyarder Vladimir Zemtsov ile görüşmesine eşlik etmesini istediğini Epstein’e aktardığı belirtildi. Aynı yıl Epstein’in, Ferguson’un faaliyetlerini incelemek üzere özel dedektif tuttuğu bildirildi.

Eylül 2010’da Stern’in, Andrew’un kendisinden Nijerya petrolüne erişimi olan bir kişiyle görüşmesini istediğini ve bu petrolün Çin’e ya da başka bir ülkeye satılması halinde Ferguson’un yaklaşık 6 milyon dolar kazanabileceğini söylediğini aktardığı ifade edildi. Stern’in bu fikrin “çok şüpheli göründüğünü” eklediği belirtildi.

Skandal, savunmalar ve sonuç

Bir sonraki yılın Mart ayında, Ferguson’un Epstein’in 15 bin sterlinlik borcunu ödemesine izin verdiğini kabul etmesiyle siyasi bir skandal patlak verdi. Ferguson’un, “Jeffrey Epstein’in benimle herhangi bir şekilde ilişkilendirilmesinden derin pişmanlık duyuyorum” dediği ve “pedofiliyi ve çocuklara yönelik her türlü cinsel istismarı tiksintiyle karşıladığını” ifade ettiği aktarıldı.

Stern’in, Ferguson’un bu itirafını haberleştiren Telegraph makalesini Epstein’e gönderdiği ve “Çıldırıyor mu? Seni ne zaman arayabilirim?” diye sorduğu kaydedildi. Aynı gün, “Herhangi bir adım atmalı mıyım? Nasıl ilerlemeliyiz?” diye yeniden yazdığı belirtildi. Ancak iki gün sonra Stern’in, “Günün geri kalanı daha sakin geçti… Tema şu: PA [Andrew], Azerbaycan ve Türkmenistan’la ilişkileri nedeniyle inceleme altında ama hükümet onaylı; annesinin tam desteğine sahip; seninle olan ilişkisi sadece ‘akıl dışı’ olarak görülüyor” diye yazdığı aktarıldı.

MEE’de, Andrew’un, Epstein hapse girdikten sonra onunla ilişkisini kestiğini uzun süre savunduğu, ancak bu iddianın bu hafta yayımlanan belgelerle çöktüğü ifade edildi. Stern’in zaman zaman Epstein ile Prens Andrew arasında aracı olarak hareket ettiği, örneğin 2014’te Andrew’un doğum günü dileklerini Epstein’e ilettiği aktarıldı.

Bu dönemde Stern’in, kraliyet çevrelerine daha da yerleştiği, 2016’da St James’s Sarayı’nda Kraliçe II. Elizabeth’in hemen solunda oturmasının da bunun bir göstergesi olduğu belirtildi. Kraliçe’nin iki koltuk sağında ise finansçı Sir Evelyn de Rothschild’in bulunduğu ifade edildi.

Stern’in 2015’te Epstein’e, Rothschild’in Pitch@Palace projesine sponsor olup olmayacağını sorduğu ve “Oldukça havalı, iyi bir kitle çekiyor” dediği aktarıldı.

MEE’ye göre, Epstein dosyalarının bu son bölümü, kraliyet ailesi için yeni bir krizi tetikledi. Kardeşi Kral Charles tarafından geçen yıl kraliyet unvanı elinden alınan ve artık Andrew Mountbatten-Windsor olarak anılan Andrew’un, Royal Lodge’daki evinden erken ayrılmak zorunda kaldığı bildirildi. Andrew’un, yeni evinde çalışacak personel bulmakta zorlandığı ifade edildi.

Bu yeni ifşaatların, Epstein’in Britanya müesses nizamı içindeki bağlantılarının, daha önce varsayılandan “daha derin ve daha karmaşık” olabileceğini ortaya koyduğu değerlendirildi.