
YDH - ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler, Demokratların göçmenlik düzenlemelerine ilişkin taleplerine karşı bir hamle olarak, seçmen kayıtlarında vatandaşlık belgesi zorunluluğu getiren yasa tasarısını yasalaştırmak için çalışmalarını yoğunlaştırıyor.
Ancak grup, mevzuatın Kongrenin her iki kanadından nasıl geçirileceği konusunda iç bölünmelerle karşı karşıya bulunuyor.
Temsilciler Meclisi'nin, gelecek hafta "Amerikan Seçmen Uygunluğunu Koruma Yasası" (SAVE Act) üzerinde oylama yapması planlanıyor.
Tasarı, seçmen kaydı sırasında vatandaşlık kanıtı sunulmasını ve oy verme işlemi sırasında kimlik gösterilmesini şart koşuyor.
Temsilciler Meclisindeki muhafazakarlar, Demokratların muhalefetini baypas etmek amacıyla Senato'daki "filibuster" (kürsü işgali) kurallarının değiştirilmesini talep etse de üst kanadı bu yönde ikna etme ihtimallerinin düşük olduğu belirtiliyor.
Söz konusu yasa tasarısı Cumhuriyetçiler arasında geniş destek görüyor. Geçen hafta Cumhuriyetçilere seçimleri "devralma" ve "merkezileştirme" çağrısı yapan Donald Trump, mevzuata güçlü destek veriyor.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "Amerika'nın seçimleri hileli ve tüm dünyada alay konusu. Ya bunları düzelteceğiz ya da artık bir ülkemiz olmayacak" ifadelerini kullanarak tüm Cumhuriyetçileri SAVE Act için mücadele etmeye çağırdı.
Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, bu mevzuatı bütçe görüşmelerinin merkezine taşıdı. Demokratların, ocak ayında Minneapolis'te iki ABD vatandaşının göçmenlik memurları tarafından öldürülmesinin ardından İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) bütçesinin sadece geçici olarak uzatılması talebi, hükümetin dört gün boyunca kısmen kapanmasına yol açmıştı.
Luna, Cumhuriyetçilerin seçmen kimliği şartını bütçe paketine ekleyerek Senatoyu bu şartı kabul etmeye ya da kapanma sürecini uzatmaya zorlaması gerektiğini savundu ancak Trump ile yaptığı görüşmenin ardından bu talebinden geri adım attı.
Luna, Senatonun SAVE Act tasarısını değerlendirmek için "konuşma filibuster'ı" (talking filibuster) olarak bilinen yöntemi kullanacağından emin olduğunu ifade etti.
Bu yönteme göre Cumhuriyetçiler, oylamayı bitirmek için gereken 60 oya ulaşmak yerine, Demokratları kürsüde kesintisiz konuşmaya zorlayarak onları yormayı ve nihai oylamaya yol açmayı hedefliyor.
Bu durum teknik olarak Senato kurallarını değiştirmese de köklü teamülleri sarsabilir ve ciddi zaman kaybına yol açabilir.
Birçok Cumhuriyetçi senatör, bu taktiği pratik bulmayarak reddetti ve 60 oy eşiğinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik tehlikeli bir adım olarak nitelendirdi.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, bu konuda bir görüşme yapacaklarını ancak yöntemi kullanma konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığını bildirdi.
Temsilciler Meclisindeki sertlik yanlısı muhafazakarlar, Senatoyu bu yöntemi denemeye teşvik etmeye devam ediyor.
SAVE Act'in ana sponsoru Chip Roy, tasarının Temsilciler Meclisinden geçmesinin Senatoyu harekete geçmeye zorlayacağını belirtti.
Roy, "Senato Cumhuriyetçileri bunu gündeme getirirse, Demokratları kürsüye çıkıp Amerikan halkının yüzde 75'inden fazlasının iradesine karşı durmaya zorlayabiliriz. Denediklerini görmek istiyorum; yaparsak kazanacağımıza inanıyorum" dedi.
Luna, tasarının ilerlemesi için diğer taktikleri de değerlendirdiğini belirterek SAVE Act'in, 20 Nisan'da süresi dolacak olan Yabancı İstihbarat İzleme Yasası'nın (FISA) yeniden yetkilendirilmesi sürecine dahil edilebileceğini işaret etti.
Bu, Cumhuriyetçilerin geçmesi zorunlu bir yasayı seçim şartları için koz olarak kullanmaya çalıştığı ilk sefer değil.
2024 yılında da SAVE Act, Trump'ın çağrıları doğrultusunda geçici bütçe tasarısına eklenmiş ancak Cumhuriyetçiler daha sonra geri adım atarak seçmen şartı içermeyen bir bütçe geçirmek zorunda kalmıştı.
Cumhuriyetçilerin mevcut durumda endişe etmediği tek husus, Temsilciler Meclisindeki zayıf çoğunluklarına rağmen parti içinden yeterli desteği almak.
Tasarının önceki versiyonu geçen yıl Temsilciler Meclisi'nden tüm Cumhuriyetçilerin ve dört ılımlı Demokratın oyuyla geçmişti. 2024'te ise tasarıya beş Demokrat ve tüm Cumhuriyetçiler destek vermişti.