
YDH- The Jerusalem Post'un haberine göre, İsrailli üst düzey savunma yetkilileri, İran ile ABD arasında süren görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yetkililerin, İranlı uzmanların analizlerine atıfla, İran Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin ülkenin nükleer programından tamamen vazgeçme niyetinde olmadığı yönünde görüş bildirdiği aktarıldı.
Haberde, söz konusu uzmanların, Ayetullah Hamene’nin nükleer faaliyetleri “önemli” olarak değerlendirdiğini ifade ettiği ve bu nedenle en fazla, nükleer faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasına onay verebileceğini öne sürdüğü belirtildi.
Ayrıca, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumunun nerede depolandığının bilinmediği kaydedildi.
Füze kapasitesi ve güvenlik tartışmaları
Gazetenin aktardığına göre, İran’ın balistik füze kapasitesinden vazgeçmeyi planlamadığı da değerlendirildi.
Haberde, bu füzelerin bir bölümünün İsrail yönüne çevrili olduğu yönündeki iddialara yer verildi. Savunma yetkililerinin, bu çerçevede yürütülen ABD–İran müzakere sürecinin, “İsrail’in güvenlik kaygılarını kapsamayabileceği” yönünde değerlendirmeler yaptığı aktarıldı.
Yetkililerin değerlendirmelerine göre, mevcut tabloda iki farklı senaryonun öne çıktığı belirtildi. Bunlardan ilkinin, “güvenli alan” olarak tanımlanan bir anlaşma modeli olduğu, bu modelin İsrail’in İran’a yönelik askeri bir adım atmasını engelleyebileceği iddia edildi.
İkinci seçeneğin ise “açık” bir anlaşma modeli olduğu, bu çerçevenin “İsrail’in tehdit algıladığı unsurlara karşı askeri adım atma serbestisini koruyabileceği” aktarıldı.
Haberde, bu durumun ABD ile Ensarullah arasında daha önce yapılan bir düzenlemeye benzetildiği, söz konusu düzenlemede “tehdidin sınırlarının açık bırakıldığı ancak İsrail ordusunun hareket alanının kısıtlanmadığı” yorumlarına yer verildi.
Askeri senaryolar ve olası gelişmeler
Jerusalem Post'a konuşan İsrail savunma kaynaklarına göre, “açık” anlaşma seçeneğinin, ABD–İran görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması ve bunun ABD’nin İran’a yönelik askeri adımlarını gündeme getirmesi ihtimali göz önünde bulundurularak “daha avantajlı” görüldüğü ifade edildi.
Haberde, İsrail ordusunun bu ihtimal dahil olmak üzere farklı senaryolara yönelik “hazırlık yaptığı” aktarıldı.
Aynı kaynaklar, görüşmelerin çökmesi durumunda İran’ın bölgedeki müttefik güçler aracılığıyla İsrail’i hedef alabilecek adımlar atabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını ve bu tür gelişmelerin askeri karşılık gerektirebileceği ihtimalinin de planlamalar arasında yer aldığını belirtti.
Haberde, müzakerelerin çerçevesinin önümüzdeki günlerde netleşmesinin beklendiği, bu aşamada ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığının İran üzerinde ne ölçüde caydırıcı bir etki oluşturduğunun daha iyi anlaşılabileceği kaydedildi.
Netanyahu–Trump görüşmesi
Jerusalem Post'un aktardığına göre, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD–İran nükleer görüşmelerini ele almak üzere çarşamba günü Washington’da bir araya gelmesi bekleniyor.
İsrail Başbakanlık Ofisi, görüşmeye ilişkin açıklamayı cumartesi akşamı yaptı.
Başbakanlık Ofisi’nin açıklamasında, Netanyahu’nun, “her türlü müzakerenin balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve İran’ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin sona erdirilmesini içermesi gerektiği” yönündeki görüşünü dile getirdiği ifade edildi.
Haberde ayrıca, Trump’ın cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilen nükleer görüşmelere ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi.
Trump’ın, Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmeleri “çok iyi” olarak nitelendirdiği ve ABD ile İran yetkililerinin “önümüzdeki hafta başında yeniden bir araya geleceğini” söylediği aktarıldı.
Trump’ın, İran’ın “bir anlaşma yapmak istediğini” ifade ettiği, olası bir anlaşmada yer alabilecek diğer unsurlardan bağımsız olarak İran’ın “nükleer silaha sahip olmayacağı” yönündeki görüşünü dile getirdiği de haberde yer aldı.