
YDH - İsrail rejimine bağlı Kanal 13 televizyonunun haberine göre, cezaevi yetkilileri Filistinli tutsakların idam edilmesine yönelik kapsamlı bir planı nihayete erdirdi.
İdam cezası yasasının Knesset’te ilk okumadan geçmesinin ardından hazırlanan bu plan; özel bir infaz tesisi kurulmasını, uzmanlaşmış infaz ekiplerinin oluşturulmasını ve idam cezasına çarptırılanlar için ağırlaştırılmış tecrit uygulanmasını kapsıyor.
Planda yer alan ayrıntılara göre infazlar asılmak suretiyle gerçekleştirilecek. Süreçte üç gardiyanın eş zamanlı olarak infaz butonlarına basması öngörülürken, idam edilecek kişilerin diğer mahkumlardan tamamen tecrit edilmesi planlanıyor.
Ayrıca, infaz ekipleri için özel eğitimli gönüllülerin toplanacağı ve nihai hükmün ardından idamın 90 gün içinde uygulanacağı belirtiliyor.
Söz konusu yasa tasarısı ve uygulama planı, öncelikle İsrail makamlarının "seçkin mahkumlar" olarak adlandırdığı, Gazze'den kaçırılan yüzlerce Filistinliyi hedef alıyor.
Bu grubu, işgal altındaki Batı Şeria’da gerçekleştirilen eylemler nedeniyle alıkonulan diğer Filistinliler izliyor.
Haberde ayrıca, İsrail ceza infaz kurumundan bir heyetin, benzer infaz yöntemlerini kullanan bir Doğu Asya ülkesine inceleme ziyaretinde bulunacağı kaydedildi.
İdam planlarına hem Filistinli gruplardan hem de uluslararası toplumdan sert tepkiler geldi.
Hamas, yasayı "ırkçı politikaların bir uzantısı" olarak tanımlayarak, organize toplu katliamların yasallaştırılmasına karşı uluslararası toplumu yaptırım uygulamaya çağırdı.
İslami Cihad ise düzenlemeyi "etnik temizlik ve imha sürecinde tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.
Bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM) bu ayın başında bir grup BM uzmanı, tasarının yaşam hakkını ihlal ettiğini ve Filistinlilere karşı ayrımcılık barındırdığını belirterek tasarının derhal geri çekilmesini istedi.
Aşırı sağcı Bakan Itamar Ben Gvir tarafından desteklenen tasarı, geçtiğimiz kasım ayında Knesset'ten ilk onayı almıştı; ancak yasalaşması için ikinci ve üçüncü okumalardan da geçmesi gerekiyor.
BM uzmanları, tasarının Batı Şeria'daki askeri mahkemelere "terör" tanımı altında, kasıtsız ölümlerde bile idam cezası verme yetkisi tanıyacağı, İsrail ceza hukukunda ise bu cezanın sadece Yahudi vatandaşların öldürülmesi durumunda uygulanacağı konusunda uyarıda bulundu.
Uzmanlar, "terör suçları"na getirilen muğlak ve aşırı geniş tanımların, gerçekte terör niteliği taşımayan eylemleri de kapsayabileceğine dikkat çekiyor.