
YDH - Londra'da yaşayan gazeteci ve Filistin yanlısı aktivist Latife Ebuçakra, Birmingham kentinde düzenlenen bir etkinliğe katılmak üzere yola çıktığı sırada İngiliz polisi tarafından gözaltına alındı.
Ebuçakra, "Yahudi üstünlükçülüğüne" karşı çıkan ve Filistin direnişini destekleyen yeni bir oluşum olan Anti-Siyonist Hareket'in (AZM) tanıtım toplantısına katılmayı planlıyordu.
Emniyet yetkilileri, gözaltı işleminin söz konusu toplantı konusunda alınan geniş güvenlik önlemleriyle bağlantılı olduğunu doğruladı.
Aktivistler ve kampanya yürütücülerine göre bu operasyon, İsrail yanlısı lobi gruplarının baskısı sonucunda gerçekleştirildi.
Yetkililer, İsrail rejimine yönelik eleştirel sesleri susturmak amacıyla "seçici polislik" yapmakla suçlanıyor.
Press TV bünyesinde hazırlanan "Palestine Declassified" programının tanınan simalarından olan 35 yaşındaki Ebuçakra, Batı kurumlarındaki Siyonist nüfuzuna ve İsrail politikalarına yönelik sert eleştirileriyle biliniyor.
Birmingham'daki Old Print Works binasında yapılması planlanan AZM etkinliği, polisin grubun sosyal medya paylaşımlarına yönelik incelemeleri sonrasında mekan yönetimi tarafından iptal edildi.
Emniyetin, grubun Instagram üzerinden yaptığı "özür dilemeksizin silahlı direnişi destekleme" beyanını incelemeye aldığı belirtildi.
Etkinliğin diğer konuşmacıları arasında, 2021 yılında Bristol Üniversitesi'nden uzaklaştırılan Profesör David Miller ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle daha önce defalarca gözaltına alınan Filistin asıllı İngiliz doktor Rahmeh Aladwan yer alıyordu.
Ebuçakra'nın gözaltına alınması, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümetin Filistin yanlısı aktivizme yönelik artan baskılarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Temmuz 2024'te göreve gelen Starmer, protestoları kısıtlayan polis yetkilerini genişleterek önceki muhafazakar yönetimlerin politikalarını daha da sertleştirmekle tepki görüyor.
Bu sürecin en dikkat çekici adımı, geçen yılın temmuz ayında Palestine Action (Filistin Eylemi) grubunun terör örgütü ilan edilerek yasaklanması oldu.
Terörle Mücadele Yasası kapsamında ilk kez bir doğrudan eylem grubuna yönelik uygulanan bu yasak, örgüte üyeliği veya desteği 14 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek bir suç haline getirdi.
Bu süreçte sadece destekleyici döviz taşıdığı için gözaltına alınanlarla birlikte toplam sayı 2 bin 400'ü aştı. İnsan hakları savunucuları, bu önlemlerin muhalefet üzerinde dondurucu bir etki yarattığını ve demokratik ifade alanını daralttığını vurguluyor.