İngiltere'de çocuk yuvasındaki sistematik istismarda istihbarat parmağı

09 Şubat 2026

Belfast'taki Kincora Erkek Çocuk Yuvası'nda on yıllar önce ortaya çıkan sistematik çocuk istismarı skandalı, kurumun İngiliz istihbaratı tarafından bir şantaj operasyonu olarak kullanıldığı iddialarıyla yeniden incelemeye alındı.

YDH - Belfast'taki Kincora Erkek Çocuk Yuvası'nda on yıllar önce gün yüzüne çıkan sistematik istismar, kurumun İngiliz istihbaratının bilgisi dahilinde gizli bir şantaj operasyonu olarak işlev görüp görmediği sorusuyla yeniden kamuoyunun gündemine oturdu.

The Grayzone tarafından yürütülen araştırma, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein ile bağlantılı olarak yeni açıklanan ABD Adalet Bakanlığı dosyalarının, Prens Andrew hakkındaki soruları ve İngiliz istihbarat teşkilatlarının reşit olmayanları içeren istismar ağlarıyla bağlantısını tekrar tartışmaya açtığını bildirdi.

İnceleme sonuçları, bu tür iddiaların bir dayanağı olduğunu ortaya koyuyor. 1980 yılında Kincora'nın, üst düzey personel tarafından yıllarca uygulanan sistematik cinsel istismar merkezi olarak faaliyet gösterdiği ifşa edilmişti.

Haberde, erken dönem soruşturmalarındaki ifadelerin, İngiliz istihbaratının suçlardan haberdar olabileceğini ve yuvayı yöneten figürlerle ilişki sürdürdüğünü gösterdiği belirtildi.

Ayrıca Prens Andrew'un büyük amcası Lord Mountbatten'ın isminin uzun süredir bu skandalla anıldığı kaydedildi.

Bu iddialar, MI5 ve MI6'nın paramiliter gruplar içine sızdığı, İngiltere'nin işgal altındaki İrlanda'daki ayaklanma karşıtı faaliyetleri bağlamında değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, Kincora'nın potansiyel istihbarat varlıklarını taviz altına almak veya şantaj yapmak için bir araç olarak kullanılmış olabileceğini belirtti.

Yeni belgeler Lord Mountbatten üzerindeki şüpheleri artırıyor

Deneyimli BBC muhabiri Chris Moore’un onlarca yıllık araştırmalar sonucu Mayıs 2025'te yayımlanan "Kincora: Britain’s Shame" (Kincora: Britanya’nın Utancı) adlı kitabı ana akım medyada çok az yer buldu.

Moore, Kincora’nın İngiliz işgali altındaki İrlanda genelinde yayılan ve istihbarat teşkilatlarınca bilindiği ileri sürülen daha geniş bir istismar ağının parçası olduğunu savundu.

The Grayzone, Moore’un 2023 yılında, 11 yaşındayken Kincora’ya gönderilen ve üst düzey isimlerin istismarına uğrayan Arthur Smyth ile yaptığı görüşmeye atıfta bulundu.

Smyth, istismarcılardan birinin, 1979 yılındaki ölümünden kısa bir süre önce Mountbatten olduğunu teşhis etmişti. Haberde, devletin Mountbatten’ın kamuoyundaki imajını korumaya devam etmesine rağmen, söz konusu suçların İngiliz ve ABD istihbarat çevrelerinde yaygın olarak bilindiği ifade edildi.

Ortaya çıkan yeni veriler, ABD makamlarının Kincora skandalı kamuoyuna yansımadan onlarca yıl önce Mountbatten’ı "cinsel tehdit" olarak fişlediğini gösterdi.

Tarihçi Andrew Lownie, FBI'ın İkinci Dünya Savaşı sırasında Mountbatten’ı "genç çocuklara sapkınlığı olan bir eşcinsel" olarak sınıflandırdığını ortaya çıkardı.

Lownie, daha sonra kendisine ek dosyaların imha edildiğinin söylendiğini ve bu kayıtların muhtemelen İngiliz hükümetinin talebiyle yok edildiği sonucuna vardığını belirtti.

İstihbarat bağlantıları yargı sürecini etkiledi

Kincora Erkek Çocuk Yuvası'ndaki istismar şikayetleri, kurumun 1958'deki açılışından hemen sonra başlamış, ancak onlarca yıl süren polis ziyaretleri hiçbir sonuç vermemişti.

İddialar, 1971'de sadakatçi (loyalist) figür William McGrath'in yurt babası olmasıyla şiddetlendi. Mağdurlar ağır istismar ve korkutma eylemlerini anlatırken, müdür Joe Mains’in polis incelemelerini "sorunlu çocukların yalanları" diyerek savuşturduğu belirtildi.

The Grayzone'a göre McGrath’in dokunulmazlığı, siyasi ve istihbarat bağlantılarından kaynaklanıyordu.

McGrath, araştırmacıların İngiliz Ordusu denetiminde faaliyet gösterdiğini belirttiği "Tara" adlı sadakatçi grubu yönetiyordu ve İngiliz istihbaratıyla çalıştığını açıkça ifade ediyordu.

Polis kaynakları Moore’a, MI6’nın McGrath’i 1950’lerin sonundan beri izlediğini ve Kincora’nın Birlikçi (Unionist) figürleri zor durumda bırakmak için kullanıldığı argümanlarını güçlendirdiğini söyledi.

Skandal, Ocak 1980'de Irish Times gazetesinin araştırmasının ardından resmi bir soruşturma başlatılmasıyla kamuoyuna mal oldu.

Dedektifler onlarca mağdur tespit ederek Mains, McGrath ve Raymond Semple’ı gözaltına aldı. Mains ve Semple suçlarını itiraf ederken, McGrath suçlamaları reddetti ve sorgulama sırasında müfettişlerin "olağandışı disiplinli bir direniş" olarak tanımladığı bir tutum sergiledi.

Yargı aşamasındaki şüpheli itiraflar ve hafif cezalar

The Grayzone’un haberine göre, William McGrath’in kovuşturulması sırasında siyasi ve istihbari müdahale şüpheleri derinleşti.

McGrath polis sorgusunda, istismar iddialarının kendisine yönelik koordineli bir siyasi komplonun parçası olduğunu iddia etti ancak hiçbir kanıt sunmadı.

Dava Aralık 1981'de mahkemeye taşındığında McGrath, Joe Mains, Raymond Semple ve diğer üç kişi birden fazla devlet yurdundaki istismarlar nedeniyle suçlamalarla karşılaştı.

Gazeteci Chris Moore, McGrath'in ifadesinin İngiliz makamları, birlikçi ağlar ve muhtemelen MI5 arasındaki geniş bağı ifşa etmesinin beklendiğini hatırlattı.

Ancak McGrath, ifade vermeden hemen önce beklenmedik bir şekilde suçunu kabul ederek savunmasını değiştirdi.

Bu hamle, mağdurları ve gözlemcileri şaşırttı. Altı sanık da mahkum edildi ancak verilen cezalar "hafif" olduğu gerekçesiyle geniş çapta eleştirildi.

McGrath'in ani savunma değişikliği, zarar verici ifşaları önlemek için baskı yapılıp yapılmadığına dair kalıcı sorular bıraktı.

2013 yılında başlatılan Kuzey İrlanda Tarihsel Kurumsal İstismar Soruşturması da dahil olmak üzere vakayı yeniden inceleme çabaları, katı kısıtlamalar nedeniyle sekteye uğradı.

İhbarcılar istihbarat suç ortaklığını iddia etse de komisyon, MI5 veya MI6 kayıtlarını zorla getirtme yetkisine sahip değildi ve ağır şekilde sansürlenmiş belgelere dayanmak zorunda kaldı.

MI5 ve MI6'nın belgeleri tahrif etme girişimi

The Grayzone tarafından incelenen belgeler, kamuoyu soruşturmaları sürerken İngiliz istihbaratının Kincora skandalına yönelik incelemeleri engellemeyi tartıştığını gösteriyor.

MI5'in Haziran 1982'de soruşturma komisyonuna sunduğu bir belgede, üst düzey yetkililerin polis soruşturmalarını yanıltmak için "sahte dosyalar" oluşturmayı değerlendirdiği görüldü. Komisyon daha sonra bu planın uygulanmadığını belirtse de önerinin kendisi ciddi endişelere yol açtı.

Şüpheler, 2020 yılında, 1980-1983 yılları arasındaki Kincora soruşturmalarına ait polis kayıtlarının imha edildiğinin ortaya çıkmasıyla derinleşti.

Kalan belgeler, istihbarat katılımına dair tekrarlanan uyarıların küçümsendiğini gösterdi. MI5, William McGrath'in bir ajan olduğuna dair kayıt tutmadığını iddia etse de kurumun kendi dosyaları, 1972 yılına gelindiğinde McGrath'in genç çocuklara saldırmakla ve açıklanamayan nakit ödemeler almakla suçlandığını not etmişti.

Soruşturma komisyonu, bu tür bilgilerin polise aktarılmamasını, "saldırıların cinsel nitelikte olup olmadığının belirsizliği" gerekçesiyle kabul edilebilir buldu.

Benzer bir yaklaşım, MI6'dan gelen materyaller için de uygulandı. Kurum içi bir dosya, Kincora'daki istismar iddialarını ve en az bir MI6 ajanının suiistimallerden haberdar olduğunu kabul etmesine rağmen, komisyon başkanı Anthony Hart, istihbarat görevlisinin olayları yanlış anlamış olabileceğini öne sürdü.

Üst düzey yetkililere yönelik suçlamalar reddedildi

The Grayzone, komisyonun William McGrath'in Kincora'daki rolüne dair bulgularında çelişkiler tespit etti.

Komisyon, MI5'in McGrath'in oradaki istihdamından 1977'ye kadar haberdar olmadığını iddia ederken, ifşa edilen belgeler McGrath'in 1975 gibi erken bir tarihte yurdun müdürü olarak bildirildiğini, 1973 tarihli bir polis notunun ise onu yuvada sosyal hizmet uzmanı olarak tanımladığını gösterdi.

İncelemeler, 1970'lerde işgal altındaki İrlanda'da MI6 operasyonlarını yöneten Maurice Oldfield gibi 10 önemli ismi kapsayacak şekilde genişledi.

Oldfield, 1981'deki ölümünden kısa bir süre önce, özel hayatının onu şantaja açık hale getirip getirmediği konusunda kurum içinde soruşturulmuştu.

Soruşturma komisyonu, Oldfield’ı Kincora ile ilişkilendiren kanıtlara rağmen onu defalarca akladı. Nihai raporda, istihbarat dosyalarındaki "hizmetçi çocuklar" (houseboys) ifadelerinin reşit olmayanları kastettiğini belirlemek için yetersiz bilgi olduğu savunuldu.

Bu sonuç, teşkilatın Oldfield'ın Kincora ve müdür Joe Mains ile ilişkisini detaylandıran birden fazla klasöre sahip olduğunu söyleyen isimsiz bir MI6 görevlisinin ifadesiyle çelişti.

BBC belgeselinin yayından kaldırılması ve baskılar

Kincora ile bağlantılı örtbas iddiaları İngiliz medyasını ve kurumsal davranışları etkilemeye devam ediyor.

Nisan 2021'de BBC, Belfast'taki çocuk kayıplarını inceleyen ve vakaları Kincora ile bağlantılı istismar ağlarına dayandıran "Lost Boys" belgeselini aniden yayından kaldırdı.

Haberlere göre, BBC yöneticileri MI5 katılımına işaret eden kanıtlardan rahatsız oldu. Projede danışman olarak çalışan gazeteci Chris Moore, yapım ekibine yönelik hırsızlık şüpheleri de dahil olmak üzere korkutma işaretleri bildirildiğini aktardı.

Moore, bu olayların Kincora'nın yeniden incelenmesini caydırmaya yönelik uzun süreli çabalarla tutarlı olduğunu ifade etti.

Moore, istihbarat teşkilatlarının neredeyse tam bir cezasızlıkla hareket ettiğini belirterek, MI5'in temel Kincora dosyalarını 2065 ve 2085 yıllarına kadar mühürlediğini hatırlattı.

The Grayzone'a göre, devam eden belge gizleme, medya müdahaleleri ve gazeteci gözetimi, Kincora ve İngiliz istihbarat katılımı hakkındaki gerçeğin belirsizliğini koruduğu iddialarını güçlendiriyor.