'Trump ile Netanyahu arasındaki görüş ayrılıkları medyadan gizleniyor'

10 Şubat 2026

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında nükleer müzakereler ve İran stratejisi konusundaki derin görüş ayrılıkları, Beyaz Saray’da gerçekleşen "kapalı kapılar ardında" bir zirveyle diplomatik bir krize dönüştü.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında İran dosyasındaki stratejik yaklaşım farkları, Beyaz Saray’da alışılagelmişin dışında bir diplomatik protokol uygulanmasına yol açtı.

İsrail medyasında yer alan bilgilere göre, Beyaz Saray yönetimi iki lider arasındaki görüşmenin medyaya tamamen kapalı olarak gerçekleştirilmesine karar verdi.

Yediot Ahronot gazetesi, bu kararın arkasında Trump’ın, İsrail ile İran nükleer programına dair olası bir anlaşma konusundaki görüş ayrılıklarını kamuoyuna yansıtmama isteğinin yattığını öne sürdü.

Salı günü başlayan Washington ziyareti kapsamında Netanyahu’ya, eşi Sara Netanyahu’nun yer almadığı, sadece Tümgeneral Roman Gofman ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Vekili Gil Reich gibi üst düzey güvenlik yetkililerinden oluşan dar bir heyet eşlik ediyor.

İsrailli yetkililer, bölge ülkelerinin savaştan kaçınma yönündeki ağır baskısı ve Trump’ın özel elçileri Steve Wittkopf ile Jared Kushner’in yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği nedeniyle Netanyahu’nun ciddi bir endişe taşıdığını belirtiyor.

İsrail güvenlik koridorlarında hakim olan temel korku, Trump’ın İran ile sadece nükleer başlıkla sınırlı kalan ve gerçek bir denetim mekanizması içermeyen "kırılgan" bir anlaşmaya imza atma ihtimali.

Üst düzey bir İsrailli yetkili, "Trump’ı etkileyen sadece Wittkopf veya Kushner değil; Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye gibi aktörler de devrede. Bu durumun İsrail’in stratejik çıkarlarına aykırı bir uzlaşıyla sonuçlanmasından endişe ediyoruz," ifadelerini kullandı.

Netanyahu’nun Trump ile yapacağı görüşmede İsrail’in nükleer konusundaki kırmızı çizgilerini dayatması bekleniyor. Bu maddeler arasında İran’ın uranyum zenginleştirme hakkından tamamen mahrum bırakılması, mevcut stokların ülke dışına çıkarılması ve sarsılmaz bir gözetim mekanizmasının yeniden tesisi yer alıyor.

Ancak nükleer dosyanın ötesinde, İsrail’i derinden endişelendiren asıl konu İran’ın balistik füze kapasitesi. İsrail tarafı, Amerikan yönetiminin bu tehdidi yeterince ciddiye almadığı kanaatinde ve İran füzelerinin hem İsrail’i hem de Avrupa’yı hedef alma riskine karşı somut kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

Cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleşen dolaylı müzakereler, Washington’un bölgedeki askeri yığınağına rağmen diplomasinin hala masada olduğunu gösterdi. Trump, Maskat görüşmelerini "çok iyi" olarak nitelendirirken, müzakerelerin önümüzdeki haftanın başlarında devam edeceğinin sinyalini verdi.

Buna karşın Tahran, ABD ve İsrail’i "rejim değişikliği için bahane üretmekle" suçlamaya devam ediyor. İran, nükleer kısıtlamalar karşılığında tüm ekonomik yaptırımların kaldırılmasında ısrarcıyken; Washington tarafı uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulması ve stokların transferini ön şart olarak masada tutuyor.