İranlı yetkililer: Devrim’in 47. yılında halkın kararlılığı en güçlü savunma kalkanıdır

11 Şubat 2026

İran İslam Devrimi’nin 47. yıldönümü kutlamaları, Batı’nın yoğun ekonomik kuşatması ve bölgedeki tırmanan askeri gerilim gölgesinde milyonların katılımıyla gövde gösterisine dönüştü.

YDH- İranlı üst düzey yetkililer, 1979 İslam Devrimi'nin 47. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen kitlesel kutlamaların İran'ın gücünü ve otoritesini tüm dünyaya ilan ettiğini, aynı zamanda ülkenin diplomatik temsilcilerine uluslararası arenada güçlü bir halk desteği sağladığını belirtti.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, meydanlardaki halk varlığının dünyaya net bir mesaj verdiğini ve İran'ın müzakere masasındaki konumunu tahkim ettiğini ifade etti.

Arakçi, "Diplomasi ve müzakere alanlarında halkımızdan ve silahlı kuvvetlerimizden güç alıyoruz," diyerek; bu katılımın, yetkililerin arkasında sarsılmaz bir ulusal irade ve savunma kararlılığı olduğu konusunda güven tazelediğini belirtti.

Ayrıca, bir sonraki müzakere turunun yeri ve zamanının henüz netleşmediğini de sözlerine ekledi.

Petrol Bakanı Muhsin Paknecat, kutlamalar sırasında yaptığı açıklamada, İran halkının Devrim ideallerine olan bağlılığını vurguladı.

ABD öncülüğünde yürütülen ve İsrail tarafından desteklenen ekonomik baskıların bir parçası olan petrol yaptırımlarına değinen Paknecat, enerji sektöründeki uzmanların mevcut kısıtlamaları aşmak için çözümler geliştirdiğini belirtti.

Bakan, "Ciddi bir sorunla karşılaşmayacağız," diyerek yaptırımlara rağmen petrol satışlarının kesintisiz süreceği mesajını verdi.

Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasırzade, bu yılki katılımı "benzeri görülmemiş" olarak nitelendirdi. İran halkının küresel gelişmeleri derinlemesine analiz ederek meydanlara indiğini ifade eden Nasırzade, "Bu halk iradesi, her türlü bomba veya füzeden daha güçlüdür," dedi.

Düşman güçlerin tehditlerine de değinen Bakan, İran’ın olası saldırılara "düşmanın hayal bile edemeyeceği" bir şiddetle karşılık vereceğini vurguladı.

İstihbarat Bakanı İsmail Hatib ise yürüyüşlerin, Cumhurbaşkanı'nın sıklıkla vurguladığı "ulusal birlik" ilkesinin somut bir tezahürü olduğunu belirtti.

Hatib, toplumsal bütünlüğün korunması için karşılıklı destek ve farklı görüşlere saygılı bir diyalog zeminine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Eğitim Bakanı Alirıza Kazımi, gösterileri ulusal otoritenin ve meşruiyetin bir yansıması olarak tanımladı.

Katılımın, özellikle İsrail ve Batılı müttefiklerinden gelen diplomatik komplolara verilmiş en iyi yanıt olduğunu belirten Kazemi; askeri yapı, emniyet güçleri ve halk arasındaki eşgüdümün dış politikada olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsin Ejei de Tahran’daki yürüyüşlere katılarak Devrim’in kurucu ilkelerine sadakatini yineledi.

Ejei, meydanlardaki atmosferin iki temel mesaj taşıdığını belirtti:

''İlki, son dönemde tehdit ve hakaret diline başvuran "müstebit düşmanlara" karşı verilen sert yanıttır. İkincisi ise yetkililere yönelik bir çağrıdır.''

Ejei, devlet görevlilerinin halkın sorunlarını çözmek, refahı artırmak ve güvenliği tesis etmek için daha fazla çalışması gerektiğini vurgulayarak, "Halkımızdan asla kopmamalıyız; Devrim'e sadık kalan bu insanlar en yüksek hizmeti hak ediyor," dedi.

Tahran’daki yürüyüşler sırasında katılımcılarla doğrudan temas kuran Ejei, vatandaşların taleplerini dinleyerek yıldönümünün sadece sembolik bir tören değil, dış baskılara karşı aktif bir toplumsal angajman olduğunu ifade etti.