İsrail medyası: Yedek askerlikte ‘Vahşi Batı’ düzeni oluştu

12 Şubat 2026

İsrail basınında yer alan haberlere göre, orduda yedek askerlik sistemi denetimsiz harcamalar, “hizmet günü ticareti” ve uygulamadaki dağınıklık nedeniyle ciddi bir yönetim krizine sürüklendi.

YDH- İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail işgal ordusu yedek kuvvetlerin yönetiminde ciddi bir “kontrol kaybı” yaşandığını kabul etti.

Aylar boyunca denetimsiz harcamalar yapıldığı, bazı uygulamaların ise yedek askerliği “kârlı bir faaliyete” dönüştürdüğü belirtildi.

Yedek sisteminde “kontrol kaybı”

İsrailli haber sitesi Walla’nın aktardığına göre, ordunun yedek kuvvetlere ayrılan büyük bütçeleri “yeterli denetim ve yaptırım olmaksızın” harcadığı bildirildi.

Üst düzey bir subay, sistemde “yedek günlerin ticareti” olarak tanımlanan bir pratiğin ortaya çıktığını ifade etti.

Aynı yetkili, “maksimum seferberlikten maksimum sorumluluğa geçiş” söylemine rağmen, personel yönetiminin fiilen kontrolden çıktığını kabul etti. Bu durumun bedelinin ise sahadaki yedek askerlere yüklendiği kaydedildi.

Askeri veriler, aktif görevde tutulan 10 bin yedek askerin yıllık maliyetinin yaklaşık 3,5 milyar şekel (945 milyon dolar) olduğunu ortaya koydu.

Haberde, bugüne kadar yedek görev günleri için “yaklaşık 50 milyar şekel” (16,1 milyar dolar) harcandığı bildirildi.

“Vahşi Batı” düzeni ve teşvik çarpıklıkları

Walla’ya göre, disiplinli bir yönetim yerine “Vahşi Batı’yı andıran” bir ortam oluştu. Sosyal medyada yedek asker alım ilanları dolaşıma sokulurken, bir üst düzey subay yedek hizmetin fiilen “tam zamanlı bir mesleğe” dönüştürüldüğünü ve personel sistemindeki açıkların bu şekilde istismar edildiğini söyledi.

Ordu ayrıca, teşvik mekanizmalarının ödemelerde ciddi “çarpıklıklara” yol açtığını kabul etti. Ortalama görev süresini 72 günden 55 güne düşürme girişimlerinin, sahada “ekli personel” olarak adlandırılan bir olguyla karşılaştığı aktarıldı.

Buna göre, binlerce yedek askerin esas olarak görev günlerini ve maddi teşvikleri artırmak için birlikler ve taburlar arasında dolaştığı, bu birliklere “organik olarak entegre olmadıkları” ifade edildi.

Bir üst düzey subay, bu uygulamanın sınırlı istisnalar dışında sona erdirileceğini, istisnaların ise İç Cephe Komutanlığı ile sınırlı olacağını söyledi. Ancak bu kararların “kim tarafından ve nasıl denetleneceğinin belirsiz olduğu” kaydedildi.

Operasyonel hazırlık tartışmaları

Haberde, eleştirilerin operasyonel hazırlık düzeyine de odaklandığı aktarıldı. Askeri yetkililer, sıkça dile getirilen “10:4” (on gün görev, dört gün izin) modelinin sahada uygulanmadığını kabul etti. Bunun yerine bazı taburların “bir hafta görev, bir hafta evde” esasına göre çalıştığı belirtildi.

Üst düzey bir subay, bu düzenlemenin “birlik bütünlüğünü zayıflattığını” ve operasyonel hazırlığı doğrudan olumsuz etkilediğini ifade etti.

Artan huzursuzluk

Ordu, yedek görev günlerindeki keskin düşüşün Maliye Bakanlığı ile yapılmış bir anlaşmanın sonucu olmadığını, bunun “değer temelli kaynak yönetimi” kapsamında alındığını savundu.

Açıklamada, operasyon sonrası işlemlerin kısaltıldığı, karargâh personelinin azaltıldığı ve bazı işlevsel standartların değiştirildiği belirtildi.

Buna karşın Walla, yedek askerler ve aileleri arasında “belirsizlik ve istikrarsızlık” nedeniyle artan bir huzursuzluk olduğunu aktardı.

Haberde görüşlerine yer verilen üst düzey bir subay, “ekli personel olgusunu sınırladıklarını” belirterek, “Bir taburda görevini tamamlayanlar başka bir tabura geçiyordu. Onları yeniden iş gücü piyasasına döndürmek istiyoruz. Bazıları öğretmen olma fikrinden vazgeçip yedek askerliği tercih etti” ifadelerini kullandı.