ABD, binlerce Starlink terminalini İran’a soktu

13 Şubat 2026

Washington’un, ocak ayındaki karışıklıklar sırasında binlerce Starlink terminalini gizlice İran’a sokması, “teknolojik destek” adı altında örtülü müdahale eleştirilerine yol açtı.

YDH- Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Donald Trump yönetimi, ocak ayında İran’da yaşanan karışıklıklar sırasında binlerce Starlink terminalini gizlice ülkeye soktu.

ABD’li yetkililere dayandırılan haberde, bu adımın, İran makamlarının “yabancı destekli bir istikrarsızlaştırma operasyonu” olarak tanımladığı süreçte doğrudan bir teknolojik müdahale anlamına geldiği belirtildi.

Haberde, söz konusu operasyonun, Washington’un Starlink uydu internet ekipmanlarının İran’a doğrudan transferini ilk kez fiilen sağladığı doğrulanmış örnek olduğu aktarıldı.

Bu durumun, hassas bir ulusal güvenlik krizi sırasında ABD’nin rolüne ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.

Yaklaşık 6 bin terminal ülkeye sokuldu

İran makamlarının ocak ayında artan şiddet olaylarını, silahlı saldırıları ve eş güdümlü sabotaj girişimlerini kontrol altına almaya çalıştığı bir dönemde, ABD’nin yaklaşık 6 bin Starlink uydu internet kitini ülkeye kaçak yollarla soktuğu bildirildi.

Haberde, bu sevkiyatın, İran yönetiminin terör saldırılarını engellemek amacıyla internet erişimini büyük ölçüde kestiği bir sürecin hemen ardından gerçekleştirildiği vurgulandı.

Habere göre, United States Department of State, yaklaşık 7 bin Starlink terminali satın aldı ve bunların büyük bölümünün ocak ayında temin edildiği aktarıldı.

Trump yönetimi içindeki üst düzey atamaların, bu alım için İran’daki diğer “internet özgürlüğü” projelerine ayrılan fonları Starlink’e yönlendirdiği belirtildi.

ABD’li yetkililer, Trump’ın sevkiyatlardan “haberdar olduğunu” ifade ederken, operasyonu bizzat kendisinin mi yoksa başka bir yetkilinin mi onayladığının netleşmediğini aktardı. Beyaz Saray’ın konuya ilişkin yorum yapmayı reddettiği de kaydedildi.

Devlet denetimi dışı iletişim kanalları

Haberde, gizli konuşlandırmanın, İran devlet denetiminin dışında kalan iletişim kanallarını fiilen mümkün kıldığı ifade edildi. Bunun, İran makamlarının yabancı bağlantılı ağların “toplumsal hoşnutsuzlukları silah haline getirmeye” ve protestoları örgütlü şiddete yönlendirmeye çalıştığını söylediği bir döneme denk geldiği kaydedildi.

Washington’un protestolarla doğrudan bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları reddettiği ancak Starlink operasyonunun, Trump yönetiminin “yönetim karşıtı faaliyetleri desteklemek için şimdiye kadar bilinenin ötesinde adımlar attığını” ortaya koyduğu değerlendirmesine yer verildi.

“Ekonomik taleplerle başlayan süreç”

İran güvenlik kurumları, başlangıçta ekonomik taleplerle ortaya çıkan şikâyetlerin kısa sürede yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı yapılandırılmış ağlar tarafından hızla ele geçirildiğini bildirdi.

Tahran’ın, silah kaçakçılığına, şifreli iletişim ekipmanlarına ve dış planlamayla uyumlu koordineli operasyonel taktiklere dair kanıtlar sunduğu aktarıldı.

İranlı yetkililer, bu sürecin psikolojik harp, siber operasyonlar ve sokak düzeyinde istikrarsızlaştırmayı içeren daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.

Trump’ın mesajları ve algı

Habere göre, protestolar sürerken Trump’ın kamuoyuna açık şekilde gösterilerin devamını teşvik ettiği ve “yardımın yolda olduğunu” söylediği aktarıldı.

Bazı analistler bu mesajların, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları düzenleyeceği beklentisini güçlendirdiğini ve bu beklentiyle daha fazla kişinin sokağa çıktığını ifade etti. Ancak böyle bir saldırının gerçekleşmediği, buna karşın ABD’nin daha sonra bölgeye ciddi askeri yığınak yaptığı belirtildi.

Washington–Tel Aviv eşgüdümü

Dijital müdahalenin, Washington ile İsrail arasında İran politikası konusunda derinleşen eşgüdümle eş zamanlı gerçekleştiği bildirildi.

Trump’ın, Washington’da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya gelerek Tahran’a yönelik stratejiyi görüştüğü aktarıldı. Görüşmenin, karışıklıkların ardından artan gerilim ve devam eden nükleer müzakereler ortamında yapıldığı kaydedildi.

Trump’ın Truth Social’da yaptığı paylaşımda, nükleer meselenin diplomatik yollarla çözülmesini tercih ettiğini söylediği, “Eğer bu mümkün olmazsa, sonucun ne olacağını görmemiz gerekecek” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Starlink ve VPN tartışmaları

Haberde, Trump yönetimi içinde Starlink mi yoksa VPN hizmetlerinin mi önceliklendirilmesi gerektiğine dair yoğun tartışmalar yaşandığı da belirtildi.

Dönemin Ortadoğu bürosu yöneticisi Mora Namdar’ın, Starlink’in internet tamamen kesildiğinde “tek etkili araç” olduğunu savunduğu ve bu amaçla dönemin Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya resmi bir not gönderdiği aktarıldı.

Buna karşılık bazı internet özgürlüğü uzmanlarının, VPN’lerin kullanıcıları coğrafi tespit riskine karşı daha iyi koruduğu ve daha geniş kitlelere ulaşabildiği uyarısında bulunduğu kaydedildi.

Starlink İran’da yasadışı

Haberde, Starlink terminallerinin Elon Musk tarafından geliştirilen sistemin parçası olduğu hatırlatıldı. Bu cihazların İran’da bulundurulmasının yasa dışı olduğu ve çok yıllı hapis cezalarına yol açabileceği kaydedildi. Buna rağmen, analistlerin ülkede on binlerce terminalin dolaşımda olabileceğini tahmin ettiği aktarıldı.

Güvenlik güçlerinin, izinsiz uydu ekipmanlarını hedef alan denetimler yürüttüğü ve yetkililerin “dış destekli istikrarsızlaştırma ağlarını” dağıtma çabalarını sürdürdüğü bildirildi.