Beyrut'un güneyinde kiraları İsrail tehdidi belirliyor

14 Şubat 2026

Beyrut'un güney banliyölerindeki kira fiyatları, aylık 250 dolardan 650 dolara kadar değişen bir korku borsasına dönüştü. Resmi düzenlemenin olmaması ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle, sakinlerin %83'ü fiyatları makul bulmuyor.

YDH- Lübnan devleti, anayasal bir hak olan "konut hakkını" korumakta yetersiz kalırken; Beyrut’un güney banliyöleri, emlak piyasasındaki denetimsizlik ve mülk sahiplerinin kâr hırsıyla derin bir krizin içine sürüklendi.

Uluslararası raporlar son İsrail saldırılarının yaklaşık 100 bin konut birimine zarar verdiğini ortaya koyarken, ayakta kalan sınırlı sayıdaki dairelerin kiraları herhangi bir ekonomik mantığa dayanmaksızın, tamamen askeri gerilimin dozuna göre dalgalanıyor.

El-Ahbar gazetesinin bölgede yaşayan 300 aile üzerinde yaptığı araştırma, durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Ankete katılanların %64’ü aylık 400 doları aşan kiralar ödediklerini belirtirken; resmi asgari ücretin 312 dolar olduğu ülkede, kiracıların %83’ü mevcut fiyatları "makul olmayan" bir seviye olarak tanımlıyor.

Su, elektrik ve bina hizmetleri gibi temel faturaların aylık 200 doları bulabildiği bölgede, bir zamanlar orta sınıfın sığınağı olan mahalleler artık sakinleri için erişilemez hale gelmiş durumda.

Kira fiyatları bölgedeki güvenlik riskine ve mahallenin popülerliğine göre keskin bir ayrım gösteriyor.

Hades ve Saint Therese gibi görece lüks ve güvenli kabul edilen bölgelerde kiralar 500 ile 800 dolar arasında değişirken; hizmetlerin yetersiz olduğu Laylaki ve Hay el-Sallum gibi işçi sınıfı mahallelerinde dahi 400 dolar barajı zorlanıyor.

Emlakçılar, İsrail tehditlerinin arttığı anlarda fiyatların hızla düştüğünü ancak tehdit algısı azalır azalmaz mülk sahiplerinin ihtiyaç içindeki yerinden edilmiş aileleri istismar ederek fiyatları yeniden fahiş seviyelere çektiğini vurguluyor.

2024 ve 2025 yıllarındaki savaş süreci, Lübnan emlak sektöründeki yapısal krizin sadece bir yeniden inşa meselesi olmadığını, aksine nüfusun büyük bir kesiminin konut istikrarını tehdit eden derin bir sosyal yaraya dönüştüğünü tescilledi.