Kongre üyesi, ABD’nin İsrail’e yardımlarının durdurulması çağrısında bulundu

14 Şubat 2026

Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, Washington’ın İsrail’e sağladığı koşulsuz askeri desteğin Gazze’deki soykırımı mümkün kıldığını ifade etti.

YDH- ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen bir panelde, Washington’ın İsrail rejimine yönelik koşulsuz askeri desteğini eleştirdi.

Bu yardımların "Gazze'de bir soykırıma olanak sağladığını" savunan New York Kongre üyesi, ABD’nin kendi insan hakları yasalarını uygulama yükümlülüğü olduğunu hatırlattı.

Haaretz muhabirinin 2028 Demokrat başkan adayının askeri yardımları gözden geçirip geçirmemesi gerektiğine dair sorusuna yanıt veren Ocasio-Cortez, konunun sadece seçim siyasetiyle ilgili olmadığını, Leahy Yasaları gibi mevcut yasal çerçevelerin derhal işletilmesi gerektiğini vurguladı.

Eski Senatör Patrick Leahy’nin adını taşıyan yasalar, Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarının, ağır insan hakları ihlallerine karıştığına dair inandırıcı kanıtlar bulunan yabancı güvenlik güçlerini fonlamasını yasaklıyor.

Ocasio-Cortez, "Koşulsuz yardım fikri, karşı taraf ne yaparsa yapsın desteklemek anlamına geliyor ve bu hiçbir mantığa sığmıyor" ifadelerini kullandı.

Gazze'de binlerce kadın ve çocuğun ölümünün "tamamen önlenebilir" olduğunu belirten ve bu durumu mevcut yardımlara bağlayan Ocasio-Cortez'in suçlamalarına karşılık; ABD'nin NATO Büyükelçisi Matt Whitaker, İsrail’in "en yakın müttefiklerden biri" olduğu yönündeki klasik resmi söylemi tekrarlamakla yetindi.

Ocasio-Cortez’in Münih’teki bu çıkışı, Filistin yanlısı aktivistlerin kendi yasama siciline yönelik eleştirilerinin gölgesinde kaldı.

Ocasio-Cortez, Temmuz 2025’te Demir Kubbe sistemine ayrılan 500 milyon dolarlık fonun kesilmesini öngören tasarıya karşı oy kullanarak tepki çekmişti.

Bu sistemin "savunma amaçlı" olduğunu savunan Ocasio-Cortez, bu ayrımın aslında İsrail’in askeri operasyonlarını sürdürmesine olanak tanıyan bir alan açtığı eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştı.

Ayrıca, 2024 Demokratik Ulusal Kongresi’nde Kamala Harris’in "ateşkes için yorulmadan çalıştığını" iddia etmesi, bu konuşmadan sadece birkaç gün sonra yönetimin İsrail’e 20 milyar dolarlık ek askeri yardımı onaylamasıyla büyük bir tutarsızlık olarak kayıtlara geçmişti.

Kongre üyesinin soykırım suçlamalarına rağmen İsrail’e yönelik Boykot, Tecrit ve Yaptırım (BDS) hareketini desteklemeyi reddetmesi de siyasal pragmatizminin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Bu tutumu nedeniyle Amerika'nın Demokrat Sosyalistleri (DSA) ile yolları ayrılan ve 2024 yeniden seçim kampanyasında bu örgütün desteğini kaybeden Ocasio-Cortez, materyal gerçekliklerle yüzleşmek yerine ilerici imajını yönetmeye odaklanan bir siyasi profil çizmeye devam ediyor.

Münih'te Trump yönetimini "otoriterlik çağı" başlatmakla suçlayan ve "ikiyüzlülükten arınmış bir vizyon" çağrısı yapan vekilin, kendi oylarıyla bu ikiyüzlülüğün neresinde durduğu sorusu geçerliliğini koruyor.