Pelosi: İran'da rejim değişikliği hedefine ulaşmak için İranlı sivillere acı çektirmeliyiz

14 Şubat 2026

ABD Temsilciler Meclisi Eski Başkanı Nancy Pelosi, İran’da rejim değişikliği hedefine ulaşmak için sivil halkın "acıyı hissetmesini" sağlayacak düzeyde ağır ekonomik yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu.

YDH- ABD Temsilciler Meclisi Eski Başkanı Nancy Pelosi, Washington'ın İran'a yönelik yaptırım politikalarının dozunun artırılması gerektiğini savunarak, ekonomik baskının ülke ekonomisini "felç etmek" ve hükümete yönelik toplumsal desteği zayıflatmak için kullanılmasını istedi.

Cuma günü Münih Güvenlik Konferansı'nda konuşan Pelosi, doğrudan askeri müdahale yerine "ekonomik güçlere" dayanarak İran'da rejim değişikliği hedeflenmesi gerektiğini belirtti.

Pelosi, "Sadece ekonomilerini zayıflatın... Çünkü kırsal bölgelerde destekleri var. Onlara da acıyı hissettirmek zorundayız," ifadelerini kullandı.

Pelosi, ABD askeri müdahalesi olmaksızın bir "rejimin çöküşünü" sağlamanın mümkün olup olmadığı yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:

"Ekonomik güçleri kullanın. Ekonomilerini felç etmenin yolları var ve bunların bazıları halihazırda hazırlık aşamasında."

Gözlemciler, Pelosi'nin bu sözlerini, ABD'nin yaptırım politikalarının ardındaki niyetin nadir görülen açıklıktaki bir itirafı olarak değerlendirdi.Pelosi'nin açıklamaları dijital platformlarda hızla tepki topladı.

Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü kurucu ortağı Trita Parsi, bu ifadelerin bir "dil sürçmesi" olmadığını, aksine ABD yaptırım politikasının temelindeki köklü mantığı yansıttığını savundu.

Parsi, politika yapıcıların genellikle yaptırımların sivil halkı perişan etmeyi veya ulusal ekonomileri çökertmeyi amaçladığını reddettiklerini; bu önlemlerin yoksulluğu körüklediği ve ilaca erişimi kısıtladığı yönündeki iddiaları ise görmezden geldiklerini belirtti.

Ancak Parsi’ye göre, protestolar patlak verdiğinde ve bir hükümet savunmasız göründüğünde, yaptırım savunucuları söylem değiştirerek ekonomik zorlukları "rejim değişikliği" yolundaki politikanın başarısı olarak sunuyor.

Gazeteci Aaron Maté de benzer bir noktaya değinerek, Pelosi’nin askeri araçlar yerine ekonomiyi "felç ederek" rejim değişikliği dayattığını kaydetti.

Maté, hedefte hükümetini destekleyen sıradan İranlıların olduğunu belirterek, "Bir ülkedeki bir siyasetçiye, başka bir ülkedeki sivillere 'acı' çektirme hakkını ne veriyor?" sorusunu yöneltti.

İranlı yetkililer, ABD yaptırımlarını başından beri sivilleri hedef alan bir "toplu cezalandırma" olarak nitelendirip kınıyor. Diğer taraftan, bazı ABD’li yetkililer de ekonomik baskının ülkeyi istikrarsızlaştırma amacını taşıdığını zaman zaman açıkça kabul ediyor.

 

 

Geçtiğimiz ay Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırımların İran'da ciddi bir ekonomik bozulmaya yol açtığını itiraf etti.

Bessent 20 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "İşe yaradı; çünkü Aralık ayında ekonomileri çöktü. Büyük bir bankanın battığını, merkez bankasının para basmaya başladığını ve dolar kıtlığı yaşandığını gördük. İthalat yapamıyorlar ve bu yüzden insanlar sokaklara döküldü," dedi.

Bu yaklaşım, Kasım 2018'de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, Washington'ın nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından yaptığı uyarıyı akıllara getirdi.

Pompeo o dönemde, İranlı yetkililerin "halklarının yemek yemesini istiyorlarsa" ABD'nin taleplerine uymaları gerektiğini söylemişti.