Netanyahu Gazze'de direnişin tamamen silahsızlandırılmasını şart koşuyor

16 Şubat 2026

İsrail ordusunun Gazze Şeridi genelinde düzenlediği hava saldırılarında aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti.

YDH - Gazze Şeridi'nde bir gerilim dalgası sona ermeden bir diğeri başlarken, İsrail ordusu "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdiği gerekçelerle soykırım harekatını sürdürüyor.

İşgalci rejim ordusu, iki gün önce Gazze'nin kuzeyindeki tünellerde kuşatılan bir grup direnişçinin "sarı hat" bölgelerinden çıkmaya çalıştığını ve düzenlenen saldırıda grubun büyük çoğunluğunun öldürüldüğünü iddia etti.

El-Ahbar gazetesinin haberine göre Refah şehrinde benzer bir olayın yaşanmasından üç gün sonra gerçekleşen bu gelişme, cumartesi geç saatlerde başlayan ve pazar akşamına kadar devam eden yeni bir saldırı dalgasına dönüştü.

Hava operasyonlarında üst düzey isimler hedef alındı

Yeni gerilim dalgası, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya kampında bulunan direnişçilere yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla başladı.

Saldırıda, Hamas liderlerinden şehit Halid Ebu Asker'in oğlu İyad Ebu Asker'in de aralarında bulunduğu dört kişi hayatını kaybetti.

Han Yunus'un güneyinde bir başka noktaya düzenlenen İHA saldırısında beş kişi yaşamını yitirirken, Gazze Tugayı'nın Kudüs Müfrezeleri liderlerinden Sami el-Dahduh da düzenlenen suikastla öldürüldü.

Kuzeydeki Beyt Lahiya kentinde sivilleri hedef alan bir diğer hava saldırısında ise iki kişi daha hayatını kaybetti.

Washington ve Tel Aviv arasında güvenlik mutabakatı

Saldırılar, Barış Kurulu'nun toplanmasına günler kala ve İsrail'in Gazze'ye girişini engellediği Teknokrat Komitesi'nin çalışmalarının tamamen durduğu bir dönemde gerçekleşti.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan görüşmede Gazze'deki ateşkesin geleceği ve grupların silahsızlandırılması çabaları ele alındı.

Sahadaki gelişmeler, Tel Aviv ile Washington arasında, İsrail ordusunun Gazze'de daha düşük yoğunluklu ancak "hareket serbestisine" sahip olacağı bir güvenlik mekanizması üzerinde zımni bir anlayışın oluştuğunu gösteriyor.

Bu stratejiyle, Gazze'deki olayların dünya gündeminin ilk sıralarına girmesinin engellenmesi ve operasyonların sürdürülebilir bir aşamaya taşınması hedefleniyor.

Netanyahu silahsızlanma konusunda taviz vermiyor

Mısırlı arabulucuların, silah meselesini "Trump'ın 20 maddelik planı" ile ilişkilendiren ve "silahların dondurulması veya sınırlandırılması" gibi daha esnek formüller sunmasına rağmen, Netanyahu bu maddeyi savaşın durdurulması sürecini akamete uğratacak bir mekanizma olarak kullanmaya devam ediyor.

Dün akşam yaptığı açıklamada silahların "taarruz-savunma" veya "ağır-hafif" olarak sınıflandırılmasına yönelik yaklaşımları reddeden Netanyahu, Gazze'de ağır silah kalmadığını savunarak Hamas'ın elindeki tüm piyade tüfeklerini ve havan toplarını teslim etmesi gerektiğini vurguladı.

Netanyahu, silahsızlanma hedefine ulaşılamaması durumunda askeri operasyonların yeniden başlatılacağı ve ordunun silahsızlandırma görevini doğrudan üstleneceği tehdidinde bulundu.

İlerleme sağlanamayan bir anlaşma ile fiilen durmayan savaş arasındaki gri bölgede, Gazze'deki yaşam döngüsü saldırıların yeniden tırmanacağı endişesiyle kesintiye uğruyor.

Mevcut durumun seyri, Netanyahu'nun ABD yönetimini ikna kabiliyetine ve İsrail'deki sağ partilerin yaklaşan seçimler öncesinde ihtiyaç duyduğu gerilim düzeyine bağlı olarak şekilleniyor.