
YDH- Dört NATO diplomatının POLITICO’ya verdiği bilgiye göre, Donald Trump yönetimindeki ABD, NATO’yu, Irak’taki kilit bir ittifak misyonunun sona erdirilmesi de dahil olmak üzere, birçok dış faaliyeti kesmeye zorluyor.
ABD ayrıca son aylarda, NATO’nun Kosova’daki barışı koruma operasyonunun küçültülmesi için lobi faaliyeti yürüttü ve Ukrayna ile Hint-Pasifik’teki müttefiklerin temmuz ayında Ankara’da yapılacak yıllık zirveye resmi olarak katılmasını engellemeye çalıştı.
Bu çaba, Beyaz Saray’ın NATO’yu “sıkı biçimde Avrupa-Atlantik bir savunma paktı” olarak ele alma ve Trump ile MAGA tabanını uzun süredir rahatsız eden kriz yönetimi, küresel ortaklıklar ve değer odaklı girişimlere doğru on yıllardır süren genişlemeyi geri alma yönündeki hamlesini yansıtıyor.
Washington’dan gelen bu baskı kapsamında NATO’nun, savunma ve caydırıcılık gibi çekirdek görevlerinin ötesinde kalan “alan dışı faaliyetleri” kısmayı planladığı belirtildi.
Dört diplomat, bu itkinin kurum içinde “fabrika ayarlarına dönüş” olarak anıldığını söyledi; diplomatların tamamı, hassas iç meseleler hakkında serbestçe konuşabilmek için isimlerinin gizli tutulması koşuluyla konuştu.
Bu girişim, NATO’nun eski savaş bölgelerindeki faaliyetlerinin hızla geri çekilmesini ve Kiev ile Canberra dahil bazı başkentlerin bu yaz resmi görüşmelerin dışında bırakılmasını beraberinde getirebilir.
“NATO 3.0” tartışması
Bu yeni ayrıntılar, ABD Savunma Bakanlığı’nın ikinci ismi Elbridge Colby’nin yakın zamanda “NATO 3.0” olarak adlandırdığı yaklaşımın arkasındaki düşünceyi ortaya koymasının ardından geldi.
Colby, geçen hafta ittifak savunma bakanlarına hitaben, “Her misyon en üst öncelik olamaz. Her kabiliyet altın kaplama olmak zorunda değil.” dedi ve ABD’nin Avrupa güvenliğine bağlılığını yineledi.
Colby, “Ciddiyetin ölçüsü, Avrupa güçlerinin ittifakın savunması açısından en önemli senaryolarda savaşabilmesi, bunu sürdürebilmesi ve galip gelebilmesidir.” ifadelerini kullandı.
Habere göre, ABD’nin bu girişimi, bazı müttefiklerden tepki görüyor. Dört diplomattan biri, ittifakın denizaşırı girişimlerinin bırakılmasının “doğru yaklaşım olmadığını” söyledi ve “Ortaklıklar caydırıcılık ve savunma için hayati” dedi.
Trump’ın geçen yıl Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana ABD, yurt dışındaki taahhütlerini azalttı; Avrupa’dan asker ve NATO personeli çekti ve dış politikasını “çekirdek ulusal güvenlik” etrafında yeniden odaklama hedefi doğrultusunda ittifakın bazı üst komuta pozisyonlarını Avrupalılara devretti.
Irak ve Kosova dosyaları
Habere göre, NATO, Irak’ta polis gibi güvenlik kurumlarını güçlendirmeyi ve IŞİD’in geri dönüşünü engellemeyi amaçlayan bir danışmanlık misyonu yürütüyor. Operasyon, Trump’ın ilk döneminde 2018’de kuruldu ve Bağdat’ın talebiyle 2021’den bu yana defalarca genişletildi.
İlk alıntılanan diplomat ile ikinci bir diplomat, Washington’un müttefiklerden bu misyonu “en erken eylül ayında” sonlandırmalarını istediğini söyledi.
Ayrı olarak ABD, Irak hükümetiyle yapılan 2024 tarihli bir anlaşma kapsamında yaklaşık 2 bin 500 askeri çekmeye hazırlanıyor.
Bunun Trump’ın “bitmeyen savaşları sona erdirme taahhüdünün” parçası olduğunu iddia eden bir ABD yönetim yetkilisi, adımın Bağdat’la “yakın koordinasyon” içinde atıldığını söyledi.
Irak uzmanı ve “Doğu ile Ortaklık İçinde Uygulamalı Araştırmalar Merkezi”nde araştırmacı olan Tamer Bedevi, NATO misyonunun ülkenin güvenliği açısından “kritik” olmadığını söyledi. Ancak Bedevi, misyonun ABD çekilmesiyle birlikte sona erdirilmesinin “milis gruplarını” güçlendirebileceğini ve Kuzey’deki Kürdistan Bölgesel Yönetimi için “istikrarsızlaştırıcı” olabileceğini iddia etti.
POLITICO’ya göre ABD’nin talebi ittifak içinde de itirazla karşılaşıyor. Söz konusu diplomatlardan biri, “Irak’tan çıkmanın zamanı değil… hükümet bizi orada istiyor” dedi. İkinci diplomat ise müttefiklerin “çoğunluğunun” Irak misyonunun daha uzun bir zaman dilimine yayılarak küçültülmesi ve daha küçük bir varlığın korunması gerektiği görüşünde olduğunu söyledi.
Dört diplomat, ABD’nin ayrıca NATO öncülüğündeki Kosova Gücü’nü (KFOR) kademeli olarak sonlandırmak istediğine işaret etti. Görüşmeler çok erken aşamada olsa da bunun Avrupalı müttefikler için “daha da kaygı verici” olduğu ifade edildi.
Birleşmiş Milletler yetkisiyle yürütülen ve 1999’da Yugoslav savaşlarının ardından başlatılan uluslararası barışı koruma misyonu, halihazırda yaklaşık 4 bin 500 asker içeriyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde kıdemli politika araştırmacısı Engjellushe Morina, misyonun bölgesel güvenlik için “vazgeçilmez” olduğunu söyledi. Morina, NATO’nun çekilmesi halinde bunun Kosova’nın kuzeyindeki Sırp ayrılıkçıları cesaretlendirebileceğini ve Bosna’daki Sırp Cumhuriyeti bölgesinde benzer bir etki yaratabileceğini belirtti.
Beşinci bir kıdemli NATO diplomatı da “Batı Balkanlar’da işler hızla tırmanabilir” diyerek misyonun sona erdirilmesine yönelik girişimlerden “oldukça endişeli” olduklarını söyledi.
POLITICO’nun sorusu üzerine NATO adına konuşan bir yetkili, “NATO Irak Misyonu ya da KFOR için belirlenmiş bir takvim yok.” dedi ve ekledi: “Bu misyonlar ihtiyaca dayanır, periyodik olarak gözden geçirilir ve koşullar geliştikçe ayarlanır.”
Şu aşamada iki operasyonun da sona erdirilmesine dair bir karar alınmadığı kaydedildi. Misyonların başlatılması ve bitirilmesi, genellikle yalnızca ABD’den değil birden fazla müttefikten gelen baskı kampanyalarını içeren ve 32 müttefikin tamamının onayını gerektiren bir süreçten geçiyor.
Zirve diplomasisi ve kamuoyu boyutu
Dört diplomata göre ABD, müttefiklere Ukrayna ile ittifakın dört resmi Hint-Pasifik ortağı — Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore — için temmuzdaki Ankara zirvesinin resmi toplantılarına davet gönderilmemesi yönünde de baskı yapıyor.
Diplomatlar, bu ülkelerin yan etkinliklere davet edilebileceğini, talebin kısmen zirve toplantılarının sayısını azaltma gerekçesiyle savunulduğunu söyledi.
Eski NATO sözcüsü ve Londra’daki Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Oana Lungescu, NATO ortaklarının zirvenin dışında tutulmasının “odak noktasının daha çok çekirdek NATO meselelerine kaydığını gösteren bir sinyal gönderebileceğini” söyledi.
NATO adına konuşan yetkili, zirveye ortakların katılımına ilişkin bilginin “zamanı geldiğinde” paylaşılacağını belirtti.
Bu arada NATO personelinin, genellikle zirvenin görünürlüğünü artıran ve ülke liderleri, savunma uzmanları ile yetkilileri bir araya getiren kamusal forumu bu yıl kesmeyi önerdiği bildirildi.
Yetkili, “NATO bu yıl bir Kamu Forumu düzenlememeyi seçti; bunun yerine Ankara Zirvesi marjında bir NATO Savunma Sanayii Forumu düzenleyecek.” dedi.
NATO bürokratları, bu adımın kaynak yetersizliği nedeniyle maliyetleri düşürmeyi amaçladığını başkentlere iletti. Ancak birinci ve ikinci diplomat, Washington’un uluslararası kuruluşlara yönelik fon kesintileri doğrultusundaki daha geniş kampanyası göz önüne alındığında, bunun dolaylı olarak ABD baskısıyla da bağlantılı olabileceğine inandıklarını söyledi.
Lungescu, forumun kaldırılmasının, 2024 sonlarında göreve gelen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte döneminde “kamu diplomasisi bölümünün küçültülmesi” ile uyumlu olduğunu belirtti.
Ancak ittifakın faaliyetlerinin ve artan savunma harcamalarının gerekçelerini kamuoyuna anlatmaya çalıştığı bir dönemde bunun “çok zararlı” olduğunu söyleyen üçüncü bir diplomat, “NATO’nun neler olduğunu ve ne yapacağını anlatması gerekiyor.” dedi.