
YDH - Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimi, Orta Doğu'daki vuruş gücünü en üst seviyeye çıkararak İran'a yönelik geniş çaplı bir askeri harekat başlatmaya hazırlanıyor.
Mevcut ve eski ABD'li yetkililer, Savaş Bakanlığı'nın (Pentagon) bölgeye devasa bir güç yığdığını, bu durumun ABD personelinin kayıp verme ve ülkenin uzun süreli bir savaşa sürüklenme riskini de beraberinde getirdiğini belirtti.
Haftalardır hazırlığı süren cephanelik, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve beraberindeki savaş gemilerinin bölgeye ulaşmasını bekliyor.
Konuya vakıf kaynaklar, Karayip Denizi'nden yola çıkan gemilerin perşembe günü Cebelitarık Boğazı'na yaklaştığını ve bir saldırının günler içinde gerçekleşebileceğini kaydetti.
Washington'da düzenlenen Barış Kurulu toplantısında konuşan Başkan Trump, sürece ilişkin belirsiz ifadeler kullandı.
Trump, "Belki bir anlaşma yaparız, belki de yapmayız. Bunu önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz" diye konuştu. Günün ilerleyen saatlerinde ise bu süreyi "maksimum 10 ila 15 gün" olarak güncelledi.
ABD'li bir yetkili, çarşamba günü Durum Odası'nda toplanan ulusal güvenlik danışmanlarına, bölgeye sevk edilen tüm kuvvetlerin mart ayı ortasına kadar yerlerini almış olacağı bilgisinin verildiğini aktardı.
Yönetimin, bölgedeki muharebe gücünü artırdığının bilinmesini istediği vurgulanırken; Trump'ın, İran'da "rejim değişikliği" ihtimalini de kamuoyu önünde dile getirdiği anımsatıldı.
Eski İsrail Büyükelçisi ve Biden dönemi kıdemli Pentagon yetkilisi Daniel B. Shapiro, ABD ve müttefiki İsrail'in İran karşısında "ezici bir askeri avantaja" sahip olduğunu belirtti.
Halihazırda bölgede bulunan onlarca avcı uçağı, hava savunma sistemleri ve USS Abraham Lincoln uçak gemisine ek olarak Ford grubunun gelişiyle bu güç tahkim ediliyor.
Ancak Shapiro, olası bir harekatın ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. İran'ın bölgedeki ABD askerlerini vurabilecek balistik füze kapasitesi, vekil güçler aracılığıyla savaşı tüm bölgeye yayma potansiyeli ve küresel petrol piyasasını sarsabilecek deniz nakliyatı sabotajları bu risklerin başında geliyor.
Shapiro, "Kombine ABD-İsrail saldırıları İran'a ağır hasar verecektir ancak bu, sürecin hızlı veya temiz biteceği anlamına gelmez" dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu hafta başında yaptığı açıklamada, Tahran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde tarafların "bazı konularda çok uzak" olduğunu ifade etmişti.
Avrupalı bir diplomat, Cenevre'de yapılan son görüşmelerin ardından Tahran'ın uranyum zenginleştirme gibi temel pozisyonlarından geri adım atmaya niyetli olmadığını belirtti.
Diplomat, "İranlılar süreci teknik detaylarla boğup zaman kazanmayı planlıyordu ancak Trump'ın buna sabrı yok" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel aktörler de gelişmeleri yakından takip ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin başlangıçta Tahran'a baskı yapılması için sınırlı vuruşları destekleyebileceği ancak uzun süreli bir çatışmanın tüm bölgeyi içine alacak kanlı bir savaşa dönüşmesinden endişe duydukları bildirildi.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun ABD'nin İran'a geniş çaplı bir saldırı düzenlemesi konusunda istekli olduğu biliniyor.
Netanyahu, pazar günü yaptığı konuşmada herhangi bir anlaşmanın uranyum zenginleştirmeyi tamamen yasaklaması ve ilgili altyapının sökülmesini şart koştuğunu ifade etti.
İran Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei ise sosyal medya üzerinden verdiği yanıtta, Tahran'ın nükleer güç üretme hakkından vazgeçmeyeceğini belirtti.
Hamenei, ABD'nin bölgeye gönderdiği uçak gemilerine atıfta bulunarak, "Savaş gemisi tehlikeli bir askeri donanımdır ancak o gemiyi denizin dibine gönderecek silah, geminin kendisinden daha tehlikelidir" mesajını paylaştı.
Pentagon'un son sevkiyatları arasında radardan kaçma kabiliyetine sahip F-35 savaş uçakları, tanker uçak filoları ve gelişmiş mühimmatlar yer alıyor.
Uçuş takip verileri, tanker uçakların Avrupa ve Ortadoğu'ya kaydırıldığını, Ürdün'deki Muvaffak el-Salti Hava Üssü ile Bulgaristan'daki Vrajdebna Hava Üssü'nde yoğun bir askeri hareketlilik olduğunu gösteriyor.